145 madde
- agırlıkkelimeis.İkram; ağırlayış.
- alıgkelimeis.Kötü; fena; alık.
- anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
- angıtkelimeis.eT.Kanatları kiremit renginde, ördeğe benzer bir tür kuş; angut.
- arguçkelimeis.İnsanın aldandığı nesneler; aldatıcı.
- argunkelimeis.Bir tür büyük fare.
- arkakelimeis.Dolaşılarak varılan taraf.
- artkelimeis.Arka taraf; geri.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
- asrıkelimeis.Kaplan.
- ataçkelimeis.Sevgili ata.
- atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
- avrankelimeis.Demirci ocağı biçiminde yapılan ekmek fırını.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- aydıngkelimeis.Ay aydınlığı.
- aygırkelimeis.Döl için seçilmiş, iğdiş edilmemiş damızlık erkek at.
- ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
- bagırsakkelimeis.Merhamet.
- bakırkelimeis.Esmer kızıl renkte, ısı ve elektriği iyi ileten, dövülerek şekillendirilebilecek yumuşaklıkta, atom numarası 29, kütlesi 63,34, ergime sıcaklığı 1084…
- balakelimeis.eT.Kuş yavrusu; palaz; yavru; .
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- basutkelimeis.Yardım; arka; kömek.
- batmankelimeis.Miktarı yer yer 2,5 kg. ile 10 kg. arasında değişen eski bir ağırlık ölçüsü birimi.
- biliksizlikkelimeis.Bilgisizlik; cehalet.
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- bokkelimeis.eT.Yeşil küf.
- bongkelimeis.Ağır bir şeyin yere düşerken çıkardığı ses.
- bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
- bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
- çahşakkelimeis.Dağ tepesindeki taşlık yer; çağşak.
- çakkelimezf.Bir şeyin özü, aynısı; tam; işte; aynı; doğru olarak; tamamıyla.
- çalpakkelimeis.eT.Kir; pislik.
- çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
- çındankelimeis.Sansk.Sandal ağacı, (Santalum album).
- çirkelimeis.Yağ.
- çulımankelimeis.Su birikintisi.
- eçikelimeis.Amca.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- ekimkelimeis.Ekmek eylemi.
- emkelimeis.eT.İlaç; merhem; tedavi vasıtası.
- erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
- erdemkelimeis.Sansk.Ahlak bakımından övülen iyilikçilik, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı; fazilet; edep; terbiye; hüner; , (1935…
- erkekkelimeis.İnsan, hayvan ve bitkilerin dişi cinsini dölleyici olanı.
- erkenkelimezf.İken. [Yüknekî]
- erkenkelimezf.Zamanın ilerlememiş bir anı.
- erngeyükelimeis.Altı parmaklı adam.
- eşkelimeis.eT.Birey veya nesne olarak ayrı olmakla birlikte biçim, durum, nitelik, ölçü vb. bakımlardan birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer…
- esizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- eteklikkelimeis.Belden aşağı giyilen tek parça kadın giysisi; etek.