326 madde
- adımkelimeis.Yürümek veya koşmak için bir ayağı diğerinden belirli bir uzaklığa götürme hareketi.
- ağırlıkkelimeis.Yerçekiminin bir cisim üzerindeki etkisi.
- akıncıkelimeis.Akın yapmak amacıyla düşman ülkesine at süren özel olarak yetiştirilmiş savaşçı; komando; özel harekât görevlisi.
- alarmkelimeis.İt.Tehlikeli durumlarda, tehlikeyi halka duyurma.
- alaykelimeis.Yun.İnsan topluluğu; güruh; cemaat. .
- albaykelimeis.Türk ordusunda yarbay ile tuğgeneral arasında, alay komutanlığı görevini yerine getiren bir sembol ve üç yıldızla belirlenen rütbeyi taşıyan üst…
- amiralkelimeis.Ar.Savaş gemileri ile deniz birliklerine ve karadaki büyük deniz tesislerine kumanda eden yüksek rütbeli deniz subayı.
- apoletkelimeis.Fr.Subay üniformalarının omuz kısmına takılan yünlü, ipek veya sırmadan yapılmış üzerinde rütbe işaretleri bulunan kumaş parçası.
- arazikelimeis.Ar.Yerler; topraklar.
- arbaletkelimeis.Fr.Bir zemberek aracılığıyla kurulan ve kundak üzerine oturtulmuş çelik yay.
- arkalıkkelimeis.Sandalye, koltuk, kanepe gibi oturulacak eşyanın sırt yaslamaya mahsus yeri.
- artçıkelimeis.Ordu savaş veya yürüyüş düzeninde ilerlerken güvenliği sağlamak için geriden gelen birlik; dümdar.
- artçılıkkelimeis.Artçının görevi.
- astsubaykelimeis.Türk ordusunda erbaşlar ile subaylar arasında çeşitlirütbeler taşıyan asker.
- astsubaylıkkelimeis.Astsubayın görevi ve rütbesi.
- atışkelimeis.Atmak işi; fırlatma işi.
- azabkelimeis.Ar.Bekâr; evlenmemiş erkek.
- azebkelimeis.Ar.Bekâr; evlenmemiş erkek.
- bakayakelimeis.Ar.Arta kalan; kalıntılar.
- barikatkelimeis.Fr.Bir cadde veya yoldan geçişi durdurmak amacıyla elde bulunan her türlü malzemeden yararlanılarak yapılan engel.
- barudhanekelimeis.Far.Barut üretilen yer.
- bastiyunkelimeis.İt.Tabya.
- başçavuşkelimeis.Türk silahlı kuvvetlerinde üstçavuş ile kıdemli başçavuş arasında yer alan subay yardımcılarından bir astsubay ve rütbesi.
- başçavuşlukkelimeis.Başçavuşun rütbesi ve görevi.
- başgediklikelimeis.En yüksek rütbeli astsubay.
- bataryakelimeis.Lat.Bir subayın komutasındaki ağır silahlarla bunların hizmetinde bulunan araçların bütünü.
- bazukakelimeis.İng.İki ucu soba borusu gibi açık, saç boru içinde kendi itmeli roket atan silah; roketatar.
- begayakelimeis.Ar.Keşif kolu takımı.
- blakavtkelimeis.İng.Karartma.
- bombardımankelimeis.Fr.Bir yeri top mermileri atarak tahrip etmek; topa tutma.
- borazankelimeis.T.Koni şeklinde genellikle piyade tarafından çalınan perdesiz üflemeli bakır çalgı.
- bordakelimeis.İt.Geminin su üstünde kalan kısmının yanları.
- borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
- borucukelimeis.Boru yapıp satan kimse.
- bölükkelimeis.Bütünden ayrılmış parça; kısım.
- bölüklülerkelimeis.tar. Yeniçeri ocağında ağa bölüklerinden olanlara verilen ad.
- bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.
- bunkerkelimeis.İng.Sığınak.
- canibdarkelimeis.Ar.Yandaş; taraftar.
- caydırmakelimeis.Sözünden ve kararından döndürme; vazgeçirme.
- cemiyetkelimeis.Ar.Toplum; topluluk, (19.yy).
- cenahkelimeis.Ar.Kanat.
- cephekelimeis.Ar.Ön; yüz; yüz tarafı.
- ceridekelimeis.Ar.İmparatorluk devrinde vergi memurlarının arazilerin yüz ölçümlerini yazdıkları defter.
- cerikankelimeis.İng.Petrol ürünlerini taşımakta kullanılan yirmi litrelik taşınabilir kap; benzin çantası.
- çadırcıkelimeis.Çadır üreten veya çadır satan kimse.
- çakalozkelimeis.Küçük gemilerde kullanılan ağızdan dolma, taş gülle atan 40 cm çapında bir tür havan topu.
- çarpışmakelimeis.Karşılıklı çarpma eylemi.
- çatıkelimeis.Yol, dere vb.nin ikiye ayrıldığı yer.
- çatışmakelimeis.Birbirine çatma işi.