500+ madde
- avantakelimeis.Fr.Emek, zaman ve para harcamadan elde edilen kazanç.
- avanta vurmakdeyimAvanta ile kazanç elde etmek.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- ayarlamakkelimef.Bir düzeneğin veya aletin çalışma bakımından istenilen ölçüye gelmesini sağlamak.
- ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
- ayazlamakkelimef.(Hava için) kuru soğuğa çevirmek.
- ayazlaşmakkelimef.Soğumak.
- ayıkelimeis.eT.Etçil olmakla beraber bal, meyve ve köklerle beslenen iri yapılı, tabanları üzerinde yürüyen, kısa kuyruklu, uzun burunlu, postu uzun tüylü, 2
- ayıp sallamakdeyimUygunsuz bir hareket yapmak.
- aynakelimeis.Far.Işığı yansıtarak cisimlerin görüntüsünü veren arkası sırlı cam; gözgü.
- aynacıkelimeis.Ayna yapan veya ayna satan kimse.
- aynalıkelimesf.Aynası olan.
- aynasızkelimesf.Aynası olmayan.
- aynasızlıkkelimeAynası olmama hâli.
- ayran ağızlıdeyimAptal; bön; budala; sersem; salak; boşboğaz; geveze.
- ayranı kabarmakdeyimAşırı ölçüde öfkelenmek; köpürmek.
- ayranı yok içmeye atla gider sıçmayadeyimYoksulluğuna rağmen gösteriş için harcamada bulunanlara söylenen alay sözü.
- Azrail’e el ense çekmekdeyimÖlümü göze alarak çalışmak.
- babakelimeis.eT.Bir çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek; ata; cet; peder; .
- baba dostudeyimBirine iyilik eden ve babasının arkadaşı olan kimse.
- baba torikdeyimİri ve şişman torik.
- babaçkokelimesf.(İnsan ve hayvan için) iri; büyük yapılı.
- babafingokelimeis.Yun.Yelkenli gemilerde güverteden itibaren yelken direklerinin üçüncü ve en üst parçası.
- babalı kâğıtdeyimÜzeri işaretlenmiş olan iskambil kâğıdı.
- babanın aşık kemiğine..deyimKüfür ve hakaret sözü.
- babanın şarap çanağına..deyimKüfür ve hakaret sözü.
- babayı almakdeyimKötü bir durumla karşılaşmak.
- babayı yemekdeyimYenilmek, kaybetmek.
- badanakelimeis.Duvarları boyamakta kullanılan sıvı boya veya kireç.
- bademkelimeis.Far.Gülgillerden 6-8 m. boyunda meyvesi sert kabuklu bir meyve ağacı, (Amygdalus communis).
- badem şekerideyimNişastalı şeker tabakasıyla kaplı badem içi.
- badokelimesf.Fr.İşsiz güçsüz; serseri; alık alık gezen.
- bagajkelimeis.Lat.Yolcunun beraberinde götürdüğü giyim vb. eşyalar.
- bağlıkelimesf.eT.Bağlanmış olan.
- bakıcıkelimeis.Bakma, görme veya koruma işini yapan kimse.
- bakımsız tarzandeyimSıska ve cılız erkek.
- bal almakdeyimÖpmek.
- bal kabağıdeyimİri ve tatlı bir kabak cinsi, (Cucurbita moschata).
- balamozkelimeis.Rom.Yaşlı kimse; ihtiyar.
- balicikelimeis.Bally koklayan uyuşturucu alışkanlığı olan kişi.
- balıkkelimeis.eT.Omurgalılardan tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, genellikle solungaçlarıyla suyun içinde erimiş halde bulunan havayı emmek suretiyle solunum yapan,…
- balık avlamakdeyimŞansı yardımcı olmak.
- balkonkelimeis.İt.Yapıların genellikle üst katlarında etrafı duvar veya parmaklıkla çevrili dışarıya doğru çıkmalar.
- ballandırmakkelimef.Bal gibi tatlı hale getirmek.
- ballıkelimesf.İçinde bal bulunan.
- balonkelimeis.Fr.Havayla veya daha hafif bir gazla şişirilen ince kauçuk veya bağırsak zarından elde edilen küçük küre.
- balon uçurmakdeyimOrtalığı karıştırmak veya yetkililerin tepkisini ölçmek amacıyla asılsız haber yaymak.
- baloncukelimeis.Balon üreten, satan veya balonlu havacılık sporu yapan kimse.
- balonculukkelimeis.Balon yapma, satma ve spor amacıyla değişik balon tipleri geliştirmeye yönelik çalışma.
- baltakelimeis.eT.Kesme, yarma ve yontma işlerinde kullanılan ağaç saplı metal yüzlü kesici bir el aleti.