500+ madde
- Aristocukelimeis.Aristo’nun felsefesini benimseyen.
- aritmetikkelimeis.Yun.Sayılar bilgisi; hesap.
- ariyetkelimeis.Ar.Geri verilmek üzere başkasından alınan eşya; ödünç.
- arkakelimeis.Dolaşılarak varılan taraf.
- artkelimeis.Arka taraf; geri.
- artçıkelimeis.Ordu savaş veya yürüyüş düzeninde ilerlerken güvenliği sağlamak için geriden gelen birlik; dümdar.
- artıkelimeis.Aritmetikte toplama işleminin yapılacağını belirten + işareti; zait.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
- asalakkelimeis.biy Başka türden bir canlıdan besin alarak o canlının üzerinde veya dokuları arasında yaşayan, onu zayıflatan fakat öldürmeyen canlı; parazit (1935).
- asfaltkelimeis.Yun.Katı kahverengi-siyah, 1’e yakın yoğunlukta, 50 ile 100 °C arasında yumuşayan, petrol eterinde erimeyen, ancak karbon sülfürde eriyen bir madde;…
- asıcıkelimeis.Cellat.
- asılkelimeis.Ar.Kök.
- asitkelimeis.Fr.Suda çözündüğü zaman H3O+ iyonları veren, bazlar ve metaller üzerine etki ederek tuz oluşturan yakıcı sıvı; ekşit; hamız.
- asiyekelimeis.Ar.Mersin, (Myrtaceae).
- askerkelimeis.Ar.Yurt savunması için devlet tarafından yetiştirilip donatılan bütün subay, astsubay, er ve erbaşlarla askerî memur ve öğrenciler; çeri; leşker; cünd.
- askılıkkelimeis.Üst giyim eşyasını çıkarıp asmaya yarayan ayaklı veya duvara çakılı tutucu.
- aslkelimeis.Ar.Kök; asıl; dip; kütük.
- aslıkkelimeis.Cinsel organı bitişik olup ilişkide bulunamayan kadın.
- asmakelimeis.Asmak işi.
- asrıkelimeis.Kaplan.
- assıkelimeis.Yarar; fayda.
- astkelimeis.Başkasının emrinde çalışılan kademeli bir sistemde rütbesi düşük olanlar; madun. Ast, üstünden aldığı emri uygular.
- astarlıkkelimeis.Astar yapımında kullanılan kumaş, deri veya boya.
- aşagakelimeis.Alt taraf; aşağı.
- aşağıkelimeis.Yükseklik bakımından daha alt kısımlarda bulunan kısım veya yer.
- aşağılıkkelimeis.Aşağı olma durumu; alçaklık.
- aşçıkelimeis.Mesleği veya işi yemek yapmak olan kimse; aş pişiren; ahçı.
- âşıkkelimeis.Ar.Çekici bir nesneye karşı sevgi besleyen.
- aşılamakelimeis.Aşı yapmak işi ve işlemi.
- aşırtmakelimeis.Aşırtmak işi.
- aşırtmaçkelimeis.Semer paldımının aşağıya düşmemesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan kemer.
- aşıtkelimeis.Küçük bir akarsuyu veya hendeği geçmek için yapılan küçük köprü.
- aşlakkelimeis.Aşılanmış, aşı yapılmış fidan.
- aşubkelimeis.Far.Kargaşa; karışıklık.
- ataçkelimeis.Sevgili ata.
- ateşkelimeis.Yanıcı cisimlerin tutuşması ile ortaya çıkan ışıklı ısı; od.
- ateşlikkelimeis.İçinde ateş yakılan veya ateş bulunan yer.
- atıkkelimezf.Artık; gayri.
- atıntıkelimeis.İki tarlanın sınırını belirten toprak yığını.
- atikelimeis.Ar.Gelecek zaman; yarın; istikbal.
- atkınkelimeis.Kırkılmak üzere olan koyunların yünlerinin dibinden çıkan yeni yün.
- atlaskelimeis.Ar.Yüzü ipek, altı pamuklu kıymetli bir kumaş cinsi.
- atlaskelimeis.Ar.Eskitmeler; yıpratmalar; mahvetmeler.
- atletkelimeYun.Atletizmle uğraşan sporcu.
- atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
- atmakelimeis.Atmak işi.
- avaracıkelimeis.Dolan tuz vagonlarını iterek taşıyan işçiler.
- avcarkelimeis.Far.Tencereye konan yemek malzemesi.
- avcıkelimeis.Avlanmayı kendine iş edinen kişi.