207 madde
- laedrîkelimesf.Ar.Kime ait olduğu bilinmeyen; yazarı bilinmeyen; kime ait olduğu bilinmeyen şiir ve yazıların altına konulan kayıt.
- lakaydiyekelimeis.Ar.İlgisizlik veya bilinçli bir tutum yüzünden belli durumlar, olaylar, öğretiler karşısında kayıtsız kalma; aldırmazlık; sekincilik; kiyetizm.
- leysiyekelimeis.Ar.Nihilizm; hiççilik.
- lilbeşeriyekelimesf.Ar.İnsanı merkez sayan görüşle ilgili; insan merkezli; insaniçinci; insaniçincilikle ilgili.
- mahiyetkelimeis.Ar.Bir şeyi belirleyen asıl öge; nitelik; vasıf; özellik; esas; öz.
- makulatkelimeis.Ar.Çeşitler; kategoriler.
- malumatkelimeis.Ar.Öğrenilen şeylerin tümü; bilinenler; bilgiler.
- maneviyatkelimeis.Ar.Maddî olmayan, manevi şeyler.
- mantıkkelimeis.Ar.Ait olduğu konudan ve her türlü ruhsal süreçten ayrı, bağımsız ve soyutlanmış biçimde ele alarak, akıl yürütmeyi inceleyen bilim dalı; doğru düşünme…
- mefhumiyekelimeis.Ar.Kavramın, onu bildiren dildeki karşılığı olan kelimeden ve sözden farklı bir gerçekliği olduğunu, gerçeğin zihinde bulunmadığını ileri süren…
- mefhumiyetkelimeis.Ar.bknz. mevhumiye
- mertebekelimeis.Ar.Derece; aşama.
- meslekkelimeis.Ar.Bir kimsenin geçimini sağlamak, hayatını devam ettirmek için yapmak zorunda olduğu iş.
- mesnediyetkelimeis.Ar.Dayanak.
- meş'urkelimesf.Ar.Bilinç hâline gelmiş; idrak edilmiş; anlaşılmış; şuur durumuna gelmiş; kavranmış olan; bilinç alanına çıkmış olan.
- meşa'iyekelimeis.Ar.Gezinimcilik.
- meşa'iyunkelimeis.Ar.Yürüyenler.
- meşşa'iyunkelimeis.Ar.Gezinimcilik.
- metakelimeis.Ar.Bağıl gerçekleşme.
- mevzu'akelimeis.Ar.Bir akıl yürütmeye başlamazdan önce, kendisi hiçbir doğru önermeye bağlanamayan fakat ispata gerek kalmadan, şüphesiz doğru kabul edilen önerme;…
- mezhepkelimeis.Ar.Gidilen yol; tutulan yol.
- mısdakkelimeis.Ar.Doğruluğu ve gerçekliği kanıtlayan şey; kanıt.
- mısdakiyatkelimeis.Ar.Ölçüt bilimi.
- mu'akalekelimeis.Ar.Kurgu; spekülasyon.
- mu'akalevikelimeis.Ar.Kurguya dayalı; kurgulu.
- mu'allakelimesf.Ar.Yüksek; yüce.
- mu'arrefkelimesf.Ar.Ayrıntıları ile anlatılmış; tanımlanmış olan.
- mu'dilkelimesf.Ar.Zor; güç; çetin.
- mu'takelimesf.Ar.Verilmiş olan; verilen.
- mugtariyetkelimeis.Ar.Bir toplumun kendinden olmayan kimseler, yabancılar tarafından yönetilmesi; yad erklik.
- muhakemekelimeis.Ar.Bir sonuca ulaşmak amacıyla mantıksal ilke ve bağlara göre düşünme; bir konuyu zihinde iyice düşünüp inceleyerek karar verme; akıl yürütme; usa vurma.
- muhalkelimesf.Ar.Olması, gerçekleşmesi mümkün olmayan; olanaksız; boş; saçma; olmayacak.
- mukayesatkelimeAr.Ölçmeler; karşılaştırmalar.
- mukayesekelimeis.Ar.Benzetme veya karşılaştırma yoluyla değerlendirme.
- musannakelimesf.Ar.Uydurma; hayalî.
- mutlakkelimesf.Ar.Serbest bırakılmış; salıverilmiş.
- muvazatiyekelimeis.Ar.Kişide ruhsal olaylarla bedensel olaylar arasında koşutluk bulunduğunu ileri süren öğreti; koşutçuluk; paralelcilik.
- mücerredkelimesf.Ar.Cisim halinde olmayan; maddesi olmayan; soyut.
- müdde'akelimeis.Ar.İddia olunan şey; tez; sav.
- mültebiskelimesf.Ar.Başka bir şeyden ayırt etmekte güçlük çekilen; başka bir şeyden ayırt edilemeyen.
- mültefkelimesf.Ar.Birbirine karışmış; birbirine sarılmış olan; sarmaşmış.
- mümaseletkelimeis.Ar.İki şeyin birbirine benzemesi; benzeyiş; benzeme.
- mümasilkelimesf.Ar.Benzeyen; andıran.
- münasebetkelimeis.Ar.İki nesne vb. şey arasındaki oran, uyum; uygunluk.
- mündemiçkelimesf.Ar.Bir şeyin içinde var olan; içinde saklı bulunan.
- münfa'ilkelimesf.Ar.Kendisine yapılan herhangi bir şeyden alınmış ve kırılmış olan; kırgın; gücenik; alınmış.
- müsenna'iyetkelimeis.Ar.İkili bölüm.
- müsülkelimeis.Ar.Örnekler.
- müşagabekelimeis.Ar.Kavga; dövüş; arbede.
- müşebbihekelimeis.Ar.Tanrı’yı insan özelliklerine bürüyenlerin öğretisi; insan duygularını, tutkularını, düşüncelerini ve davranışlarını Tanrılara da mal etme şeklinde…