500+ madde
- batsıkkelimeis.Batış.
- baturkelimesf.Moğ.Savaşlarda gücü ve gözü pekliğiyle üstün gelen; kahraman; yiğit; cesur; bahadır.
- baykelimesf.eT.Zengin; varlıklı; ağa.
- baymakkelimef.eT.Kelepçelemek; bağlamak; bent etmek; ipe vurmak.
- bazkelimesf.Bağımlı; tabi.
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- bedizcikelimeis.Ressam.
- bedizlemekkelimef.Süslemek.
- bedizmekkelimef.Süslemek; bezemek.
- bedükkelimesf.Büyük.
- bedümekkelimef.Büyümek.
- bedzemekkelimef.Heykel ve resimlerle süslemek; bezemek.
- bedzetmekkelimef.Süsletmek.
- begdemekelimeis.Cennet.
- begiçkelimeis.Beycik.
- beglikkelimesf.Bey olmaya layık; bey olacak olan.
- begnikelimeis.Buğday, darı, arpa gibi şeylerden yapılan içki; bira.
- belkelimeis.eT.Kol ve bacakların birleştiği yer; bel.
- belgükelimeis.Alamet; işaret; nişan; marka; belgi; belge; im.
- belgülügkelimesf.Belirli; görünen; açık; sarih; vâzıh.
- beltirkelimeis.Yolların birleştiği yer; kavşak; dört yol ağzı.
- benkelimezm.eT.Teklik birinci kişi zamiri. .
- bengkelimeis.Yüzdeki ben; leke.
- benggükelimesf.Öncesi ve sonu olmayan; sonsuz; ebedî.
- bengikelimeis.Sevinç; mutluluk.
- bengizkelimeis.Beniz.
- bengkükelimeis.Yazıt; kitabe.
- bengligkelimesf.Benekli; beyaz benekli.
- bengükelimesf.Moğ.Sabit kalacak nitelikte; sonsuz; ebedî.
- beningkelimezm.Teklik birinci kişi iyelik durumu; benim.
- bergerükelimezf.Beriye doğru.
- beridenkelimezf.eT.Beri taraftan.
- berigmekelimesf.Vermiş olan.
- bermekkelimef.Vermek. [Yüknekî]
- bersigkelimeis.Verme arzusu.
- berükikelimezf.Beriki; berideki.
- beşkelimeis.eT.Dörtten sonra, altıdan önce gelen sayının adı.
- beşinçkelimesf.Beşinci.
- bikelimeis.Kısrak.
- biçikelimeis.Kadın.
- biçinkelimeis.Maymun.
- bıçmakkelimef.Biçmek; kesmek.
- biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
- bidgüçikelimesf.Savaş dansı yapan.
- bidimekkelimef.Dans etmek.
- bilkelimeis.Bel.
- bilekelimezf.Birlikte; beraber. [Yüknekî]
- bilgekelimeis.eT.Bilgi sahibi, iyi ahlaklı, örnek alınacak olgunluğa ulaşmış kişi; hakîm; akıllı; dirayetli; fetanetli; muktedir; mütebahhir. (1935).
- bilgeligkelimesf.Hakîm olan; bilge olan.
- biligkelimeis.Bilgi; hikmet; vukuf; malumat.