326 madde
- tahripkelimeis.Ar.Bir şeyi yıkma; yıkık duruma getirme; harap etme; bozma.
- tahşidatkelimeis.Ar.Asker yığmalar; mevzilendirmeler.
- takımkelimeis.Herhangi bir iş ya da işletmede belirli amaçla kullanılan, bir faaliyette gerekli olan nesnelerin, araçların, aygıtların tümü; ekipman.
- takipkelimeis.Ar.Yakalamak ya da yetişmek amacıyla peşinden gitmek; izleme.
- taktikkelimeis.Yun.Eskiden, meydan savaşlarında kanatları düşmana paralel biçimde ve eşit uzunlukta düzenleme sanatına verilen ad.
- talimkelimeis.Ar.Öğretim.
- talimatkelimeis.Ar.Üst tarafından asta verilen, yapılacak işlere ilişkin açıklamaları içeren yazılı veya sözlü emir; direktif; yönerge.
- talimnamekelimeis.Ar.Savaşa gereken biçimde hazırlanmak için silahlı kuvvetlerde bulunan her sınıf ve silahın muharebe ve hizmet yönünden nasıl kullanılacağını, her…
- tamerkelimeis.Tam teçhizatlı asker; eksikliği olmayan er.
- tanekelimeis.Far.Tek başına bir varlık olarak ele alınıp birim sayılan nesnelerden her biri; sayı birimi olarak kullanılan nesnelerin bir teki; adet.
- tankkelimeis.İng.Sıvı maddeleri taşımakta kullanılan metal depo.
- tankçıkelimeis.Tank kullanan ve tankla birlikte savaşan asker.
- tapakelimeis.İt.Tahta, mantar, plastik, kauçuk gibi maddelerden yapılan ve dar ağızlı bir kabı kapatmaya yarayan nesne; tıpa; tıkaç.
- taramakelimeis.Taramak eylemi.
- taretkelimeis.İng.Savaş gemilerinde, topun makine bölümünü ve topçuları düşman ateşinden koruyan, yassı ve yuvarlak biçimli, kapalı zırhlı bölme.
- tatbikatkelimeis.Ar.Uygulama; uygulamalar.
- tayınkelimeis.Ar.Erata dağıtılan yiyecek; asker azığı.
- tecavüzkelimeis.Ar.Aşma; bir şeyin ötesine geçme; sınırı aşma.
- tecritkelimeis.Ar.Soyma; soyulma.
- teçhizatkelimeis.Ar.Donatım.
- tekmilkelimeis.Ar.Tamamlama; bitirme; sona erdirme.
- teknisyenkelimeis.Fr.Teknik liselerle iki yıllık meslek yüksek okullarını bitiren kimsenin unvanı.
- temaskelimeis.Ar.Dokunma; değme; dokunuş.
- terfikelimeis.Ar.Yükseltme; yukarı kaldırma.
- tertipkelimeis.Ar.Düzen; usul.
- teskerecikelimeis.Teskere taşımakla görevli kimse.
- tespitkelimeis.Ar.Bir nesneyi yerinden kıpırdamaz duruma getirme.
- tesviyekelimeis.Ar.Bir şeyi bir yer ile aynı düzeye getirme; düzeyleme; düzleme.
- tevcihkelimeis.Ar.Bir yana, yöne ya da yere döndürme; çevirme.
- tezkerekelimeis.Ar.Bir şeyi hatırlatmaya, bir haberi bildirmeye yarayan kısa yazı; not.
- tikelimeis.Askerlikte, bir törenin başladığını bildirmek, askerleri bir araya toplamak vb. amaçlarla çalınan borazanın çıkardığı tiz ses.
- timkelimeis.İng.Özel bir görev için birbiri ile sıkı bir işbirliğine girmiş topluluk.
- tiraskelimeis.Ar.Kalkanlar.
- tirasekelimeis.Ar.Kalkanlar.
- tomahavkkelimeis.Kuzey Amerika yerlileri olan Kızılderililerin kullandığı savaş baltası.
- topkelimeis.Çevgenle vurulan top; topaç.
- topçekerkelimeis.Ağır topla donatılmış küçük savaş gemisi; gambot.
- topçukelimeis.Top yapan ya da satan.
- topçulukkelimeis.Topçu sınıfı.
- torpidobotkelimeis.İng.Ana silahı torpil olan, hızlı, küçük tonajlı savaş gemisi.
- torpilkelimeis.Lat.Su altında patlayarak düşman gemilerine zarar veren hareketli veya sabit su altı silahlarına verilen genel ad.
- torpilcikelimeis.Torpil işleri ile uğraşan kimse.
- tutsaklıkkelimeis.Tutsak olma durumu; esaret.
- tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
- tümgeneralkelimeis.Türk Silahlı Kuvvetlerinde tuğgeneral ile korgeneral arasındaki üst subay rütbesi, (1935).
- türskelimeis.Ar.Kalkan.
- türuskelimeis.Ar.Kalkanlar.
- uçkelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
- uçaksavarkelimeis.Uçaklara ve her türlü hava saldırılarına karşı kullanılabilen silahların genel adı.
- ulaştırmakelimeis.Ulaştırmak eylemi.