133 madde
- başkalaşmakkelimef.Başka bir varlığa dönüşmek.
- beslenmekkelimef.Kendini beslemek.
- betonlaşmakkelimef.(Dökülen beton harcı için) donup sertleşmek; beton hâline gelmek.
- boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
- böceklenmekkelimef.İçinde veya üstünde böcek üremiş olmak; bitlenmek.
- bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
- cinlenmekkelimef.Cinli olmak; cinlerin saldırısına uğradığı sanılmak.
- çamurlaşmakkelimef.Çamur durumuna gelmek.
- çerezlenmekkelimef.Kuru yemiş cinsinden bir şeyler yemek.
- çırpınmakkelimef.Bir acı etkisi ile vücudun bazı yerlerini, özellikle kol ve bacakları şiddetle sallamak, sarsmak; sağa sola savurmak.
- çimlenmekkelimef.Yiyeceklerden azar azar alıp yemek.
- çirozlaşmakkelimef.(Uskumru için) yumurtalarını atarak zayıflamak.
- çöpürlenmekkelimef.Kirlenmek.
- çullanmakkelimef.Toplanmak.
- dağılmakkelimef.eT.Toplu hâlde bulunurken birbirinden ayrılıp uzaklaşmak.
- debelenmekkelimef.Bir acının etkisiyle veya bir baskından kurtulmak için rastlantısal hareketlerde bulunmak; çırpınmak.
- demirleşmekkelimef.Demir duruma gelmek; demir özelliği göstermek.
- deprenmekkelimef.eT.Kıpırdanmak, hareket etmek; yerinden oynamak; sarsılmak.
- diftiklenmekkelimef.(Kumaş için) tarazlanmak.
- diklenmekkelimef.Dik duruma gelmek.
- dikleşmekkelimef.] Dik durum almak.
- dilenmekkelimef.eT.Sadaka istemek.
- dişlenmekkelimef.(Çocuk için) dişi çıkmak.
- dokunmakkelimef.eT.Bir şeye, bir kimseye eliyle veya vücudunun herhangi bir yeriyle değmek; temas etmek; hafifçe sürünmek.
- dolaşmakkelimef.eT.Gezmek; gezinmek.
- dolmakkelimef.eT.Dolu hâle gelmek.
- dönmekkelimef.eT.Ekseni etrafında daire çizecek şekilde hareket etmek; dolanmak; devretmek.
- dövünmekkelimef.Aşırı üzüntü ve pişmanlık gibi sebeplerle çırpınmak; dizlerini elleriyle vurmak şeklinde üzüntüsünü belli etmek.
- düğümlenmekkelimef.Kendi kendine düğüm olmak.
- eğilmekkelimef.eT.Eğik bir durum almak.
- erkeklenmekkelimef.(Kadın için) erkek sahibi olmak; erkek edinmek.
- eşekleşmekkelimef.(Sıpa için) eşek olmak; eşek özelliği kazanmak.
- etlenmekkelimef.Et sahibi olmak; et almak; et edinmek; eti olmak.
- fırçalanmakkelimef.Üzerindeki elbiseyi kendi kendine fırça ile temizlemek.
- filizlenmekkelimef.(Tohum ve bitkiler için) filiz vererek yeşermek; çimlenmek; cücüklenmek.
- fosilleşmekkelimef.Fosil durumuna gelmek.
- gelişmekkelimef.(Canlılar için) gelişme dönemlerinden geçerek büyümek; olgunlaşmak; boy atmak.
- gerginleşmekkelimef.Gergin bir durum almak.
- giyinmekkelimef.Kendi üzerine giymek; kendi kendini giydirmek.
- görünmekkelimef.eT.Başkaları tarafından görülür duruma gelmek; görülür olmak; birinin kendini görmesini sağlamak.
- gurtlanmakkelimef.Kurtlanmak.
- hafifleşmekkelimef.Hafif duruma gelmiş olmak.
- havalanmakkelimef.Kapalı bir yerin havasını değiştirmek.
- ıkınmakkelimeBir zorluk, bir acı veya ağır bir şeyi kaldırma gibi durumlarda soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak.
- incinmekkelimef.(Vücudun herhangi bir yeri veya bir organ için) çarpma, sıkışma, burkulma, ters bir hareket gibi etkenlerle ağrı ve acı verir duruma gelmek.
- iştahlanmakkelimef.Yemek isteği gelmek; yemek isteği artmak; iştahı açılmak; iştahı uyanmak.
- kabalaşmakkelimef.Kaba duruma gelmek.
- kadifeleşmekkelimef.Kadife durumuna gelmek.
- kanatlanmakkelimef.Kanat sahibi olmak; kanat edinmek; kanadı çıkmak; kanadı olmak.
- kanlanmakkelimef.(Kişi için) vücudunda kanı artmak; daha sağlıklı durum almak.