391 madde
- hıkelimee.Doğrulama bildirir; evet.
- hışarkelimee.Eğer.
- hikelimee.Evet; doğru.
- hişkelimee.Hiç.
- hiyyakelimee.Evet.
- hiyyekelimee.Evet.
- hoçkelimee.Far.Bununla birlikte.
- hoçumkelimee.Hoş; iyi.
- horakelimee.Gösterme edatı; ora; bura; şura.
- hoyokelimee.Evet; öyle.
- hozenekelimee.Boşuna değil; sebepsiz değil.
- ıdıkelimee.Olumsuzun kuvvetlendiricisi.
- ıhıkelimee.İşte; burada.
- içinkelimee.“Ara, iç” anlamı verir.
- içinekelimee.İçin.
- ilakelimee.Ar.İki sayı arasına gelerek “küçükten büyüğe kadar” anlamı verir.
- ilahirikelimee.Ar.Ve başkaları; vesaire.
- ilenkelimee. zf.Birlikte olarak; beraber.
- imikelimee.Öyle mi, emi anlamında uyarma edatı.
- imişsekelimee.bknz. mısa
- irsekelimee.İse.
- irserkelimee.İse.
- kadarkelimee.Ar.(Nicelik ve nitelik karşılaştırmakta) eşitlik, denklik ilgisi kurar: ölçüsünde; derecesinde.
- karşınkelimee.Gerekenin aksine olarak; mantığın kabul ettiği biçimin karşıtı bir biçimde; rağmen, (1935).
- kâşkelimee.Far.Keşke.
- kâşakelimee.Far.Keşke.
- kâşkkelimee.Far.Keşke.
- kayrıkkelimee.Ar.Ayrı; başka.
- kekelimee.Ar.Arapça’da benzetme harfidir; “gibi, benzer” anlamı katar. “ ke-enne (sanki), ke-zālik (yine öyle; yine aynı)
- kellakelimee.Ar.Asla; hiçbir zaman; katiyen.
- kellikelimee.“Sonra” edatı gibi çıkma durumundaki sözlerden sonra gelerek birbirine bağladığı iki yargıdan ilkini zorlayıcı bir neden olarak gösteren bir edat.
- kemakelimee.Ar.Gibi; benzer; olduğu üzere.
- keyfekelimee.Ar.Nasıl; her nasıl?
- kıpkelimee.Sıfatları pekiştirir.
- kibikkelimee.Gibi.
- kimikelimee.Gibi.
- kiminkelimee.Gibi.
- kipikelimee.Gibi.
- korsankelimee.Oysa; sanki.
- koyamkelimee.Far.Göre.
- kömkelimee.“Kök” kelimesini pekiştiren edat. “köm kök” (gömgök)
- köpkelimee.Pekiştirme edatı. köp kök (gömgök)
- künkelimee.Çin.Çokluk edatı. (Çoğul eki yerine kullanılır.)
- lakelimee.İşin tahakkukunu ve bitmesini gösteren fiiller sonuna gelen bir edat. Bu söz, Oğuzlarda işin olduğunu bilmediği için dinleyen adamda bir parça inkâr…
- la-eke.Ar.Arapça kelimelerde olumsuzluk ifade eden bir ön ek; değil.
- lekelimee.eT.Yapılması, olması, gerçekleşmesi beklenmediği, şüpheli görüldüğü hâlde eylem gerçekleşmişse, beklenmedik durumu ifade için, çekimli fiilden sonra…
- lehkelimee.Ar.Onun için; ona; onun tarafına; ondan yana.
- lehakelimee.Ar.bknz. leh
- levkelimee.Ar.Olsa bile.
- leytekelimee.Ar.(Olması imkânsız şeyler için) “Ne olurdu!”, keşke.