500+ madde
- abıdmakkelimef.Saklamak; gizlemek.
- abımakkelimef.Örtmek; gizlemek.
- abıtmakkelimef.Saklamak; gizlemek.
- açıtmakkelimef.Ekşitmek; acıtmak.
- açmakkelimef.Kapalı, sarılı, bağlı, katlı, dürülü veya buruşuk vaziyetteki bir nesneyi açık, düz hâle getirmek; çözmek; düzeltmek; aralamak; aralık etmek.
- adırmakkelimef.Ayırmak; tefrik etmek.
- adutlamakkelimef.Avuçlamak.
- agırlamakkelimef.Ağırlamak; saygı göstermek; saymak; ihtiram ve itibar etmek; ikram ve ihsanda bulunmak; ululamak; yüceltmek.
- agıtmakkelimef.Yükselmek.
- aglatmakkelimef.Savmak; uzaklaştırmak; ıraklaştırmak.
- agnatmakkelimef.Hayvanın debelenmesini sağlamak; debelendirmek.
- agrıtmakkelimef.Ağrı vermek; ağrıtmak; acıtmak.
- agtarmakkelimef.Aktarmak; devirmek; yenmek.
- agulamakkelimef.Ağılamak.
- ahsatmakkelimef.Aksatmak; topallatmak.
- ahtarmakkelimef.Aktarmak; altını üstüne getirmek.
- akılamakkelimef.Cömert saymak; cömertliğe nispet etmek.
- akılmakkelimef.Şaşırtmak; şaşalatmak.
- akıtmakkelimef.Akmasını sağlamak; .
- akturmakkelimef.Yükseltmek.
- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- alduzmakkelimef.Malını elinden aldırmak; soyulmak.
- alıgsamakkelimef.Almak istemek.
- alkamakkelimef.Dua ve ilahi terennüm etme.
- alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
- alsamakkelimef.Almak istemek.
- alturmakkelimef.Aldırmak.
- amaçlamakkelimef.Bir amaca, bir hedefe ulaşmayı arzulamak; istihdaf etmek; kastetmek; gütmek; niyet etmek.
- amurtmakkelimef.Sakinleştirmek; teskin etmek; yatıştırmak; dindirmek.
- andgarmakkelimef.Yemin ettirmek; ant içirmek.
- angdımakkelimef.Av için pusuya yatmak; yakalamak için tuzak kurmak; hile yapmak; etrafını sarmak.
- angıtmakkelimef.Şaşırtmak.
- anglamakkelimef.Akıl erdirmek; anlamak.
- anumakkelimef.Hazırlanmak.
- anutmakkelimef.Hazırlamak.
- aralamakkelimef.İki şey arasını biraz açmak, biraz boşluk meydana getirmek; ayırt etmek; arayı açmak; aralık bırakmak.
- argamakkelimef.Atkı atmak.
- argarmakkelimef.Yormak.
- argulamakkelimef.Arasından geçmek; arasını yarmak; geçmek.
- argurmakkelimef.Yormak.
- argurtmakkelimef.Yordurmak.
- argurtturmakkelimef.Yordurtmak.
- arıglamakkelimef.İğdiş etmek.
- arılamakkelimef.Temizlemek, paklamak, arındırmak.
- arıtmakkelimef.Çocuğu sünnet etmek.
- arıtmakkelimef.Kirlerinden temizlemek; silmek; kiri yok etmek.
- arkamakkelimef.Aramak; yoklamak; arayıp taramak. [Yüknekî]
- arpalamakkelimef.Arpa vermek.
- artatmakkelimef.Tahrip etmek; mahvetmek; bozmak; yıkmak.
- artınmakkelimef.Yüklemek.