500+ madde
- ironikelimeis.Fr.Dolaylı ve alaylı anlatım; mizah.
- irsadkelimeis.Ar.Hazırlama; hazır etme.
- irticazkelimeis.Ar.Kısaltma; özetleme.
- iskenderiyecilikkelimeis.Yun.İskenderiye okulunun felsefe sistemi.
- isti'anekelimeis.Ar.Başkasından yardım isteme; yardım dileme.
- isti'arekelimeis.Ar.Bir şeyi bir yerden ödünç veya bir kimseden borç alma; eğreti alma.
- istidrakkelimeis.Ar.Ulaşma; yetişme; erişme.
- istiğrakkelimeis.Ar.Bir şeyin içine gömülme; dalma; boğulma.
- istihdamkelimeis.Ar.Bir kimseyi bir işte veya hizmette kullanma; çalıştırma.
- istihrackelimeis.Ar.Bir şeyin içinden başka bir şeyi çekip çıkarma.
- istihzarkelimeis.Ar.Bir iş için gerekli olan her şeyi hazırlamış olma; hazır bulundurma.
- istikbaliyekelimeis.Ar.Bir kimsenin bir şehre gelişi ile ilgili olarak yazılan kaside; karşılama şiiri; kudümiye.
- işbakelimeis.Ar.Açlığını giderme; doyurma; yedirme.
- işlemekelimeis.İş görme, çalışma ve hareket etme eylemi ve durumu.
- iştikakkelimeis.Ar.Yarılmış bir şeyin yarısını alma.
- itakelimeis.Ar.Bir kelimenin, bir şiirin ikiden fazla dizesinde aynı anlamda kullanılması.
- itilafkelimeis.Ar.Anlaşma; uyuşma; uzlaşma.
- kabalakelimeis.İbr.Yahudilikte, yazılı olarak gelen İlahî buyrukların yanında, geleneksel olarak ağızdan ağıza aktarılan, İbranî felsefesi ve efsaneleri ile karışmış…
- kabızkelimeis.Ar.Dışkıyı boşaltma güçlüğü; dışarı çıkma güçlüğü; peklik.
- kafiyekelimeis.Manzum yazılarda mısra sonlarında, yapı, görev ve anlam bakımından farklı olmakla birlikte ses bakımından benzerlik oluşturan birimler; uyak; ayak.
- kahramankelimeis.Far.Bir savaşta veya tehlikeli bir durumda korkusuzca davranıp, özveride bulunarak yararlılık gösteren üstün niteliklere sahip kimse; alp; yiğit.
- kakışmakelimeis.Karşılıklı birbirini itme.
- kakofonikelimeis.Fr.Bazı sözlerde, söz öbeklerinde çıkakları yakın olan seslerin birbirini etkilemesi sonucu, söyleyiş güçlüğü yaratması ve kulağı rahatsız etmesi…
- kalbkelimeis.Ar.Tersine çevirme; döndürme.
- kalenderîkelimeis.Far.Dervişlik; başıboşluk; filozofluk.
- kalıpkelimeis.Yun.Sıvı veya toz hâldeki bir maddeye belirli bir şekil vermek amacıyla kullanılan oyuk nesne.
- kanavakelimeis.Fr.Seyrekçe dokunmuş kolalı keten bezi; kanaviçe.
- kapalılıkkelimeis.Kapalı olma hâli.
- karakterkelimeis.Yun.Bir kimsenin kişiliğini, duyuş ve davranış biçimlerini oluşturan, tepkilerini belirleyen sürekli duygusal niteliklerin tümü; öz yapı; seciye; ıra.
- karşılaştırmakelimeis.Kişi ve nesnelerin benzerlik ve ayrılıklarını belirlemek üzere birbiriyle karşılaştırmak, birbirine yaklaştırmak eylemi; kıyaslama; oranlama;…
- kasidekelimeis.Ar.On beş ile yüz beyitten oluşan tek kafiye düzeninde, genellikle büyükleri övmek amacıyla yazılmış manzume.
- kasrkelimeis.Ar.Kısaltma; kısa kesme.
- kasriyekelimeis.Ar.Divan edebiyatında, devlet büyüklerinin yeni bir saray veya köşk yaptırması üzerine söylenen kaside.
- katkelimeis.Ar.Kesme; kesilme; biçilme.
- kavuştakkelimeis.Şarkı ve türküde tekrarlanan dize; nakarat.
- kayabaşıkelimeis.Türk halk şiirinde anlam bakımından basit, dil yönünden ilkel bir tür koşma.
- kayıtkelimeis.Ar.Bir bilgiyi kâğıda yazma; geçirme; işleme.
- kefkelimeis.Ar.El.
- kementkelimeis.Far.Ucu ilmiklenmiş ip.
- kesmekelimeis.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak işi; kesmek eylemi.
- kıt'akelimeis.Ar.Parça; tane; kısım; bölüm.
- kinayekelimeis.Ar.Düşünüleni doğrudan değil de dolaylı yoldan anlatan söz; dolaylı anlatım .
- kişikelimeis.Cinsiyet farkı gözetilmeden kadın veya erkek kimse; insan; adam; şahıs; kimse.
- kişileştirmekelimeis.Kişilik kazandırma.
- konuşturmakelimeis.Konuşturmak eylemi.
- koşmakelimeis.İki şeyi yan yana getirme; paralel hâle getirme.
- koşukkelimeis.eT.Manzume; manzum eser; nazım; şiir.
- koşutlukkelimeis.Koşut olma durumu.
- kudumiyekelimeis.Ar.Bulunduğu yere dönen veya misafir olarak bir yere giden devlet büyüğüne sunulan armağan.
- kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]