1. arkakelimeis.Dolaşılarak varılan taraf.
  2. artkelimeis.Arka taraf; geri.
  3. artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
  4. arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
  5. atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
  6. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  7. bakırkelimeis.Esmer kızıl renkte, ısı ve elektriği iyi ileten, dövülerek şekillendirilebilecek yumuşaklıkta, atom numarası 29, kütlesi 63,34, ergime sıcaklığı 1084…
  8. barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
  9. başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
  10. bedizkelimeis.Resim; tasvir.
  11. birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
  12. bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
  13. bungsızkelimezf.Eksiksiz.
  14. büntegkelimezf.Böyle; bunun gibi.
  15. eçikelimeis.Amca.
  16. edsizkelimeis.Cisimsizlik; cismanî olmama; maddî olmama.
  17. ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
  18. erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
  19. erdemkelimeis.Sansk.Ahlak bakımından övülen iyilikçilik, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı; fazilet; edep; terbiye; hüner; , (1935…
  20. erkenkelimezf.İken. [Yüknekî]
  21. erklikelimezf.İken. tug taşıkar erkli (tuğ çıkarken)
  22. kelimeis.eT.Birey veya nesne olarak ayrı olmakla birlikte biçim, durum, nitelik, ölçü vb. bakımlardan birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer…
  23. kelimeis.Herhangi bir yer, alan, cisim veya durumun sınırları arasında kalan yer; dahil.
  24. içirekikelimezf.İçteki; içindeki.
  25. ikikelimeis.eT.Birden sonra gelen sayının adı.
  26. kamagkelimezm.Far.(Belirsizlik zamiri) hep; tüm; bütün; hepsi; her şey.
  27. kamışkelimeis.Buğdaygillerden su kenarlarında ve bataklıklarda yetişen, sert ve boğumlu gövdeli, şerit yapraklı pek çok bitkinin ortak adı; kargı; bambu;…
  28. karşıkelimeis.eT.Bir kimsenin görüş ve hareketlerine zıt tutum ve davranış; zıt; aksi; muhalif; muarız.
  29. kekelimeis.Arka; geri.
  30. keçkelimezf.(Vakit için) geç; geç vakit.
  31. kergekkelimeis.Gerek; ihtiyaç; lazım lüzum; gereken şey.
  32. keyikkelimeis.Geyik.
  33. kırkkelimeis.Otuz dokuzdan sonra gelen ilk sayı.
  34. kiyikkelimeis.bknz. keyik [Nevayi]
  35. kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
  36. kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
  37. kopkelimezf.Hep; bütün; hepsi; tamamı.
  38. körügkelimeis.Güzel; güzellik.
  39. közünçkelimeis.Bir şey seyreden halk; seyirci.
  40. kelimeis.Ün; şöhret; şan.
  41. küçkelimeis.Güç; kuvvet. [Yüknekî]
  42. kumkelimeÇiğil.Silisli kayaçların, kayaların ve bazı mineral parçalarının doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasıyla meydana gelen, büyüklüğü 0.002-2 mm. arasında…
  43. kürkelimeis.Hile; desise; fesat; alda; al; kandırma; sahtekârlık.
  44. kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]
  45. nekelimezm.eT.Soru zamiri; hangi şey.
  46. nengkelimezm.Belirsizlik zamiri; herhangi biri.
  47. ogkelimeis.Ara; fasıla.
  48. ogrıkelimeis.Hırsız; haydut; .
  49. ögrünçükelimeis.Sevinç; neşe.
  50. ökkelimee.Pekiştirme edatı; kuvvetlendirme edatı. bēn ök (ben kendim)