1. atmosferkelimeis.Yun.Herhangi bir gök cismini özellikle de Yer küreyi çevreleyen gaz tabakası.
  2. atskelimeis.Ar.Aksırık.
  3. avadanlıkkelimeis.Far.Dülger ve marangoz esnafının aletlerini koyduğu kutu veya dolap; alet ve edevat dolabı; sandık; .
  4. avatarakelimeis.Sansk.Hinduizmde tanrı Vişnu’nun yeryüzüne inerek ruh hâlinden cisim hâline dönmesi.
  5. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  6. ayakkabıcıkelimeis.Ayakkabı yapan veya satan kimse; kunduracı; pabuççu.
  7. ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
  8. aydınkelimeis.eT.Aylı gece.
  9. aylakçıkelimeis.Sürekli bir işi olmayan, iş buldukça çalışan kişi.
  10. aylanmakkelimef.Bir şeyin çevresinde tam bir devir yapmak; dönmek; devretmek; dolaşmak; gezmek; .
  11. aynkelimeis.Ar.Göz.
  12. aynakelimeis.Far.Işığı yansıtarak cisimlerin görüntüsünü veren arkası sırlı cam; gözgü.
  13. azizkelimesf.Ar.Sevgi ve saygıda üstün tutulan; değerli; sayın; saygın; muazzez.
  14. azizlikkelimeis.Aziz olma durumu.
  15. Babıâlikelimeis.Ar.Osmanlı hükümeti.
  16. bacanakkelimeis.Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirlerine göre durumları.
  17. bağdaştırmakkelimef.Anlaşma ve uzlaşma sağlamak; uzlaştırmak.
  18. bağımlıkelimesf.Başka bir şeye bağlı olan; tâbi, (1944).
  19. bağıntılıkelimesf.Başka bir şey ile ilgisi olan, ona bağlı olan; bağlı.
  20. bağnazlıkkelimeis.Başka fikirleri reddederek tek bir düşünceye körü körüne bağlanma; taassup.
  21. bahçekelimeis.Far.Küçük çaplı ürün elde etmek veya süslemek amacıyla düzenlenmiş, içinde çiçek, sebze ve ağaç yetiştirilen, etrafı çevrili küçük toprak parçası.
  22. bakanakkelimeis.eT.Geviş getiren hayvanların tırnakları; çatal tırnaklı hayvanlarda iki tırnaktan her biri ve iki tırnak arası; .
  23. bakirekelimesf.Ar.(Kadın için) hiç cinsel ilişkide bulunmamış; kız; kız oğlan kız.
  24. baklakelimeis.Ar.Baklagillerden yurdumuzun hemen her yerinde yetişen, taneleri badıç içinde bulunan bir yıllık bitki, (Vicia faba).
  25. bal mumudeyimArıların petek yapmak için salgıladıkları soğukta kırılganlaşan, yumuşak, esnek, sarı bir madde.
  26. balistikkelimeis.Yun.Silahtan atılan merminin namlu içinde ve havadaki hareketlerini inceleyen bilim dalı.
  27. banalkelimesf.Fr.Herkes tarafından anlaşılan.
  28. bandırakelimeis.İt.Bir geminin hangi ülkeye ait olduğunu gösteren bayrak.
  29. barkelimeis.Lat.Meyhanelerde müşterilerin ayakta içki içtikleri yüksekçe tezgâh.
  30. barabatkelimeis.Yun.Bir tür balık ağı.
  31. barakkelimeis.Uzun ve sık tüylü iyi koşan bir av köpeği.
  32. barbarkelimeis.Lat.(Eski Yunan, Roma için) Got, Vandal, Burgont, Süev, Hun, Alan, Frank kavimleri ve daha sonra Hıristiyanlara göre kendilerinden olmayan kavimler.
  33. bargâhkelimeis.Far.Yük hayvanlarının yüklendiği avlu veya alan.
  34. barokkelimeis.Port.Batıda on yedi ve on sekizinci yüzyıllarda klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu.
  35. başıbozukkelimeis.tar. İmparatorluk döneminde savaş sırasında orduya katılmış bulunan gönüllülere verilen ad.
  36. batıkelimeis.eT.Güneş'in battığı taraf; garp; gün batısı; mağrip; batsıg.
  37. batıkkelimesf.Su ve başka sıvılar içine gömülmüş.
  38. batılıkelimeis. sf.Diğer benzerlerine göre batıda oturan; garplı.
  39. Beldeitayyibekelimeis.Ar.Güzel ve sevgili şehir.
  40. beslemekkelimef.Birinin karnını doyurmak; yedirmek.
  41. beşikkelimeis.Süt çocuklarını yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarar küçük yatak; .
  42. beyaz perdedeyimGösterici aygıttan çıkan ışınların üzerinde yansıyarak görüntü elde edilen düşey büyük yüzey.
  43. beylikkelimeis.Bey olma durumu.
  44. beynamazkelimesf.Far.Namazsız.
  45. bezkelimeis.Pamuk ve ketenden yapılmış dokuma.
  46. boyunkelimeis.eT.Gövdenin baş ile omuz arasında kalan kısmı; âdem elması; boğaz; emik; imik; ümük; sakak.
  47. böğürkelimeis.eT.İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü.
  48. bütçekelimeis.Lat.Sarfiyat planı; harcama listesi.
  49. cadıkelimeis.Far.Bir takım doğa üstü güçlere sahip olduğu ve bu gücünü de kötülük yapmakta kullandığı söylenen masal kahramanı bir kocakarı.
  50. cahudkelimesf.Ar.İnatla inkâr eden; ısrarla yadsıyan.