1. deryā-yı lā'ldeyimKırmızı deniz.
  2. deryā-yı rahmetdeyimRahmet denizi.
  3. despotkelimeis.Yun.Bizans imparatorlarının bazı kimselere verdiği yüksek unvan.
  4. destankelimeis.Far.Gerçek ile olağanüstü olayların karıştığı kahramanlık olaylarını veya tarihsel bir olayı övüp yücelten uzun ve manzum bir edebî tür; epope.
  5. destekkelimeis.Far.Küçük el; elcik.
  6. desteklemekkelimef.Bir şeyin sağlam veya dengede durmasını sağlamak için destek koymak.
  7. destgâhkelimeis.Far.Dokuma tezgâhı.
  8. deşarjkelimeis.Fr.Boşalma.
  9. deşilmekkelimef.eT.Yarılarak içi dışına çıkarılmak.
  10. deşmekkelimef.eT.İçini çıkarmak.
  11. devkelimeis.Far.Masallarda geçen, olağanüstü büyüklükte, insanlar gibi evlenen, çoluk çocuğu olan, iyi veya kötü olabilen yaratık.
  12. dev adımı iledeyimBüyük atılımlar hâlinde.
  13. devalüasyonkelimeis.Fr.Millî paranın değerinde, esas alınan başka bir ülke parası karşısında belirli bir oranda isteyerek yapılan indirim; değer düşürme.
  14. devekelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
  15. deve depiğideyimDeve tekmesi.
  16. devirmekkelimef.eT.Ayakta veya dik duran bir şeyin dengesini bozarak düşürmek veya yatık duruma getirmek; çevirmek; döndürmek.
  17. deycurkelimeis.Ar.Karanlık.
  18. deyrkelimeis.Ar.Manastır; kilise.
  19. deyr-i harābātdeyimEski yıkıklıklar.
  20. deyr-i mugāndeyimMecusî mabedi.
  21. deyr-i tengdeyimDar kilise.
  22. dımdızlakkelimesf.Çırçıplak.
  23. dibakelimeis.Far.İpek saten veya ipek kadife üzerine altın ve gümüş işlemeli ağır kumaş.
  24. dîde-bānān-ı âlemdeyimYedi gezegen.
  25. dîde-i hurūsdeyimHoroz gözü.
  26. diftiklenmekkelimef.(Kumaş için) tarazlanmak.
  27. dikenkelimeis.eT.Bazı bitkilerin gövde ve dalları ile bazı hayvanların derisinde bulunan ucu sivri ve delici sert çıkıntılar.
  28. dikkatkelimeis.Ar.İncelik; dakiklik.
  29. diklenmekkelimef.Dik duruma gelmek.
  30. dikleşmekkelimef.] Dik durum almak.
  31. diktatörkelimeis.Lat.Eski Roma’da olağanüstü yetkilere sahip olan ve belli bir süre iktidara gelen mutlak yönetici.
  32. dikte etmekdeyimBirine bir şeyi yüksek sesle söyleyerek yazdırmak.
  33. dilkelimeis.eT.Ağız boşluğunda yer alan, arka kısmıyla ağız tabanına bağlanan, tat almağa, yutkunmaya ve konuşmaya yarar, çizgili kaslardan meydana gelmiş, uzun,…
  34. dilemekkelimef.eT.Sahip olmadığı bir şeyin veya bulunmadığı durumun gerçekleşmesini istemek; arzu etmek; murat etmek.
  35. dilencikelimeis. sf.Geçimini dilenmek suretiyle sağlayan (kişi); başkalarına el açan; isteyici.
  36. dilenci vapurudeyimBütün iskelelere uğrayarak sefer yapan yolcu vapuru.
  37. dilenmekkelimef.eT.Sadaka istemek.
  38. dilinden anlamakdeyimBir canlının veya çocuğun çıkardığı seslerden ne demek istediğini anlamak.
  39. dilkilikkelimeis.Tilki gibi oluş.
  40. dilsizkelimesf.Konuşma organlarında veya beynin konuşma merkezinde bulunan bir bozukluk sebebiyle konuşamayan; ahraz.
  41. dimdikkelimezf.Çok dik olarak.
  42. dinkelimeis.Ar.Gidilen yol; şeriat.
  43. dinamokelimeis.Fr.Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren aygıt; elektrojeneratör.
  44. dinsizkelimesf.Dinî inancı olmayan; ateist.
  45. diplomalıkelimesf.Diploması olan.
  46. diplomasikelimeis.Fr.Milletler arası ilişkileri düzenleyen anlaşmalar bilimi.
  47. diplomatlıkkelimeis.Diplomatın yaptığı iş veya mesleği.
  48. dipten budamakdeyimBudama işlemini toprak seviyesinden yapmak.
  49. direkkelimeis.eT.Ağaç, metal veya beton gibi malzemelerden yapılma düşey doğrultuda yerleştirilen uzun ve kalın destek.
  50. dirhemkelimeis.Ar.Bir okkanın dört yüzde biri oranında, bölgelere ve ülkelere göre ağırlığı değişen ve İstanbul için 3,207 gram tespit edilen, eski bir ağırlık ölçüsü…