500+ madde
- deryā-yı lā'ldeyimKırmızı deniz.
- deryā-yı rahmetdeyimRahmet denizi.
- despotkelimeis.Yun.Bizans imparatorlarının bazı kimselere verdiği yüksek unvan.
- destankelimeis.Far.Gerçek ile olağanüstü olayların karıştığı kahramanlık olaylarını veya tarihsel bir olayı övüp yücelten uzun ve manzum bir edebî tür; epope.
- destekkelimeis.Far.Küçük el; elcik.
- desteklemekkelimef.Bir şeyin sağlam veya dengede durmasını sağlamak için destek koymak.
- destgâhkelimeis.Far.Dokuma tezgâhı.
- deşarjkelimeis.Fr.Boşalma.
- deşilmekkelimef.eT.Yarılarak içi dışına çıkarılmak.
- deşmekkelimef.eT.İçini çıkarmak.
- devkelimeis.Far.Masallarda geçen, olağanüstü büyüklükte, insanlar gibi evlenen, çoluk çocuğu olan, iyi veya kötü olabilen yaratık.
- dev adımı iledeyimBüyük atılımlar hâlinde.
- devalüasyonkelimeis.Fr.Millî paranın değerinde, esas alınan başka bir ülke parası karşısında belirli bir oranda isteyerek yapılan indirim; değer düşürme.
- devekelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
- deve depiğideyimDeve tekmesi.
- devirmekkelimef.eT.Ayakta veya dik duran bir şeyin dengesini bozarak düşürmek veya yatık duruma getirmek; çevirmek; döndürmek.
- deycurkelimeis.Ar.Karanlık.
- deyrkelimeis.Ar.Manastır; kilise.
- deyr-i harābātdeyimEski yıkıklıklar.
- deyr-i mugāndeyimMecusî mabedi.
- deyr-i tengdeyimDar kilise.
- dımdızlakkelimesf.Çırçıplak.
- dibakelimeis.Far.İpek saten veya ipek kadife üzerine altın ve gümüş işlemeli ağır kumaş.
- dîde-bānān-ı âlemdeyimYedi gezegen.
- dîde-i hurūsdeyimHoroz gözü.
- diftiklenmekkelimef.(Kumaş için) tarazlanmak.
- dikenkelimeis.eT.Bazı bitkilerin gövde ve dalları ile bazı hayvanların derisinde bulunan ucu sivri ve delici sert çıkıntılar.
- dikkatkelimeis.Ar.İncelik; dakiklik.
- diklenmekkelimef.Dik duruma gelmek.
- dikleşmekkelimef.] Dik durum almak.
- diktatörkelimeis.Lat.Eski Roma’da olağanüstü yetkilere sahip olan ve belli bir süre iktidara gelen mutlak yönetici.
- dikte etmekdeyimBirine bir şeyi yüksek sesle söyleyerek yazdırmak.
- dilkelimeis.eT.Ağız boşluğunda yer alan, arka kısmıyla ağız tabanına bağlanan, tat almağa, yutkunmaya ve konuşmaya yarar, çizgili kaslardan meydana gelmiş, uzun,…
- dilemekkelimef.eT.Sahip olmadığı bir şeyin veya bulunmadığı durumun gerçekleşmesini istemek; arzu etmek; murat etmek.
- dilencikelimeis. sf.Geçimini dilenmek suretiyle sağlayan (kişi); başkalarına el açan; isteyici.
- dilenci vapurudeyimBütün iskelelere uğrayarak sefer yapan yolcu vapuru.
- dilenmekkelimef.eT.Sadaka istemek.
- dilinden anlamakdeyimBir canlının veya çocuğun çıkardığı seslerden ne demek istediğini anlamak.
- dilkilikkelimeis.Tilki gibi oluş.
- dilsizkelimesf.Konuşma organlarında veya beynin konuşma merkezinde bulunan bir bozukluk sebebiyle konuşamayan; ahraz.
- dimdikkelimezf.Çok dik olarak.
- dinkelimeis.Ar.Gidilen yol; şeriat.
- dinamokelimeis.Fr.Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren aygıt; elektrojeneratör.
- dinsizkelimesf.Dinî inancı olmayan; ateist.
- diplomalıkelimesf.Diploması olan.
- diplomasikelimeis.Fr.Milletler arası ilişkileri düzenleyen anlaşmalar bilimi.
- diplomatlıkkelimeis.Diplomatın yaptığı iş veya mesleği.
- dipten budamakdeyimBudama işlemini toprak seviyesinden yapmak.
- direkkelimeis.eT.Ağaç, metal veya beton gibi malzemelerden yapılma düşey doğrultuda yerleştirilen uzun ve kalın destek.
- dirhemkelimeis.Ar.Bir okkanın dört yüzde biri oranında, bölgelere ve ülkelere göre ağırlığı değişen ve İstanbul için 3,207 gram tespit edilen, eski bir ağırlık ölçüsü…