258 madde
- gınakelimeis.Ar.Şarkı; ezgi.
- gışakelimeis.Ar.Örtü; zar; koruyucu; deri.
- hadkelimeis.Ar.Sınır; uç.
- hadimkelimesf.Ar.Yardımcı olan.
- hadrakelimesf.Ar.Yeşil.
- hakikatkelimeis.Ar.Çelişkisiz ve yalansız; doğru; akla ve mantığa, düşünme yasalarına uygun.
- hâlkelimeis.Ar.Bir nesnenin nitelikleri ile içinde bulunduğu koşulların tümü; vaziyet.
- halifekelimeis.Ar.Birinden sonra yüksek bir makama geçen kimse; halef olan.
- halvetkelimeis.Ar.Kapalı veya ıssız bir yerde yalnız kalma.
- halvethanekelimeis.Ar.tar. Eski saraylarda girilmesi yasak olan oda.
- hammarkelimeis.Ar.Şarap yapan veya satan kimse; şarapçı.
- harabatkelimeis.Ar.Yıkıntılar; harabeler; viraneler.
- hatırkelimeis.Ar.Düşünme.
- havfkelimeis.Ar.Korkma duygusu; korku; fobi.
- heybetkelimeis.Ar.İnsanda korku ile karışık ürküntü uyandıran durum veya görünüş; mehabet.
- hicapkelimeis.Ar.Perde; örtü; zar.
- hikmetkelimeis.Ar.Bilgelik; hakîmlik.
- hilafetkelimeis.Ar.Birinin yerine geçme.
- hitapkelimeis.Ar.Birine söz söyleme, sözlerini yöneltme işi; seslenme.
- hizmetkelimeis.Ar.Başkalarının işlerini görme.
- huduskelimeis.Ar.Sonradan ortaya çıkma; meydana gelme.
- hululkelimeis.Ar.(Zaman, mevsim için) gelme; erişme; başlama.
- hurikelimeis.Ar.Eski Arap mitolojisinde ak peri.
- Huriyekelimeis.Ar.Mensuplarının coşkunluk anlarında hurilerle görüştüğü söylenen bir tarikat.
- hurufkelimeis.Ar.Alfabeyi oluşturan işaretler; harfler.
- huşukelimeis.Ar.Aşağıdan alma; alçak gönüllü olma.
- huzukelimeis.Ar.Alçak gönüllülük.
- huzurkelimeis.Ar.(Bir yerde) bulunma; hazır olma.
- hücrekelimeis.Ar.Küçük oda; odacık.
- hüvekelimezm.Ar.Teklik üçüncü kişi zamiri; o.
- hüviyetkelimeis.Ar.Bir şeyin aslı; gerçek; hakikat.
- hüzünkelimeis.Ar.Üzüntü; iç sıkıntısı; keder; gönül üzgünlüğü.
- i'tisamkelimeis.Ar.Bir şeyi elle sıkıca tutmak.
- ihevatkelimeis.Ar.Sadık, samimi ve candan dostlar.
- ihsankelimeis.Ar.İyilik yapma; iyilikte bulunma; iyilik.
- ilahiyekelimeis.Ar.Her şeyin ilahî birliğin kapsamı içinde yer aldığını, her şeyin ilahî varlığın bir yönünü yansıttığını, çokluk gibi görünen şeylerin aslında birliğin…
- ilhamkelimeis.Ar.Yaratıcı bir eyleme iten coşku veya içe doğuş; esin.
- imamankelimeis.Ar.Tarikat inancına göre en yüksek makama ulaşmış bulunan kutbun sağında ve solunda oturan iki imam.
- imbisatkelimeis.Ar.Yayılma; açılma; dağılma; genişleme.
- infisalkelimeis.Ar.Yerini bırakıp gitme; yerinden ayrılma.
- inkişafkelimeis.Ar.Bir şeyin eski durumuna göre ilerlemesi; gelişme; ilerleme.
- insanıkâmilkelimeis.Ar.Erdemli, üstün ahlakî nitelikleri olan kimse; olgun insan; mükemmel insan.
- inziackelimeis.Ar.Yerinden kopma.
- inzivakelimeis.Ar.Kendini toplum dışına iterek bir köşede yaşama.
- irfankelimeis.Ar.Bilme; anlama; anlayış; sezme; kavrayış.
- irşatkelimeis.Ar.Doğru yolu gösterme; uyarma; aydınlatma.
- istidrackelimeis.Ar.Derece derece artma; basamak basamak, yavaş yavaş ilerleme.
- istivakelimeis.Ar.Birden çok şeyin birbirine denk olması; eşitlik; denklik.
- işaretkelimeis.Ar.Bir düşünceyi, bir isteği veya bir tasarımı anlatmakta kullanılan kendine özgü anlam yüklenmiş vücut ve yüz hareketleri.
- işrakkelimeis.Ar.Işıklandırma; aydınlatma.