500+ madde
- artistkelimeis.Fr.Güzel sanatlardan birini meslek edinmiş kimse; sanatçı; sanatkâr.
- artistlikkelimeis.Artistin yaptığı iş.
- asfaltkelimeis.Yun.Katı kahverengi-siyah, 1’e yakın yoğunlukta, 50 ile 100 °C arasında yumuşayan, petrol eterinde erimeyen, ancak karbon sülfürde eriyen bir madde;…
- asfalt bitideyimKüçük otomobil.
- asfalt etmekdeyimBir kimseyi ayakta duramayacak kadar dövmek.
- asfalyakelimeis.Yun.Elektrik sigortası.
- asfalyaları gevşemekdeyimDizlerinin bağı çözülmek.
- Asılma depoya gider!deyim"Yılışma; sırnaşma; boşuna üsteleme!" anlamında kullanılır.
- asılmakkelimef.Bir şeyi tutup çekmek.
- asılmakkelimef.Yakın arkadaşlık kurmak için bir kadına, kıza isteğini sözle, davranışla belli etmek; yanaşmak.
- asıntıkelimeis.Bir işi geciktirme; tavik.
- asıntı olmakdeyimTebelleş olmak; yapışkanlık etmek; gelip sırnaşmak.
- asıp kesmekdeyimYasaların tanıdığı yetkilerin dışına çıkarak halka zulmetmek; müstebit davranmak; acımasız davranmak.
- askerkelimeis.Ar.Yurt savunması için devlet tarafından yetiştirilip donatılan bütün subay, astsubay, er ve erbaşlarla askerî memur ve öğrenciler; çeri; leşker; cünd.
- asker etmekdeyimBirini bir işle görevlendirmek.
- askerden kurtarmakdeyimBir mazeret sebebiyle veya mazeret uydurarak askerlik görevini yerine getirmemek.
- askıkelimeis.Bir nesneyi asmağa mahsus yapılmış araç; askılık.
- askı etmekdeyimBirinin abdest almak için askıya bıraktığı ceketinin cebinden para veya cüzdan çalmak.
- askıcıkelimeis.Askı yapan veya satan kimse.
- askıntı olmakdeyimBirinin üzerine düşerek rahatsız etmek.
- aslan sütüdeyimRakı.
- aslan yatağıdeyimYiğit ve cesur insanları çok olan yer.
- asmakkelimef.Bir nesneyi bir yere aşağı doğru sarkacak biçimde takmak, bağlamak.
- aspirinkelimeis.Alm.org.-kim. Ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan ve salisilik asidin asetillenmesiyle elde edilen asetilsalisilik asit: CH3-CO-O-C6H4-CO2H
- assolistkelimeis.Fr.Bir gazinoda en son şarkı söyleyen sanatçı.
- astarkelimeis.Far.Cinsel ilişki; cima.
- astar etmekdeyimSevişmek; cinsel ilişkide bulunmak.
- astikkelimesf.Erme.Pezevenk; muhabbet tellalı..
- aşağı mahalledeyimAlt tarafta kalan mahalle.
- aşıramentokelimeis.Hırsızlık, çalma, aşırma.
- aşırılmakkelimef.Üzerinden geçirilmek.
- aşırmakelimeis. sf.Aşırmak suretiyle yapılan; aşırtma.
- aşırmakkelimef.Bir nesneyi yüksek bir şeyin üstünden öte yana geçirmek.
- aşırmasyonkelimeis.Çalma, hırsızlık.
- aşırtmakkelimef.Bir şeyi yüksek bir yerden öte tarafa geçirmeyi sağlamak; atlatmak.
- aşna fişnedeyimGizli dost; oynaş.
- at gözüdeyimDişilik organı.
- at pazarında eşek osurtmakdeyimKonuştuklarının boşa gitmesi, dinlenilmemesi.
- atıf babadeyimErkeklik organı.
- atışkelimeis.Atmak işi; fırlatma işi.
- atlamakkelimef.Bir yükseklikten ayakları yerden kesilmiş olarak sıçrayıp geçmek; ; çıvmak; hoplamak; kalgımak; sekmek; sıçramak. Duvardan atlamak.
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
- atmasyonkelimesf.Gerçekle ilgisi olmayan; asılsız; uydurma; yalan; mübalağa.
- atmasyoncukelimeis.Gerçekle ilgisi olmayan, yalan şeyler söyleyen kimse; yalancı; palavracı.
- atmasyonculukkelimeis.Yalancılık; uydurmacılık; palavracılık.
- atraskelimeis.İsp.Kıç; makat.
- attırmakkelimef.Atmak işini bir başkasına yaptırmak; .
- avadanlıkkelimeis.Far.Dülger ve marangoz esnafının aletlerini koyduğu kutu veya dolap; alet ve edevat dolabı; sandık; .
- avanskelimeis.Fr.İleride yapılacak bir ödemeden düşülmek üzere önceden verilen para; öndelik.
- avans vermekdeyimİleride kesilmek üzere birinin alacağına karşılık bir miktar ödeme yapmak.