500+ madde
- hücumkelimeis.Ar.Bir kimseye veya topluluğa düşmanca saldırma; saldırı.
- nöbetçikelimeis. sf.Kesintisiz sürdürülmesi gereken bir işi yerine getirme görevi kendisine gelmiş kişi veya iş yeri; nöbet bekleyen kimse.
- örtülükelimesf.Örtüsü bulunan; örtü sahibi olan; örtü edinmiş olan.
- üstünlükkelimeis.Üstün olma durumu; rüçhan.
- zırhlıkelimesf.Zırhı bulunan; zırhı olan.
- cemiyetkelimeis.Ar.Toplum; topluluk, (19.yy).
- derinlikkelimeis.Bir şeyin dibi ile yüzeyi arasındaki uzaklık.
- destekkelimeis.Far.Küçük el; elcik.
- frenkelimeis.Lat.Durduran, alıkoyan şey; engel.
- ihtiyatkelimeis.Ar.Herhangi bir konuda geleceği düşünerek ölçülü olma; sakınma.
- ikmalkelimeis.Ar.İstenilen düzeye getirme; kemale erdirme; olgunlaştırma.
- takipkelimeis.Ar.Yakalamak ya da yetişmek amacıyla peşinden gitmek; izleme.
- tertipkelimeis.Ar.Düzen; usul.
- yaverkelimeis.Far.Yardımcı.
- yazıcıkelimesf.Yazan.
- astsubaykelimeis.Türk ordusunda erbaşlar ile subaylar arasında çeşitlirütbeler taşıyan asker.
- cenahkelimeis.Ar.Kanat.
- irtibatkelimeis.Ar.Bir yer veya kişi ile kurulan bağ; bağlı olma; bağlantı.
- istihbaratkelimeis.Ar.Yeni edinilen bilgiler; haber almalar; duyumlar.
- keşifkelimeis.Ar.Ortaya çıkarma; meydana çıkarma; açma.
- medetkelimeis.Ar.Zor durumda kalmış bir kimseye yapılan yardım; imdat.
- bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.
- kuruluşkelimeis.Kurulmak eylemi veya biçimi.
- torpilkelimeis.Lat.Su altında patlayarak düşman gemilerine zarar veren hareketli veya sabit su altı silahlarına verilen genel ad.
- muhasarakelimeis.Ar.Kuşatma; çevirme; etrafını sarma.
- müsademekelimeis.Ar.Birbirine çarpma; çarpışma; çatışma.
- tespitkelimeis.Ar.Bir nesneyi yerinden kıpırdamaz duruma getirme.
- zayiatkelimeis.Ar.Yok olan şeyler; kaybolan şeyler; kayıplar.
- başçavuşkelimeis.Türk silahlı kuvvetlerinde üstçavuş ile kıdemli başçavuş arasında yer alan subay yardımcılarından bir astsubay ve rütbesi.
- bombardımankelimeis.Fr.Bir yeri top mermileri atarak tahrip etmek; topa tutma.
- alarmkelimeis.İt.Tehlikeli durumlarda, tehlikeyi halka duyurma.
- çekiçkelimeis.eT.Çivi çakmak, maden dövmek gibi işlerde kullanılan saplı demir veya çelik araç.
- devriyekelimeis.Ar.Dolaşarak güvenliği sağlayan güvenlik gücü veya görevlisi.
- girmekelimeis.Dış sayılan yerden veya ortamdan içeri geçmek işi.
- kışlakelimeis.eT.Askerlerin toplu olarak barındığı büyük bina ve bu binaların bulunduğu yer.
- manevrakelimeis.Lat.Bir makinenin, bir cihazın işleyişini düzenleme, yönetme eylemi veya biçimi.
- sıhhiyekelimeis.Ar.Sağlık işlerinin tümü.
- sülüskelimeis.Ar.Üçte bir.
- müdahalekelimeis.Ar.Başkasının yapmakta olduğu iş veya davranışı değişik biçimlerde yönlendirmek veya etkilemek için yapılan girişim; karışma; el atma.
- mülhakkelimesf.Ar.Bir bütüne sonradan katılmış olan; eklenmiş; ilhak edilmiş olan.
- muvazzafkelimesf.Ar.Bir görev veya hizmetle yükümlü olan.
- tahripkelimeis.Ar.Bir şeyi yıkma; yıkık duruma getirme; harap etme; bozma.
- bataryakelimeis.Lat.Bir subayın komutasındaki ağır silahlarla bunların hizmetinde bulunan araçların bütünü.
- çatışmakelimeis.Birbirine çatma işi.
- komutakelimeis.Bir askerî birliği ve o birlikle ilgili işleri yönetme işi ve yetkisi; kumanda.
- mevcutkelimesf.Ar.Var olan; hazırda olan; bulunan.
- mevzikelimeis.Ar.Yer; mahal.
- perakendekelimesf.Far.Düzenli olmayan; dağınık; perişan; düzensiz.
- personelkelimeis.Fr.Bir kurum veya kuruluşta çalışan kişilerin tümü.
- topçukelimeis.Top yapan ya da satan.