ateş
kelimeis.(ısınmak)Köken
Gülensoy
آتش
Anlamlar
- 1
Yanıcı cisimlerin tutuşması ile ortaya çıkan ışıklı ısı; od.
- 2
Odun ve kömür cinsinden yakacakların tutuşmuş veya korlaşmış hâli.
- 3
gnşl.Pişirme ve ısıtma işlerinde kullanılan araç veya ocak.
- 4
Bir şeyi yakmak, tutuşturmak için kullanılan ucu alevli veya alevlenebilir nesne.
- 5
mec. Coşkunluk.
- 6
mec. Hastalıkta yükselen vücut ısısı.
- 7
mec. Silahlı kavga, savaş.
- 8
mec. Tehlike; felaket.
- 9
mec. Aşk.
- 10
mec. Kırmızı renk; pembelik.
- 11
sf.Yakan, yakıcı.
- 12
mec. Acı veren.
- 13
Alev renginde.
Bu sözcükle kurulan deyimler160
- āb-ı āteş-mizāc
- āb-ı āteş-pāre
- āb-ı āteş-reng
- āb-ı āteş-sāy
- āb-ı āteş-zede
- açık ateş
- alabanda ateş
- aşk ateşi
- askerî ateşe
- ateş açmak
- ateş alanı
- ateş alır gibi
- ateş almak
- ateş almaya gelmiş gibi
- ateş arabası
- ateş atmak
- ateş bacayı sarmak
- ateş balığı
- ateş başı
- ateş basmak
- ateş böceği
- ateş böceğini görünce yangın sanmak
- ateş böcekleri
- ateş bürümek
- ateş çiçeği
- ateş çıkmak
- ateş değirmeni
- ateş demiri
- ateş dikeni
- ateş düşmek
- ateş düşürücü
- ateş etmek
- ateş evi
- ateş gecesi
- ateş geçmez
- ateş gemisi
- ateş gibi
- ateş gibi yanmak
- ateş gömleği
- ateş göynügi
- ateş hattı
- ateş içi gecesi
- ateş kayığı
- ateş kaymak
- ateş kesilmek
- ateş kırmızısı
- ateş kulesi
- ateş küre
- ateş küreği
- ateş oku
- ateş olsa cirmi kadar yer yakmak
- ateş oyunları
- ateş pahası
- ateş parçası
- ateş püskürmek
- ateş saçmak
- ateş sanatları
- ateş sarmak
- ateş tavası
- ateş toprağı
- ateş topu
- ateş torbası
- ateş tuğlası
- āteş ü āb
- ateş yağdırmak
- ateş yakmak
- āteş-gede-i behrām
- āteş-i āb-perver
- āteş-i bahār
- āteş-i be-cān
- āteş-i beste
- āteş-i bî-bād
- āteş-i bî-dūd
- āteş-i bî-zebāne
- āteş-i cām-ı zîbekî
- āteş-i derūn
- āteş-i füsürde
- āteş-i hecr
- āteş-i heft-mecmer
- āteş-i Hindî
- āteş-i hūn-i hamiyyet
- āteş-i mücessem
- āteş-i Mūsî
- āteş-i Nemrūt
- āteş-i Parsî
- āteş-i pür-āb
- āteş-i Rūmî
- āteş-i rūz
- āteş-i seng
- āteş-i serd
- āteş-i seyyāle
- āteş-i sîm-āb-sān
- āteş-i subh
- āteş-i sūzān
- āteş-i tāk
- āteş-i ter
- āteş-i zer
- ateşe dayanıklı
- ateşe kesmek
- ateşe körükle gitmek
- ateşe nal koymak
- ateşe tutmak
- ateşe urmak
- ateşe vermek
- ateşe vurmak
- ateşe vursan duman vermez
- ateşe yakmak
- ateşe yanmak
- ateşe yürümek
- ateşi başına vurmak
- ateşi düşmek
- ateşi sönmek
- ateşi uyandırmak
- ateşi yükselmek
- ateşin ağzına atılmak
- ateşin başı
- ateşten gömlek
- ateşten indirmek
- balıkçı ateşi
- baraj ateşi
- başı ateşe yanmak
- başına ateş yağmak
- başında ateş yanmak
- burundan ateş püskürmek
- cām-ı āteş-fām
- cana ateş bırakmak
- çapraz ateş
- cephe ateşi
- çeşme-i āteş-feşān
- dil-i pür-āteş
- duhān-ı āteş
- dün ateşi
- fındık ateşi
- gündüz ateşi
- hatt-ı āteş-hān
- içine ateş düşmek
- iki ateş arasında kalmak
- imha ateşi
- karşı ateş
- kendini ateşe atmak
- kūh-i āteş-feşān
- küre-i āteş
- kuru ateş
- makas ateşi
- oğul ateşi
- Rum ateşi
- saçağı ateş sarmak
- taciz ateşi
- tahrip ateşi
- tandır ateşi
- taus-i ateş-per
- tāvus-i āteş-per
- tîg-i āteş-bār
- yakın destek ateşi
- yalayıcı ateş
- yan ateşi
- yaylım ateş
- yaylım ateşi
- yüreğine ateş düşmek
- yüreğini ateş almak