1. kakalanmakkelimef.(Çocuk dilinde) üzeri pis olmak; üzerine pislik bulaşmak.
  2. kamanmakkelimef.eT.Aciz kalmak; bunalmak; çaresizliğe düşmek.
  3. kamılmakkelimef.Boylu boyunca yere yatmış, uzanmış olmak; paçavra gibi yere yığılmak.
  4. kanıklanmakkelimef.Yeterli bulmak; yetinmek; kanaat etmek.
  5. kanlanmakkelimef.(Kişi için) vücudunda kanı artmak; daha sağlıklı durum almak.
  6. kanrılmakkelimef.Arkaya eğilmek.
  7. kapanmakkelimef.(Açık bir şey için) kapalı duruma gelmek; örtünmek.
  8. kapılmakkelimef.Kapanmak.
  9. karganmakkelimef.Kendi kendini lanetlemek; kendi kötülüğü için dua etmek.
  10. karılmakkelimef.Birçok nesne bir araya gelerek birbiri içine dağılıp karışmak; mezc olmak.
  11. kayıtlanmakkelimeKaydını yaptırmak.
  12. kazınmakkelimef.Kendi kendine tıraş olmak; derisini yüzercesine kendi tüy ve kıllarını kesmek.
  13. kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
  14. kevilmekkelimef.Gevşemek; zayıflamak.
  15. kınalanmakkelimef.Bir yerine kına yakınmak; kına sürünmek.
  16. kırklanmakkelimef.(Doğum yapan kadın ve çocuğu için) kırkıncı günü özel surette yıkanmak.
  17. kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
  18. kıymetlenmekkelimef.Değeri artmak; değer kazanmak; değerlenmek.
  19. konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
  20. korunmakkelimef.Kendini zarar gelecek bir şeyden, durumdan veya tehlikeden korumak; sığınmak; sakınmak; kendini korumak.
  21. köklenmekkelimef.(Bitki için) kök salmak; kök çıkarmak; kök atmak; kök tutmak.
  22. kösülmekkelimef.Geçimini bir yerden, birinin sırtından kolayca sağlamak.
  23. köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
  24. kurulanmakkelimef.Kendi kendini kurulamak.
  25. küllenmekkelimef.(Ateş için) üzeri kül bağlamak; kül oluşmak.
  26. lezzetlenmekkelimef.Lezzetli hâle gelmek; hoşa gidecek bir tat kazanmak; iyi bir tat kazanmak.
  27. mikroplanmakkelimef.Mikroplu duruma gelmek.
  28. nikâhlanmakkelimeBir kimse ile nikâh bağı ile bağlanmak.
  29. ornanmakkelimef.Kanmak;
  30. örgütlenmekkelimef.Örgüt durumuna gelmek; kendi içinde örgüt niteliği kazanmak; teşkilatlanmak.
  31. özirkenmekkelimef.Kendi kişiliğine yığmak.
  32. pahallanmakkelimef.Karışıklık çıkarmak; ara bozmak.
  33. paralanmakkelimef.Parça parça olmak; parçalanmak.
  34. sakatlanmakkelimef.Organlarında birini bir süre veya yaşam boyu kullanamaz duruma gelmek.
  35. saklanmakkelimef.Dikkat etmek; uyanık olmak.
  36. sallanmakkelimeBir noktasından sabit veya bir yere bağlı kalmak suretiyle o noktanın iki tarafına doğru ileri geri gidip gelme hareketi yapmak.
  37. sarılmakkelimef.eT.Bir kimseyi veya bir şeyi kolları arasına alıp sımsıkı tutunmak; kolları arasında tutmak; kollarını dolamak.
  38. sayaklanmakkelimef.Düzleşmek; kütleşmek; aşınmak.
  39. seslenmekkelimef.Uzakta bulunan birisinin dikkatini çekmek amacıyla yüksek sesle bağırmak.
  40. sığanmakkelimef.Kollarını ve bacaklarını sıvamak.
  41. sıralanmakkelimef.Bir dizi oluşturacak biçimde yer almak; sırada yer almak.
  42. söğülmekkelimef.Kebap etmek; kızartmak.
  43. suçulmakkelimef.Çekilmek.
  44. suçulunmakkelimef.Çekilip çıkmak; kopmak; sıyrılmak.
  45. talanmakkelimef.Başa bela olmak.
  46. tarazlanmakkelimef.(İpekli kumaş için) iplikleri çıkıp pütürleşmek; atkısı seyrekleşmek; üzeri tel tel ipliklerle kaplanmak; iplikleri kabarmak; talazlanmak.
  47. tartınmakkelimef.Çekinmek; ittihaz etmek; esirgemek.
  48. tegilmekkelimef.Kör olmak; körlenmek.
  49. temizlenmekkelimef.Kendi bedenini yıkayıp temizlemek; temiz duruma gelmek; arınmak; paklanmak.
  50. tetrülmekkelimef.Çevrilmek; ters olmak; kötü olmak; kötüleşmek.