500+ madde
- düzeykelimeis.Bir şeyin veya yerin seçilen yatay bir düzleme göre taşıdığı yükseklik; yükseklik derecesi; seviye, (1935).
- düzgükelimeis.Değerlendirme ve yargılamada örnek veya kural olabilen önerme; ölçü; kaide; numune; emsile; paradigma.
- düzleşmekelimeis.Düz hâle gelme eylemi.
- edatkelimeis.Ar.Alet; araç.
- edenkelimeis.Cümlede fiilin dile getirdiği eylemi yapan varlık veya nesne; etken biçimde oluşa katılan öge; fail.
- edevatkelimeis.Ar.Bir işi yapmak için aracı olan eşyalar; takımlar; aletler.
- edilgenleşmekelimeis.Edilgen durumuna gelme.
- edilgenleştirmekkelimef. is.Edilgen duruma getirmek.
- edimkelimeis.Yapılmış, gerçekleşmiş iş; amel; fiil; performans.
- edinimkelimeis.Edinme işi; sahip olma.
- ef'alkelimeis.Ar.Fiiller; işler; hareketler; eylemler.
- ekkelimeis.eT.Bir nesnenin eksiğini gidermek için bitiştirilen parça; ilave.
- eklemekelimeis.Eklemek eylemi; katma; ilave etme.
- eklemlemekelimeis.Eklemle birleştirme eylemi.
- eklentikelimeis.Bir şeye eklenmiş küçük ve önemsiz kısım.
- eksiltikelimeis.Bazı cümlelerde, dikkat çekmek veya daha başka amaçlarla, ana fikir dışındaki ögeleri veya kelimeleri atma işi.
- emsilekelimeis.Ar.Örnekler; paradigma.
- erillikkelimeis.Bir kelimenin eril olma durumu.
- etimolojikelimeis.Yun.Bir dildeki kelimelerin köklerini incelemeyi amaçlayan bilim; köken bilimi.
- eylemlikkelimeis.Mastar.
- eylemsikelimeis.Fiilimsi.
- eylenenkelimeis.Fiilin belirttiği eylemden etkilenen varlık veya nesne.
- eyleyenkelimeis.Fiilin belirttiği eylemi gerçekleştiren etken varlık veya nesne.
- faktitifkelimeis.Fr.Fiillerin olma ve yapma durumlarını oldurma ve yaptırma biçiminde değiştiren; ettirgen; oldurgan.
- ferkelimeis.Ar.Dal; budak.
- fetihkelimeis.Ar.Açma.
- fiilkelimeis.Ar.İş; hareket; kılış; ediş; davranış; eylem.
- fiilimsikelimeis.Cümlede fiil çekimine girmeyen ancak isim, sıfat, zarf ve bağlaç olarak görev yapan fiil kökenli kelimeler; eylemsi.
- fonemkelimeis.Yun.Bir dilde başka seslerle kurduğu ilişkiye göre beliren ve ayırıcı özelliği bulunan ses ögesi; ses birimi; sesbirim.
- geçerlikkelimeis.Yürürlükte olma durumu, (1935 yeniden).
- geçişkelimeis.eT.Geçmek işi veya biçimi.
- genelleşmekelimeis.Genel durum alma eylemi.
- genişlemekelimeis.Geniş bir durum alma eylemi.
- genişletmekelimeis.Genişlemesini sağlama eylemi; geniş duruma getirmek işi.
- genitifkelimeis.Fr.İsim çekimlerinden tamlayan durumu; muzafünileyh.
- genizsileşmekelimeis.Genizsileşmek işi.
- genizsilleşmekelimeis.Genizsilleşmek işi; genizsil bir durum alma.
- genizsilleştirmekelimeis.Ağızsıl bir sesi genizsi bir hâle getirmek işi.
- gerçekleşmekelimeis.Gerçek hâle gelmek işi.
- gerilimkelimeis.İki ucundan çekilen telin her noktasına uygulanan çekme gücüne karşı gösterilen direnç. (1942)
- gerilmekelimeis.Gergin duruma gelmek işi.
- Germencekelimeis.Germen dillerinin türediği Hint-Avrupa dil ailesinin bir dalı.
- gerundiumkelimeis.Lat.Zarf olarak kullanılan fiil soylu kelimeler; bağ-fiil; zarf-fiil; ulaç.
- gevşemekelimeis.Gevşek duruma gelmek işi.
- girişimkelimeis.Bir işi yapmaya başlama; teşebbüs. (1935)
- göçüşmekelimeis.Göçmek işini birlikte yapma.
- gönderimkelimeis.Bir dil ögesinin anlamca gösterdiği kavram, nesne vb. şey.
- görevkelimeis.Bir nesne veya kimsenin yaptığı iş; iş görme yetisi; fonksiyon. (1942)
- görevselcilikkelimeis.Dildeki ögeleri ve bunların bağıntılarını, bildirişimde taşıdıkları görevler açısından inceleyen dil bilimi akımı.
- görünümkelimeis.Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi; görünme durumu; manzara.