1. abalamakkelimef.Yeni elbise giydirip kuşatmak.
  2. abandırmakkelimef.Birinin abanma işini yapmasını sağlamak.
  3. abarmakkelimef.eT.Almak; alıp götürmek.
  4. abartmakkelimef.Bir şeye olduğundan çok önem vermek; aşırı büyütmek; büyüksemek; büyütmek; dallandırmak; izam etmek; mübalağa etmek; şişirmek.
  5. abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
  6. abuklandırmakkelimef.Umutlandırmak.
  7. acaplamakkelimef.Kınamak; ayıplamak.
  8. acarlamakkelimef.Yenilemek.
  9. acıştırmakkelimef.Acıtmak; canını yakmak.
  10. adalamakkelimef.(Yağmur suları tarafından) bir yerin etrafını doldurarak ada hâline getirmek; ada görünümü vermek.
  11. addırmakkelimef.Bir sıvıyı fışkırtmak.
  12. adlamakkelimef.Ayıklamak.
  13. afaralamakkelimef.Harman yerinde kalan taş, toprak ve kesmikli ürün kalıntısını toplamak.
  14. afartmakkelimef.Abartmak.
  15. afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
  16. afkınlamakkelimef.Toprağı gübrelemek; gübreyi toprağa karıştırmak.
  17. agızmakkelimef.[eAT, -ur] (Fasulye, nohut, mercimek gibi taneli şeyler için) akıtmak.
  18. aglamakkelimef.Ayıklamak; ayıklayarak temizlemek; aklamak.
  19. ağdırmakkelimef.eT.Bir destek veya serene bağlamak suretiyle yukarılara tırmanmasını sağlamak. «Asmaları çardağa ağdırdı.»
  20. ağıllamakkelimef.Sürüyü sağmak üzere ağıla kapamak.
  21. ağıştırmakkelimef.Üstü kapalı anlatmak; ima etmek.
  22. ağıtlamakkelimef.El kol ve vücut hareketleri ile karşısındakini sakındırmak.
  23. ağızlamakkelimef.Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.
  24. ağızlatmakkelimef.Keskinliği kaybolmuş bir kesici aleti bilemek.
  25. ağızlıklamakkelimef.Doğru yolu göstermek.
  26. ağnamakkelimef.Anlamak.
  27. ahbunlamakkelimef.Toprağı gübrelemek; gübre dökmek.
  28. ahdarmakkelimef.Devşirmek; toplamak.
  29. ahırlatmakkelimef.Hayvanı ahıra alıştırmak.
  30. ahtarmakkelimef.Aktarmak; altını üstüne getirmek.
  31. akıtmakkelimef.Akmasını sağlamak; .
  32. aklamakkelimef.Beyazlaştırmak; ağartmak.
  33. alaflamakkelimef.[-l(ı)yor] Hayvanlara ot ve yem vermek.
  34. alaflamakkelimef.Alevlemek; tutuşturmak; ateşe vermek.
  35. alaklamakkelimef.Çalmak; aşırmak.
  36. alaktırmakkelimef.Dedikoduyla ortalığı karıştırmak; ara bozmak.
  37. alazlamakkelimef.Aleve tutarak hafifçe üstten yakmak.
  38. alazlamakkelimef.Özentisiz ve baştan savma iş yapmak.
  39. alazlatmakkelimef.Alevde hafifçe yaktırmak.
  40. alçalamakkelimef.Sindirmek; hakaret etmek; yenmek.
  41. aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
  42. aldırmakkelimef.Birisine almak işini yaptırmak.
  43. aldurmakkelimef.Kaptırmak; aldırmak.
  44. alındırmakkelimef.Kızdırmak; üzülmesine sebep olmak; .
  45. alıştırmakkelimef.Birine bir işi veya bir eylemi kolay ve çabuk yapabilme becerisini kazandırmak.
  46. alıştırmakkelimef.Tutuşturmak; alevlendirmek; yakmak; ateşe vermek.
  47. alızlamakkelimef.Cılız taneleri samandan ayırmak için savurmak.
  48. alkaçmakkelimef.Kız kaçırmak.
  49. alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
  50. alleflemekkelimef.Tahılı kalburla temizlemek.