1. akıkelimesf.Cömert; eli açık. [Yüknekî]
  2. akılamakkelimef.Cömert saymak; cömertliğe nispet etmek.
  3. akılıkkelimeis.Cömertlik; seleklik. [Yüknekî]
  4. akılmakkelimef.Şaşırtmak; şaşalatmak.
  5. akımkelimesf.Bir defada akacak kadar olan; akım.
  6. akın munduzdeyimBirdenbire gelen sel; deli sel.
  7. akınçıkelimeis.Gece baskını yapan asker; akıncı.
  8. akındıkelimeis.Akıntı.
  9. akışmakkelimef.Hep birlikte bir yöne doğru topluca yürümek.
  10. akıtgankelimesf.Akıtan.
  11. akıtmakkelimef.Akmasını sağlamak; .
  12. akıyagakkelimeis.İç ceviz; ceviz içi.
  13. aklışmakkelimef.Akışmak.
  14. akrukelimesf.Yavaş.
  15. akru akrudeyimYavaş yavaş.
  16. akrunkelimesf.Yavaş.
  17. akturmakkelimef.Yükseltmek.
  18. akurkelimeis.Ahır.
  19. alkelimeis.Hile, aldatma, tuzak; dolap; düzen. EUTS]
  20. alkelimesf.eT.Alev rengi parlak kırmızı.
  21. alakelimesf.eT.Yer yer siyah, yer yer de beyaz kısımları bulunan renk; siyahlı beyazlı.
  22. alakelimezf.Acele etmeden; yavaş.
  23. alaçukelimeis.Alacık; çadır.
  24. alaçulanmakkelimef.Çadır edinmek.
  25. alangırkelimeis.Tarla faresi; geleni.
  26. alarmakkelimef.(Göz için) kamaşmak.
  27. alavankelimeis.Timsah.
  28. ala~ yazıdeyimDüz ova.
  29. alçakkelimesf.eT.Yüksek olmayan; yerden yüksekliği az olan; aşağıda olan.
  30. aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
  31. alduzmakkelimef.Malını elinden aldırmak; soyulmak.
  32. alıgkelimeis.Kötü; fena; alık.
  33. alıgkelimeis.Kuş gagası.
  34. alıgsamakkelimef.Almak istemek.
  35. alıkkelimeis.Kuş gagası.
  36. alıkmakkelimef.Alçalmak.
  37. alımkelimeis.Alma işi, satın alma eylemi.
  38. alımçıkelimeis.Alıcı.
  39. alımgakelimeis.Hakanın mektuplarını Türk yazısıyla yazan kimse.
  40. alımlıgkelimeis.Alacaklı; alacağı olan kimse.
  41. alımsınmakkelimef.Alır gibi görünmek.
  42. alınlık erdeyimAlnı geniş ve yüksek olan adam.
  43. alınmakkelimef.Biri tarafından alıp başka bir yere aktarılmak; taşınmak. «Bu haberler televizyondan alındı.»
  44. alışkelimeis.Alma işi.
  45. alışkelimeis.Su ağzı; suyun havuz veya suvattan döküldüğü ağızlar.
  46. alış berişdeyimBir hakkı alma ve verme.
  47. alışgankelimesf.Alış veriş yapan kişi.
  48. alışmakkelimef.Karşılıklı almak; karşılıklı alıp vermek; birbirinden almak; ticarette bulunmak. .
  49. alkalmakkelimef.Alkışlanmak; övülmek.
  50. alkamakkelimef.Dua ve ilahi terennüm etme.