360 madde
- menaşirkelimeis.Ar.Testereler; bıçkılar.
- merkezkelimeis.Ar.Bir dairenin veya küresel yüzeyin bütün noktalarına eşit uzaklıkta bulunan iç nokta; özek.
- mertebekelimeis.Ar.Derece; aşama.
- meselekelimeis.Ar.Bilimsel metotlarla çözümlenmesi gereken şey; problem.
- meyilkelimeis.Ar.Belirli bir düzlemle dik açı yapmadan duran şeyin durumu; eğim; eğiklik.
- mi'atkelimeis.Ar.Rakamlar dizisinde sağdan üçüncü rakam; yüzler basamağındaki rakam.
- mi'şarkelimeis.Ar.Onda bir.
- mikapkelimeis.Ar.Küp.
- misilkelimeis.Ar.Benzer; eş.
- mizankelimeis.Ar.Tartma işlemini yapmakta kullanılan alet; tartı; terazi; ölçü aleti.
- mu'adelatkelimeis.Ar.Eşitlikler; denklikler.
- mu'adelekelimeis.Ar.Eşitlik; denklik; beraberlik.
- mudallakelimeis.Ar.Çokgen; poligon.
- muvafakatkelimeis.Ar.Kabul etme; rıza gösterme; razı olma.
- muvazatkelimeis.Ar.Koşutluk; paralellik; paralel olma.
- mücanibkelimeis.Ar.Çekinen; uzaklaşan.
- mücessematkelimeis.Ar.Cisimler.
- mümaseletkelimeis.Ar.İki şeyin birbirine benzemesi; benzeyiş; benzeme.
- münakaşakelimeis.Ar.Bir konu üzerinde yapılan ayrıntılı ve karşılıklı konuşma; tartışma.
- münasebetkelimeis.Ar.İki nesne vb. şey arasındaki oran, uyum; uygunluk.
- müselleskelimeis.Ar.Üç bölümden meydana gelen; üç parçadan oluşan; üçlü.
- müsellesatkelimeis.Ar.Trigonometri.
- müteba'idiyetkelimeis.Ar.Iraksak olma durumu; ıraksaklık.
- mütekaribiyetkelimeis.Ar.Yakınsama.
- mütevaziyekelimeis.Ar.Paralel; koşut.
- mütevaziyetkelimeis.Ar.Paralel oluş; paralellik.
- nazariyekelimeis.Ar.Bilimsel düşünüş; bilimsel görüş.
- nısfkelimeis. sf.Ar.Bir şeyin yarısı; yarım.
- niceleyicikelimeis.Niceleme özelliğinde olan.
- nicelikkelimeis.(1935’ten beri) Artabilen veya eksilebilen bir şeyin bu artma ve eksilmeye bağlı olarak ölçülebilen veya sayılabilen özelliği; sayılabilir,…
- nispetkelimeis.Ar.Karşılaştırılan iki şey arasındaki oran.
- noktakelimeis.Ar.Çok küçük boyutlu işaret ögesi.
- normkelimeis.Lat.Her türlü yargının dayanağı olan şey; ilke; ölçü; kriter; model.
- normalaltıkelimeis.Bir eğrinin normalinin, bir doğruyu kestiği nokta ile normalin ayağı arasında kalan parçanın bu doğru üzerindeki iz düşümü.
- okkelimeis.Ahşaptan yapılma, bir ucunda sivri bir demir diğer tarafında yönlendirici yelek bulunan, genellikle yay ile atılan eski bir silah.
- oktilyonkelimeis.Fr.Bir milyon kere septilyon; 10 48
- oluşmakelimeis.Oluşmak eylemi ve durumu; meydana gelme; ortaya çıkma.
- ondalıkkelimeis.On eşit bölüme ayrılmış olma durumu.
- ongenkelimeis.On açısı ve on kenarı bulunan kapalı geometrik şekil; on kenarlı çokgen.
- onlarkelimeis.On tane birimden oluşan grup.
- operatörkelimeis.Fr.Cerrahi işlem yapma yetkisi ve bilgisi olan hekim; ameliyat doktoru; cerrah.
- orantıkelimeis.Bir bütün ile parçaları arasında var olan bağıntı; oran; tenasüp (1937).
- ordinatkelimeis.İng.Bir noktanın uzaydaki yerini belirlemeye yarayan, birbirine dik iki çizgiden biri olup yatay olana dik olarak çizileni.
- ornatmakelimeis.Ornatmak eylemi ve durumu; ikame etme.
- öbekkelimeis.Aynı cinsten ya da birbirine benzer nesnelerin oluşturduğu bütün; yığın; küme; grup.
- öncelkelimeis.Bir görevde şu anda bulunana göre orasını daha önce tutmuş bulunan; selef.
- özdeşlikkelimeis.Özdeş olma durumu; özdeş olan şeyin niteliği; ayniyet; tıpkılık.
- paraboidalkelimeis.Fr.Paraboitsi.
- parabolkelimeis.Lat.Bir düzlemin, “odak” adı verilen sabit bir noktadan ve “doğrultman” denilen sabit bir doğrudan eşit uzaklıktaki noktaların geometrik yeri.
- paraboloitkelimeis.Fr.Odağı olmayan ancak bir simetri ekseni bulunan ikinci dereceden yüzey.