338 madde
- ağızlaşmakkelimef.Sözleşmek; anlaşmak.
- akçalaşmakkelimef.Pazarlık etmek.
- akışmakkelimef.Hep birlikte bir yöne doğru topluca yürümek.
- anışmakkelimef.Birinin ardından konuşmak; sözünü etmek.
- aralaşmakkelimef.Birbirinden ayrılmak; aralık durmak; uzaklaşmak; .
- arkalaşmakkelimef.Birbirine yardımcı olmak; birbirine destek olmak; yardımlaşmak.
- artlaşmakkelimef.Ata binenin arkasına binmek; art arda binmek.
- atanlaşmakkelimef.Ağız kavgası etmek; atışmak.
- avkalaşmakkelimef.Oynaşmak; sevişmek.
- avlaşmakkelimef.Toplanmak; yığılmak.
- ayaklaşmakkelimef.Zıt gitmek; çekişmek.
- aydışmakkelimef.Tartışmak; sözlü kavga etmek.
- aznaşmakkelimef.Bozuşmak; kavga etmek; birbirine girmek.
- barışmakkelimef.Birbirine gitmek, gitmekte yardım ve yarış etmek.
- belişmekkelimef.Bölüşmek; paylaşmak.
- belleşmekkelimef.Tanışmak.
- bıdılaşmakkelimef.İki kişi konuşmak.
- bilişmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini tanımak; tanışmak.
- bingeşmekkelimef.eT.Birbirinin üzerine binmek; .
- bırdırdaşmakkelimef.Ağız kavgası etmek.
- boğcalaşmakkelimef.Boğuşmak.
- bozulaşmakkelimef.(Develer için) bir arada bağrışmak.
- büküşmekkelimef.Bükmekte yardım etmek; birlikte bükmek
- buruşmakkelimef.Vuruşmak; dövüşmek.
- caggıldaşmakkelimef.Bir araya gelerek bağrışmak veya ötüşmek.
- cağıldaşmakkelimef.Kavga etmek.
- çahışmakkelimef.Söz yarışı yapmak.
- çahışmakkelimef.Dengelemek; denge sağlamak.
- çahmaşmakkelimef.Birbirine girmek; karışmak.
- çakışmakkelimef.Birbiri ile çarpışmak; vuruşmak.
- çangışmakkelimef.Dövüşmek.
- carlaşmakkelimef.Toplanıp konuşmak; tartışmak; görüşmek.
- çataşmakkelimef.Çatışmak.
- çatışmakkelimef.İki ve daha çok nesnenin bir noktada birbirleri çarpışarak, dayanarak, kavuşarak birleşmeleri.
- cavırdaşmakkelimef.Cıvıldaşmak.
- çavurdaşmakkelimef.Gürültü yapmak; anlaşılmaz biçimde hep birden konuşmak.
- cebelleşmekkelimef.Ar.Dövüşürcesine boğuşmak.
- çekişmekkelimef.Bir şeyi uçlarından tutarak karşılıklı çekmek.
- cemkirişmekkelimef.Birbirine karşı gelmek; karşılıklı sert cevap vermek.
- çenteleşmekkelimef.Çekişmek; tartışmak; münakaşa etmek.
- çığırdeşmekkelimef.Kavga, gürültü etmek.
- çığırışmakkelimef.Yüksek sesle birlikte bağrışmak; çığrışmak.
- çıhışmakkelimef.Dövüşmek.
- çıkışmakkelimef.Çıkmakta yardım ve yarış etmek; birlikte çıkmak.
- cıngışmakkelimef.Tartışmak.
- çınkışmakkelimef.Tartışmak.
- çırgışmakkelimef.Çağrışmak; bağrışmak.
- çiteşmekkelimef.Karşılıklı ağız kavgası yapmak; dalaşmak.
- çıtırlaşmakkelimef.Birbirine girmek; karışmak; dolaşmak.
- çıtnaşmakkelimef.(Hayvan, özellikle köpek için) çiftleşmek.