- acışmakkelimef.Ağrımak; sızlamak; için için acımak.
- ağmaşmakkelimef.Yükselmek.
- ataklaşmakkelimef.Atak hâle gelmek; atak olmak.
- ayrışmakkelimef.Kendisini meydana getiren birleşenlere veya ögelere ayrılmak.
- azışmakkelimef.Gittikçe şiddetlenmek; kızışmak; azgınlaşmak.
- bertişmekkelimef.Sertleşmek.
- çapraşmakkelimef.Far.Karışık, anlaşılmaz, çözülmez ve içinden çıkılmaz duruma gelmek; karmakarışık olmak.
- çiftleşmekkelimef.Çift duruma gelmek; ikileşmek.
- direşmekkelimef.eT.Bir işi sonuna kadar götürmek için uğraşmak; sebat etmek; dayanmak.
- dolaşmakkelimef.eT.Gezmek; gezinmek.
- dürişmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; mücadele etmek.
- dürüşmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; gayret etmek.
- etişmekkelimef.Barıştırmak.
- evrişmekkelimef.Bir işle uğraşmak; çabalamak; bir işin üstüne düşmek.
- gagalaşmakkelimef.Gaga durumuna gelmek; gaga biçimi kazanmak.
- gıcışmakkelimef.Bir işe bütün gücü ile girişmek; iyi çalışmak.
- gızışmakkelimef.(Nemli tahıl için) paslanmak ve bakterilerin etkisi ile kendi kendine ısınmak; kızışmak.
- hırışmakkelimef.Haksız bir işte direnmek; inat etmek.
- ırışmakkelimef.Sevinmek.
- iğeşmekkelimef.eT.İnatlaşmak; zıt gitmek; aksilik etmek.
- kadılaşmakkelimef.Kadı gibi olmak.
- kışmakkelimef.Kılmak; yapmak; etmek.
- kızışmakkelimef.Çok ısınmak; aşırı sıcaklığa ulaşmak.
- koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
- kokuşmakkelimef.Çürüyüp bozularak kötü bir koku yaymak; kokmak; taaffün etmek.
- kötüleşmekkelimef.Kötü bir durum almak.
- kütlemekkelimef.Bir yere vurma, çarpma veya zorlama sonucunda “küt” diye ses çıkarmak.
- onaşmakkelimef.Kendisi ile ilgili olan bir işi onamak; rıza göstermek.
- sanışmakkelimef.Düşünmek; tefekkür etmek; mülahaza etmek.
- satgaşmakkelimef.Rastgelmek.
- sıkışmakkelimef.Basınç yapacak kadar birbirine yaklaşmak; birbiri üzerine yığılmak; sıkışık, tıkanık durumda olmak.
- tanglaşmakkelimef.Şaşmak; acayip bulmak.
- yatışmakkelimef.Şiddeti, hızı, etkisi azalmak; sakin ve durgun bir duruma gelmek.