- arkakelimeis.Dolaşılarak varılan taraf.
- artkelimeis.Arka taraf; geri.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
- atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- bakırkelimeis.Esmer kızıl renkte, ısı ve elektriği iyi ileten, dövülerek şekillendirilebilecek yumuşaklıkta, atom numarası 29, kütlesi 63,34, ergime sıcaklığı 1084…
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
- bungsızkelimezf.Eksiksiz.
- büntegkelimezf.Böyle; bunun gibi.
- eçikelimeis.Amca.
- edsizkelimeis.Cisimsizlik; cismanî olmama; maddî olmama.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
- erdemkelimeis.Sansk.Ahlak bakımından övülen iyilikçilik, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı; fazilet; edep; terbiye; hüner; , (1935…
- erkenkelimezf.İken. [Yüknekî]
- erklikelimezf.İken. tug taşıkar erkli (tuğ çıkarken)
- eşkelimeis.eT.Birey veya nesne olarak ayrı olmakla birlikte biçim, durum, nitelik, ölçü vb. bakımlardan birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer…
- içkelimeis.Herhangi bir yer, alan, cisim veya durumun sınırları arasında kalan yer; dahil.
- içirekikelimezf.İçteki; içindeki.
- ikikelimeis.eT.Birden sonra gelen sayının adı.
- kamagkelimezm.Far.(Belirsizlik zamiri) hep; tüm; bütün; hepsi; her şey.
- kamışkelimeis.Buğdaygillerden su kenarlarında ve bataklıklarda yetişen, sert ve boğumlu gövdeli, şerit yapraklı pek çok bitkinin ortak adı; kargı; bambu;…
- karşıkelimeis.eT.Bir kimsenin görüş ve hareketlerine zıt tutum ve davranış; zıt; aksi; muhalif; muarız.
- kekelimeis.Arka; geri.
- keçkelimezf.(Vakit için) geç; geç vakit.
- kergekkelimeis.Gerek; ihtiyaç; lazım lüzum; gereken şey.
- keyikkelimeis.Geyik.
- kırkkelimeis.Otuz dokuzdan sonra gelen ilk sayı.
- kiyikkelimeis.bknz. keyik [Nevayi]
- kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
- kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
- kopkelimezf.Hep; bütün; hepsi; tamamı.
- körügkelimeis.Güzel; güzellik.
- közünçkelimeis.Bir şey seyreden halk; seyirci.
- kükelimeis.Ün; şöhret; şan.
- küçkelimeis.Güç; kuvvet. [Yüknekî]
- kumkelimeÇiğil.Silisli kayaçların, kayaların ve bazı mineral parçalarının doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasıyla meydana gelen, büyüklüğü 0.002-2 mm. arasında…
- kürkelimeis.Hile; desise; fesat; alda; al; kandırma; sahtekârlık.
- kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]
- nekelimezm.eT.Soru zamiri; hangi şey.
- nengkelimezm.Belirsizlik zamiri; herhangi biri.
- ogkelimeis.Ara; fasıla.
- ogrıkelimeis.Hırsız; haydut; .
- ögrünçükelimeis.Sevinç; neşe.
- ökkelimee.Pekiştirme edatı; kuvvetlendirme edatı. bēn ök (ben kendim)