192 madde
- paydoskelimeis.Yun.Çalışmayı geçici olarak bırakmak; işe ara verme.
- peskelimeis.Far.Geri; arka.
- pezevenkkelimeis.Far.Çoğunlukla yasa dışı cinsel ilişkiye girmeyi kendine meslek edinmiş bir kadın ile erkeklerin ilişkilerine aracılık eden ve bu aracılıktan gelir…
- rahatkelimeis.Ar.Üzüntüsü, sıkıntısı, tedirginliği olmama durumu.
- rastgelekelimesf.Far.Herhangi bir; gelişigüzel.
- restkelimeis.Fr.Pokerde, bir oyuncunun önündeki paranın tümü.
- rezaletkelimeis.Ar.Toplum tarafından hoş karşılanmayan, ahlaka aykırı, utanç verici davranış, olay veya durum; kepazelik; rezillik.
- sizkelimezm.İkinci çokluk kişi zamiri.
- sözkelimeis.eT.Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
- startkelimeis.İng.Çıkış.
- şabaşkelimeis.Far.Beğenme; aferin deme.
- şahkelimeis.Far.Hükümdar; padişah.
- şahanekelimesf.Far.Bir hükümdara yakışabilecek durum ve biçimde olan.
- şevketmeapkelimeis.Ar.Şevketin, büyüklüğün bulunduğu yer.
- şırakelimeis.Yun.Büyük dalyan.
- tahsinkelimeis.Ar.Güzel bulma; beğenme; alkış.
- tamamkelimesf.Ar.Eksik olmayan; tam.
- tebkelimeis.Ar.Kayıp; zarar; ziyan.
- terkenkelimeis.Egemen; hükümdar; melik.
- teslimkelimeis.Ar.Tehlikeden kurtarma; koruma.
- teyzekelimeis.Çocuğa göre, annenin kız kardeşi.
- tombalakelimeis.İt.Üzerinde 1’den 90’a kadar karmaşık rakamlar bulunan 24 kart ve üzerinde rakamlar yazılı 90 küçük taşın çekilmesi ile oynanan bir oyun.
- tosunkelimeis.Sütten kesilen erkek buzağının ilk süt dişini atıncaya kadar aldığı ad; genç boğa; üç yaşında öküz.
- tövbekelimeis.Ar.Dönme; vazgeçme; terk etme.
- tufkelimeis.Far.Yankı; aksiseda.
- tufukelimeis.Ar.Tükürme.
- tuhafkelimesf.Ar.Aşılagelene uymadığı için yadırganan; gülünç bulunan; şaşkınlık uyandıran; acayip; garip; şaşırtıcı; şaşılacak.
- ufaklıkkelimeis.Ufak şeylerin özelliği.
- unukelimee.İşte.
- vaveylakelimeis.Ar.Çığlık; feryat.
- vidikelimeis.Hindi, kaz, ördek gibi hayvanların yavrusu.
- virakelimezf.İt.Durmadan; aralıksız; sürekli.
- viyakelimeis.İt.Geminin başı istenilen yöne çevrilerek gemi yönlendirildikten sonra dümeni o doğrultuda şaşmadan tutma.
- yabızkelimesf.Kötü; yavuz; fena.
- yağlı boyadeyimBoyanın özel sıvılarla karıştırılması ile hazırlanan ve eşyaları dış etkilerden korumak için yüzeylerine sürülen koruyucu ve kaplayıcı madde.
- yahşikelimesf.eT.Pek güzel; güzel.
- yazıkkelimeis.eT.Herkeste üzüntü ve pişmanlık uyandıran, vicdanları inciten, can sıkan şey.
- yeterkelimesf.Bir gereksinmeyi karşılayacak nicelikte olan; kâfi.
- yirikkelimesf.Az yarık; biraz yırtık.
- zakelimebağ.Ar.Herhalde; sanırım ki; öyle.
- zehadetlukelimesf.Ar.Züht sahibi; zahit.
- zorkelimeis.Far.Sıkıntı; güçlük; rahatsızlık; sorun.