153 madde
- adırılmakkelimef.Ayrılmak.
- adırmakkelimef.Ayırmak; tefrik etmek.
- adırtlamakkelimef.Ayırt etmek; bölmek; tefrik etmek; ayırmak; ayıklamak.
- akılmakkelimef.Akmak; yürümek.
- alkınmakkelimef.Tükenmek; bitmek; sonuna kadar alınmak;son bulmak; azalmak;eksilmek yok olmak; kaybolmak; mahvolmak.
- amranmakkelimef.Sevmek.
- asılmakkelimef.Artırılmak.
- asutmakkelimef.Artırmak; çoğaltmak.
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- atanmakkelimef.eT.Yetkili kişi adına hareket etmek üzere bir işte görevlendirilmek; tevkil kılınmak.
- atkanmakkelimef.Bağlanmak; kelepçelenmek.
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- azlanmakkelimef.Hırslanmak.
- balmakkelimef.Bağlanmak; kuşatılmak.
- bamakkelimef.Bağlamak; raptetmek. [Yüknekî]
- basutlamakkelimef.Desteklemek; yardım etmek.
- belgülemekkelimef.Belgelemek; işaret etmek; işaretlemek.
- bışmakkelimef.Olmak; pişmek.
- bışrunmakkelimef.Olgunlaşmak.
- bildürmekkelimef.Bildirmek; anlatmak. [Yüknekî]
- bililmekkelimef.Bilinmek; tanınmak.
- bilmekkelimef.Bir şeyi öğrenmiş, kavramış olmak; malumat edinmek. [Yüknekî]
- birgertmekkelimef.Bir araya getirmek.
- birikmekkelimef.eT.Birleşmek; bir olmak. [Yüknekî]
- birmekkelimef.Vermek. [Yüknekî]
- bodulmakkelimef.Bağlanmak; yapışıp kalmak.
- bölmekkelimef.Bir bütünü iki ve daha çok parçalara ayırmak; taksim etmek.
- bölülmekkelimef.Bölünmek.
- bölünmekkelimef.Başkası tarafından parçalara, bölüklere ayrılmak.
- böritmekkelimef.Temas etmek; dokunmak.
- bulgalışmakkelimef.Birbirine bulanmak; karışmak.
- bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
- bultukmakkelimef.Bulunmak.
- bululmakkelimef.Bulunmak.
- bügülenmekkelimef.Tabiatüstü güç göstermek; büyülemek.
- bütmekkelimef.Bitmek; tamamlanmak; gerçekleşmek.
- bütürmekkelimef.Tedavi etmek; sağaltmak.
- egsütmekkelimef.Eksiltmek; azaltmak.
- eksütmekkelimef.Eksiltmek; azaltmak.
- emgenmekkelimef.Acı çekmek; ıstırap çekmek; eziyet çekmek.
- ermekkelimef.Olmak; imek (cevher fiili). [Yüknekî]
- ertmekkelimef.Fazla olmak; aşmak; geçmek.
- ertürmekkelimef.Yapmak; işlemek; ifa etmek.
- evrilmekkelimef.Çevrilmek; dönmek.
- ıratmakkelimef.Uzaklaştırmak; uzağa götürmek.
- ıymakkelimef.Üzerine titremek; üstüne düşmek.
- içkermekkelimef.İçine almak; içermek; ihata etmek; ithal etmek.
- iderişdürmekkelimef.Birbirini takip ettirmek.
- ilildürmekkelimef.Birbirine bağlamak; ilindirmek; bağlantı kurmak.
- irmekkelimef.Yalnızlık duymak; üzülmek.