500+ madde
- anlamdaşkelimesf.(Kelime için) anlamları birbirinin aynısı veya yakın olan; eş anlamlı; müradif; müteradif; sinonim.
- anlamlılıkkelimeis.Anlamlı olma durumu.
- anlamsal alandeyimBir kelimenin köküne bağlı türevleri ile birleşenlerinin meydana getirdiği bütün kelimeleri kapsayan küme.
- anlatımkelimeis.Anlatma işi.
- anlatım bilimideyimAnlatım biçimlerini, üslûp şekillerini inceleyen edebî araştırma; stilistik.
- anlatım titremideyimAnlatımda mantık ve düşünce özelliğine göre meydana gelen titrem; anlatım tonu.
- anlatım tonudeyimAnlatım titremi.
- ara tümcedeyimBaşkalarının sözünü aktarmak veya bir konuda açıklamada bulunmak amacıyla bir cümle içinde iki virgül veya iki kısa çizgi arasına alınmış ek cümle.
- araç durumudeyimSözcüğün araç gibi kullanıldığını ya da zaman bildiren sözcüğün belirteç olduğunu gösteren durum, -in ekiyle yapılır
- araç durumuyla ikilemedeyimSözcüklerin her ikisinin de araç durum eki aldığı ikileme, için için.
- araç tümlecideyimEylemin hangi araçla yapıldığını, ne ile gerçekleştirildiğini belirten tümleç. Parayla aldım.
- arı dildeyimSöz varlığında hiçbir yabancı sözcük bulunmayan, yalnız kendi kurallarına ve değerlerine göre işleyen ve gelişen dil.
- arıtmacılıkkelimeis.Dilin doğru sayılan en küçük kurallarına dahi uyulmasını isteyen, gelişmeyi ve değişimi, özellikle aktarmayı reddeden görüş; arıtıcılık.
- art avurt ünsüzüdeyimArt avurt bölümünde teşekkül eden “l” ünsüzü.
- art damak ünsüzüdeyimDilin sırtının yükselerek damağa değdiği yerde akciğerden gelen havanın sürtünme veya sızma ile meydana getirdiği sesler; /k/, /g/, /ğ/.
- art zamanlı dil bilimideyimZaman içinde değişim geçiren dil bilim konularının evrimsel gelişimini ve bağıntılarını inceleyen dil bilim; art süremli dil bilim; tarihsel dil…
- artıklık derecesideyimNiteleme sıfatlarının daha fazlalık bildiren derecesi; üstünlük derecesi.
- asamkelimeis.Ar.Sağır; işitmeyen.
- asimilasyonkelimeis.Fr.Sindirme; özümleme.
- asli cümledeyimAna cümle.
- atfetmekkelimef.Ar.Bir sözün veya fikrin birisine ait olduğunu söylemek.
- atıfkelimesf.Ar.Meyleden; yönelen.
- atıfkelimeAr.Meyletme; yönelme.
- avamilkelimeis.Ar.Sebepler.
- avurt ünsüzüdeyimDilin ucu damağa dayanmış hâlde iken akciğerlerden gelen hava avurt içine yayılmış olarak çıkarılan ses: /l/.
- aykırıkelimezf.Çaprazlamasına.
- ayrı seslideyimYazılışları birbirine benzemesine rağmen başka sesler veren harf veya heceler.
- ayrışabilirkelimesf.(Biçim birimi için) birleşik kelimelerin anlamı bozulmadan ayrılabilen. "Kitabevi”nin ikinci kelimesi olan “ev” ayrışabilir bir biçim birimidir.
- a’dād-ı rütbiyedeyimSıra sayıları.
- a’dād-ı tevziiyedeyimÜleştirme sayıları.
- bakelimeis.Ar.Arap asıllı Türk alfabesinin ikinci harfi. Ebced hesabıyla değeri iki’dir.
- bāb-ı tahkirdeyimArap dilbilgisinin, isimlerde küçültme bölümü.
- bağkelimeis.eT.Bağlamaya yarayan ip, tel ve şerit gibi düğümlenebilir nesne.
- bağ fiildeyimHem eylem anlamı taşıyan hem de cümle unsurlarını veya grupları birbirine bağlayan fiilimsiler; zarf fiil.
- bağımsız sıralı cümledeyimÖzneleri, tümleçleri ve yüklemleri ayrı olmakla birlikte anlamca ilgi bulunan, aralarına virgül, noktalı virgül veya bağlaç konulmuş cümleler.
- bağındaşkelimeis.Bir cümlenin iki ögesi arasındaki bağıntıyı belirten kelime; bağlaç.
- bağıntıkelimeis.Bir nesne veya olayı bir başkası ile ilgili kılan bağlantı; münasebet; ilişki, (1942).
- bağlaçkelimeis.Raptiye, (1935).
- bağlaç grubudeyimBağlaç ile birbirine bağlanmış aynı nitelikte iki ve daha çok kelimeden oluşan öbek; bağlaç öbeği.
- bağlaçlıkelimesf.Bağlacı olan.
- bağlaçlı tamlamadeyimİsimleri ve sıfatları arasına bağlaç almış bulunan isim veya sıfat tamlaması.
- bağlaçlı yan cümledeyimBirleşik cümlelerden ki bağlacıyla bağlanmış olan yan cümle.
- bağlamkelimeis.Aynı cins olan şeyleri bir araya getirip bağlamak suretiyle meydana getirilmiş yığın; demet; deste; tutam, (1944).
- bağlama edatıdeyimSöz içinde kelimeleri, kelime gruplarını ve cümleleri birbirine bağlayan veya aralarında ilgi kuran, tek başına belli bir anlamı olmayan kelimeler.
- bağlama zarf fiilideyimKendisinden sonra gelen fiile zaman, kip ve kişi bakımından uyan çoğunlukla ve bağlacı yerine kullanılan zarf fiil. “Erken yatıp erken kalkmalı.”
- bağlantı kelimesideyimBirbirine benzer iki kavram arasında ilişki kuran, bir cümleyi diğer cümleye veya tümleci tümlenene bağlayan kelime; bağlaç; bağlama edatı.
- bağlılaşıkkelimeis.Biri diğerine bağlı olarak mevcut olan.
- bağsızlıkkelimeis.Bağsız olma durumu.
- Balkarcakelimeis.Balkarların kullandığı Kıpçak grubunun kuzey-batı kolundan ve ses karakteri bakımından ise tau’lu (dağlı) grubundan bir Türk şivesi.
- barbarizmkelimeis.Fr.Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılan büyük yanlışlık.