1. dağıtmakkelimef.eT.Dağılmasına sebep olmak.
  2. dağlıkelimesf.Dağlık bölge halkından olan.
  3. dalgakelimeis.eT.Su yüzeyinde rüzgâr, deprem gibi doğal etkenlerin meydana getirdiği alçalıp yükselme biçimindeki kıvrımlı hareket.
  4. dalga motordeyimSevgili; ilişki kurulan kimse.
  5. dalgasına taş atmakdeyimBirinin düzenini bozmak, rahatını kaçırmak.
  6. dalgaya düşmekdeyimDalgınlıkla unutmak, yanılmak.
  7. dalgaya düşürmekdeyimBirisini meşgul ederek dikkatini dağıtmak.
  8. dalgaya getirmekdeyimBirinin dalgınlığından yararlanarak aldatmak.
  9. dalgıçkelimeis.Batık bir şeyi çıkarmak için özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinmiş kimse; balık adam; kurbağa adam.
  10. dalız etmekdeyimDalmak; girmek.
  11. dallamakelimeis.Budama eylemi.
  12. dalmakkelimef.eT.Gücünü yitirmek.
  13. damkelimeis.eT.Binaları dış etkilerden korumak için üzerlerine konulan, çoğunluğu kiremit örtü.
  14. dam ağasıdeyimHapishanede egemenlik kurmuş tutuklu; koğuş dayısı.
  15. damarcıkelimesf.Damardan uyuşturucu almayı alışkanlık edinmiş.
  16. damatkelimeis.Far.Anne veya baba için, kızlarının kocası; güvey.
  17. damgalıkelimesf.(Kâğıt, hayvan, süs eşyası için) damgası olan; damga vurulmuş; damgalanmış.
  18. dandikkelimesf.Çing.Kavgacı; dövüşken.
  19. daniskakelimesf.En iyi, en yüksek, en büyük.
  20. dans etmekdeyimMüziğin ritmine uygun olarak estetik değer taşıyan vücut hareketleri yapmak.
  21. darphanekelimeis.Ar.Madenî para basılan yer.
  22. daskaloskelimeis.Yun.Usta pezevenk.
  23. dasnikkelimeis.Erme.Pezevenk.
  24. davakelimeis.Ar.hukBir hüküm ile hukukî korunmanın sağlanması için yargı organlarına yapılan başvuru.
  25. davlumbazkelimeis.Ocak ve fırın dumanlarını çekmek üzere binalarda aspiratör ile donatılmış ve bir bacaya bağlı piramidimsi veya oval yapıdaki çıkıntı.
  26. davulkelimeis.Ar.Çember biçiminde enli bir kasnağın iki yanına deri gerilerek yapılan ve tokmakla çalınan bir ritmik çalgı; tomruk.
  27. davul etmekdeyimKızdırmak.
  28. davul tozudeyimGerçekleşmesi imkânsız olay.
  29. davulcu osuruğu gibi araya gitmekdeyim(Başka zamanlarda önem arz etmesine rağmen) gürültü patırtı arasında dikkati çekmemek, ilgi görmemek.
  30. davulu deldirmekdeyim(Erkek için) ilk kez eşcinsel ilişkide edilgin olmak.
  31. dayamacıkelimeis.Perçin yapılırken veya doğrultma sırasında karşı taraftan dayama çekicini tutan kişi.
  32. dayanmakkelimef.eT.Bir yere kendini dayamak, yaslamak; oradan destek almak; yastanmak; istinat etmek.
  33. dayıkelimeis.tar. İmparatorluk döneminde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp’ta seçimle başa geçen yönetici.
  34. dayılanmakkelimef.Büyüklenmek; böbürlenmek.
  35. dayılıkkelimeis.Dayı olma durumu veya dayı olanın niteliği.
  36. dedekelimeis.Çocuğa göre babanın veya annenin babası; büyük baba.
  37. defanskelimeis.Fr.sporSavunma.
  38. defterikebirden okumakdeyimÇok ağır küfürleri ardı ardına sıralamak.
  39. defterlikelimesf.Defteri olan; defteri bulunan.
  40. değirmenkelimeis.eT.Taneli bitkileri öğütüp un hâline getirmeye yarar alet.
  41. değnekçikelimeis.Değnek yapıp satan kimse.
  42. dehlemekkelimef.Hayvanı yürütmek.
  43. dehlenmekkelimef.(Hayvan için) “Deh!” sözü ile yürütülmek.
  44. dehşet palasdeyimKarakol binası.
  45. deliğe girmekdeyimHapse girmek; tutuklanmak.
  46. deliğe tıkmakdeyimHapsetmek; tutuklamak.
  47. delikkelimeis.Delinmiş, yırtılmış yer.
  48. deliklikelimesf.Deliği olan.
  49. deliksizkelimesf.Deliği olmayan.
  50. delmekkelimef.eT.Delik açmak.