500+ madde
- beyt-i tamdeyimŞekil ve anlam bakımından hiçbir kusuru bulunmayan beyit.
- beyt-i zifāfdeyimİki mısraı da aynı vezinde olan beyit.
- beytü'l-ahzānkelimeHüzünler evi.
- beytü'l-gazelkelimeGazelin en güzel beyti.
- beytü'l-gazelkelimeGazelin en güzel; en iyi olan beyti.
- beytü'l-kasîdkelimeKasidenin en güzel beyti.
- beytü'l-kasîdkelimeKasidenin seçilmiş en güzel beyti.
- biçimcilikkelimeis.Dış görünüşe, biçime önem verme ve sıkı sıkıya bağlılık.
- bilim kurgudeyimBilimsel buluşların ve teknolojideki gelişmelerin gelecekteki insan yaşamını ne şekilde yönlendireceğini ve etkileyeceğini bir takım var sayımlara…
- bilmezlikten gelmedeyimBir şair veya yazarın nükte yapmak amacıyla bir şeyi bildiği halde bilmezmiş gibi anlatması sanatı; tecahül-i arifane.
- birikelimezm.eT.Bir tanesi.
- birlikkelimeis.Bir tek olma durumu; vahdaniyet.
- bölmekelimeis.Bölmek eylemi.
- bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.
- bölünmekkelimef.Başkası tarafından parçalara, bölüklere ayrılmak.
- buluşkelimeis.Bulmak işi veya biçimi.
- çakışmakkelimef.Birbiri ile çarpışmak; vuruşmak.
- çapraz kafiyedeyimBir dörtlükte birinci ile üçüncü, ikinci ile dördüncü mısraların ortak kafiyesi.
- cem ü telfîkdeyimToplama ve birleştirme.
- cemiyetkelimeis.Ar.Toplum; topluluk, (19.yy).
- cemreviyekelimeis.Ar.Divan şiirinde, nesip bölümlerinde baharın gelmesi ile ilgili olarak cemrelerden bahseden kaside türü.
- çeng-nāmekelimeDivan edebiyatında bir nazım türü.
- cerşeftkelimeis.Far.Yergi; hiciv.
- cevherkelimeis.Ar.Bir şeyin özü, esası, mayası.
- cevher-i ferddeyimBir maddenin bölünmez en küçük parçası; atom.
- çevre sözdeyimKısa yoldan anlatılabilecekken bir sözü dolaylı olarak anlatma; dolaylama.
- çevrimkelimeis.Sürekli aynı biçimde olan değişme; devir.
- cığakelimeis.Far.Kadınların süs için başlarına taktıkları parlak tüy ya da telden taç; sorguç; çelenk.
- çılgın edebiyatdeyimAklın, ahlâkın veya toplumsal kuralların denetiminden uzak; özellikle ten zevkini alabildiğine coşkulu bir duygu içinde işleyen edebiyat akımı;…
- cinaskelimeis.Ar.Münasebet; benzeyiş.
- cinaslı kafiyedeyimAnlamları ayrı, yazılışları aynı olan kelimelerle yapılan kafiye.
- çobanlamakelimeis.Çobanların hayatını ve kır yaşamını konu alan; pastoral.
- cönkkelimeis.Büyük yelkenli gemi.
- cülusiyekelimeis.Ar.Hükümdarların cülus törenlerinde dağıttığı bahşiş.
- cümelkelimeis.Ar.Cümleler; söz dizileri.
- dairekelimeis.Ar.Dönen, dolanan şey.
- dakāyık-ı edebiyedeyimEdebiyatın ince noktaları.
- danadilikelimeis.Saz şairlerinin şiirlerinin derlendiği, uzunlamasına açılan el yazması ve deri kaplı defter; cönk; sığırdili.
- darbkelimeis.Ar.Dövme; vurma; darp; zarp.
- darb-ı hiyāmdeyimÇadır kurma.
- dariyekelimeis.Far.Divan şairlerinin ileri gelen kişilerin yaptırdıkları ev, konak vb. için yazdıkları övgü şiirleri.
- darpkelimeis.Ar.Vurma, vuruş.
- değişikkelimesf.Değişmiş, değişikliğe uğramış.
- değişkekelimeis.Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik; modifikasyon.
- değişmecekelimeis.Bir kelimenin, gerçek anlamıyla değil de ilgi, benzerlik gibi nedenlerle başka bir anlamda kullanılması durumu; mecaz.
- derecelemekelimeis.Derecelere ayırma eylemi.
- desturkelimeis.Far.Bir kimseye verilen izin; ruhsat; müsaade; icazet.
- devriyekelimeis.Ar.Dolaşarak güvenliği sağlayan güvenlik gücü veya görevlisi.
- deyişkelimeis.Söz; kelime.
- didaktikkelimesf.Yun.Öğretime özgü; öğretimle ilgili.