500+ madde
- iliklenmekkelimef.İlikleme işi yapılmak; iliğe geçirilmiş olmak.
- ilinmekkelimef.Yapışmak; asılmak; ilişmek; takılmak; takılıp kalmak.
- ilişmekkelimef.eT.Birbirine takılmak; yapışmak; tutuşmak.
- ilmekkelimef.Bağlı, asılı, ilişkili olmak; bağlanmak; iliştirilmek.
- iltişmekkelimef.Münakaşa etmek; itişmek; kavga etmek.
- inatlaşmakkelimeKarşılıklı olarak birbirine inat etmek; ayak direşmek.
- incelenmekkelimef.Hakkında inceleme eylemi yapılmak.
- ireklemekkelimef.Sağlamlaştırmak; tahkim etmek.
- irikmekkelimef.Toplanmak; birikmek.
- irmekkelimef.(Duvar vb. için) yarmak; gedik açmak; çentmek.
- isimekkelimef.Isınmak; sıcak olmak.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- ismekkelimef.İnmek; azalmak; hafiflemek.
- istenmekkelimef.Bir şey veya bir durum için gerekli olmak; gerek duyulmak; lüzumlu görülmek; arzu edilmek.
- işleşmekkelimef.İş yapmakta yarışmak ve birbirine yardım etmek.
- itilmekkelimef.Yapılmak; donatılmak; süslenmek.
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- itizlemekkelimef.Ağız kalabalığı yapmak; gürültü yapmak.
- ivmekkelimef.Çabuk davranmak; acele etmek; derhal yapmak.
- iyeşmekkelimef.Rekabet etmek.
- izlenmekkelimef.İzlemek işi yapılmak; takip edilmek.
- kadanmakkelimef.Yorulup kalmak; takılıp kalmak; yapışıp kalmak.
- kadılaşmakkelimef.Kadı gibi olmak.
- kadıtmakkelimef.Çevirmek; döndürmek; bükmek.
- kadmakkelimef.Tipide ölmek.
- kâğıtlanmakkelimef.Üzerine kâğıt yapıştırılmak; kâğıtla kaplanmak.
- kahretmekkelimef.Ar.Ezmek; perişan etmek; yok etmek; mahvetmek.
- kakalamakkelimef.(Çocuk dilinde) bir şeyi kirletmek.
- kakalanmakkelimef.(Çocuk dilinde) üzeri pis olmak; üzerine pislik bulaşmak.
- kalaylanmakkelimef.Kalay tabakası ile kaplanmak.
- kalburlanmakkelimef.(Tahıl vb için) kalburla elenip ayıklanmak.
- kamanmakkelimef.eT.Aciz kalmak; bunalmak; çaresizliğe düşmek.
- kamılmakkelimef.Boylu boyunca yere yatmış, uzanmış olmak; paçavra gibi yere yığılmak.
- kamşatmakkelimef.Titretmek; depretmek; hareket ettirmek; sarsmak; sallamak; sallatmak
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- kangallanmakkelimef.Kangal biçiminde sarılmak; kangal yapılmak; kangal hâline getirilmek.
- kanıklamakkelimef.Elindeki ile yetinmek.
- kanıklanmakkelimef.Yeterli bulmak; yetinmek; kanaat etmek.
- kanlanmakkelimef.(Kişi için) vücudunda kanı artmak; daha sağlıklı durum almak.
- kanrılmakkelimef.Arkaya eğilmek.
- kapanmakkelimef.(Açık bir şey için) kapalı duruma gelmek; örtünmek.
- kapılmakkelimef.Kapanmak.
- karaltılamakkelimef.(Hayvan için) ürkme belirtisi vermek.
- karganmakkelimef.Kendi kendini lanetlemek; kendi kötülüğü için dua etmek.
- karılmakkelimef.Birçok nesne bir araya gelerek birbiri içine dağılıp karışmak; mezc olmak.
- karınlanmakkelimef.(Gemi veya iskele için) bir geminin bordası dokunmak.
- karmakkelimef.Hayvanları çiftleştirmek.
- kasalanmakkelimef.Kasa içine yerleştirilmek.
- kasmakkelimef.Bir ip veya halat gibi nesnelerin boşluklarını gidermek amacıyla çekmek; asılarak germek; kısaltmak.
- kastetmekkelimef.Ar.Bir şeyi hedef almak; amaç olarak almak; amaç seçmek; bir şeyi anlatmak istemek; onu demek istemek.