500+ madde
- istiğlalkelimeis.Ar.Bir taşınmazın gelirini borca karşılık rehin koyma.
- istihsankelimeis.Ar.İyi, güzel bulma; beğenme.
- istiksaskelimeis.Ar.Öç almak isteme.
- istiktabkelimeis.Ar.Yazı yazdırma; kopya ettirme; istinsah ettirme; dikte.
- istiladkelimeis.Ar.Çocuk isteme; çocuğu olmasını isteme.
- istinabekelimeis.Ar.Naip olma; naiplik.
- istinafkelimeis.Ar.Yeniden başlama.
- istintakkelimeis.Ar.Sorguya çekme; sorular sorma.
- istislahkelimeis.Ar.İyiliğini isteme; iyi görme.
- istisnakelimeis.Ar.Birini veya bir şeyi benzerlerinden ayrı tutma; ayırma.
- işgalkelimeis.Ar.Bir iş vb. şeyle uğraştırma; meşgul etme; zaman alma.
- ithamnamekelimeis.Ar.Savcı tarafından düzenlenen ve mahkemede okunan, soruşturma sonucuna göre sanığa atılan suçların açıklandığı yazı; iddianame.
- itirafkelimeis.Ar.Başkaları tarafından bilinmesi istenmeyen bir suçu işlediğini açıkça söyleme; suç işlediğini kabul etme.
- itirazkelimeis.Ar.Benimsemediği bir kararı, ortaya atılan bir görüşü kabul etmeme; karşı çıkma.
- ittifakkelimeis.Ar.Görüş birliğine varma; uyuşma.
- ittihabkelimeis.Ar.Hediye alma.
- ivazkelimeis.Ar.Bir şeye karşı alınan ya da verilen bedel; karşılık.
- izaleişüyukelimeis.Ar.Bir mal üzerindeki ortaklığın giderilmesi.
- izinkelimeis.Ar.Bir şey yapabilmek için tanınan serbestlik; hak; yetki; müsaade; ruhsat.
- kabahatkelimeis.Ar.Çevrece uygun görülmeyen davranış; çirkin ve yakışıksız davranış; suç; kusur; töhmet.
- kabızkelimeis.Ar.Dışkıyı boşaltma güçlüğü; dışarı çıkma güçlüğü; peklik.
- kabulkelimeis.Ar.Benimseme.
- kabzımalkelimeis.Ar.Sebze ve meyve üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden kimse.
- kademekelimeis.Ar.Merdiven basamağı; merdiven ayağı.
- kadimkelimesf.Ar.Başlangıcı bilinmeyecek kadar çok geçmişte kalan; çok eski; ezelî.
- kararkelimeis.Ar.Durma.
- kararnamekelimeis.Ar.Verilen kararı bildiren resmî yazı.
- karinekelimeis.Ar.Karışık ve anlaşılması güç bir durumun anlaşılmasına ve meselenin çözümüne yarayan ipucu, iz.
- kasamekelimeis.Ar.Katili meçhul bir cinayet mahalli halkından elli kişinin yargıç önünde yemin etmesi.
- kasıtkelimeis.Ar.Bir şey yaparken erişilmek istenen sonuç; amaç; hedef.
- kasmkelimeis.Ar.Bölme; taksim etme.
- kasretmekkelimef.Ar.Kısaltmak; indirmek; küçültmek.
- kassamkelimeis.Ar.Bölüm bölüm ayırıp veren kimse.
- kayyımkelimeis.Ar.Cami ve mescitlerde hademelik yapan kimse.
- kazfkelimeis.Ar.Atma; fırlatma.
- keenlemyekünkelimezf.Ar.Hiç olmamış gibi; sanki hiç yokmuş gibi.
- keşifkelimeis.Ar.Ortaya çıkarma; meydana çıkarma; açma.
- kısaskelimeis.Ar.Bir katili, öldürdüğü kişinin hayatı karşılığında öldürme veya bir suçluyu yaptığı suçun karşılığı olarak aynısı ile cezalandırma; misilleme…
- kıyaskelimeis.Ar.Bir şeyi başka bir şeye denk sayma; bir tutma.
- kitabetkelimeis.Ar.Bir konuyu kurallarına uygun biçimde, düzgün olarak yazma sanatı; kompozisyon.
- kuvvetkelimeis.Ar.Bedensel güç; takat.
- lafızkelimeis.Ar.Ağızdan çıkan söz; kelime.
- layihakelimeis.Ar.Düşünülen veya tasarlanan şeylerin kaleme alınması, yazılması.
- lehdarkelimeis.Ar.Bir şeyden veya bir kimseden yana olan; lehte olan.
- lükatakelimeis.Ar.Sokakta bulunan ve sahibi belli olmayan şey.
- ma'kudkelimesf.Ar.Bağlanmış; düğümlenmiş.
- mağbunkelimeis.Ar.Alış verişte kandırılmış olan; aldanmış.
- mağdurkelimesf.Ar.Haksız bir uygulamayla karşılaşmış olan; haksızlığa uğramış; haksızlık dolayısıyla zarar görmüş olan.
- mahcurkelimesf.Ar.Hacir altına alınmış.
- mahcuzkelimesf.Ar.Haciz konulmuş; haczedilmiş.