sıkışmak

kelimef.

sık-ış-mak

  1. 1

    Basınç yapacak kadar birbirine yaklaşmak; birbiri üzerine yığılmak; sıkışık, tıkanık durumda olmak.

  2. 2

    Basınçla dar bir yere zorla girmek.

  3. 3

    Baskı yaratan iki şey arasında basılı kalmak; kısılmak; hareket edemez, kımıldayamaz duruma gelmek.

  4. 4

    Para veya maddî olanaksızlık yüzünden zor durumda kalmak; parasız kalmak; başı sıkılmak; eli darda olmak.

  5. 5

    (Kalp, göğüs vb. için) çarpıntı duymak; kasılmak; darlık ve sıkıntı vermek; çarpıntı yapmak.

  6. 6

    Şiddetle aptes yapma ihtiyacını duymak; aptesi gelmek.

  7. 7

    mecaz.(Tamir için) masraf çıkmak; tamir parası ödemek.

  8. 8

    f.işteş.(El vb. için) karşılıklı olarak tutup sıkmak.