500+ madde
- akirekelimeis.Ar.Şarkı söyleyen, bir şey okuyan ya da ağlayan kimsenin sesi.
- akitinkelimeAr.Çete reisleri; Bedeviler.
- aklankelimeis.Dağ sıralarının iki yandaki eğimli yüzeyleri; vadinin iki yanındaki eğimli arazi; yamaç; mail.
- akşamcıkelimeis.Her akşam alkollü içki içmeyi alışkanlık edinmiş kimse.
- aktarmakelimeis.Yerini, yönünü, yolunu değiştirme.
- akurkelimeis.eT.Yamaçlara yapılan düz ve yan yol.
- alacakkelimeis.Hak edilmiş fakat henüz ele geçmemiş mal veya para; karşı tarafın borcu.
- alafırkelimeis.Yun.Terbiye edilmiş fakat boyanmamış deriden yapılan ayakkabı astarı.
- alametkelimeis.Ar.İz; nişan; belirti; işaret.
- alaşakelimeis.Moğ.İyi eğitilmemiş binek hayvanı.
- alaylıkelimeis.Düğüne veya bayrama gidenlerin toplu yürüyüşü.
- alcıkarıkelimeis.Alkarısı.
- alestakelimeünl.İt.“Hazırol!” komutu.
- alıcıkelimeis.Bir malı para karşılığında almak isteyen veya alan kişi; müşteri.
- alıgkelimeis.Kötü; fena; alık.
- alıkkelimeis.Hayvanların üzerine konulan çul veya eyer, semer; palan.
- Allahlıkkelimeis.Allah’ın zatına ait, Allah’la ilgili olan.
- Almancakelimeis.Alman dili.
- altınkelimeis.eT.Atom numarası 79, atom ağırlığı 197.2, özgül ağırlığı 19.5 gr/cm3 olan, 1064 ºC’de ergiyen, parlak sarı renkte, yoğun, inceltilebilen, havadan ve…
- alukkelimeis.Hayvan örtüsü; palan vb.
- alvalakelimeis.Anadolu’da gelinlerin başına örtülen kırmızı renkli, ince ipek tülbent.
- amanatkelimeis.Ar.Emanet.
- amaratkelimeis.Dülger, demirci ve çiftçilerin kullandıkları el araçları.
- amatörkelimeis.Lat.Bir şeyi çok seven ve heves eden.
- ameliyekelimeis.Ar.Bir işin belirli bir süre ve sıra ile yürütülmesi; süreç.
- amutkelimeis.Ar.Dik durumda.
- anakelimeis.eT.Çocuğu olan kadın; anne.
- anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
- anahtarkelimeis.Yun.Bir kilidi açmaya yarayan, ucu dişli çeşitli biçimlerde yapılmış metal araç.
- anarşistkelimeis.Fr.Her türlü yönetimsel kuralı kabullenmeyen öğreti taraflısı.
- anderkelimeis.Erme.Cinsel organ.
- andıkkelimeis.Afrika’da yaşayan, iri yapılı vücudunun arka kısmı basık, her ayağında dört parmak bulunan, çoğunlukla leş yiyen, dişleri kemikleri kıracak kadar…
- andırkelimeis.Erme.Ölüden kalan eşya; sahipsiz kalan eşya; soyka.
- angıtkelimeis.eT.Kanatları kiremit renginde, ördeğe benzer bir tür kuş; angut.
- angorakelimeis.Ankara ve çevresinde yetiştirilen Ankara keçisinin çok yumuşak ve uzun tüylerinden yapılmış dokuma veya örgü ipliği.
- aniskelimeis.Ar.İhtiyar kız.
- aparmakelimeis.Aşırma, çalma.
- apazkelimeis.Avuç.
- apikokelimeis.İt.Geminin demirinin zincir boşluğunu alarak demir almaya hazır olduğu an.
- arabakelimeis.Çoğunlukla insan ve yük taşımakta kullanılan tekerlekli kara taşıtı.
- arabalıkkelimeis.Araba konulan yer; garaj.
- arabeskkelimesf.Fr.Arap tarzında; Arap biçiminde; Arap usulü.
- aracıkelimeis.Uzlaştırmak, anlaştırmak amacıyla araya giren kimse; uzlaştırıcı; mutavassıt; vasıta.
- aralıkkelimeis.eT.İki nesne arasındaki açıklık; ara; mesafe; .
- Arapkelimeöz. is.Ar.Arabistan halkından veya bunların soyundan olan kimse; Fellah; Mağribî; Urban.
- araştırıcıkelimeis.Araştıran, inceleyen; tetkik eden.
- ardalakelimeis.Etin işe yaramayan parçası.
- arguçkelimeis.İnsanın aldandığı nesneler; aldatıcı.
- argunkelimeis.Bir tür büyük fare.
- Arikelimeöz. is.Sansk.Asiller.