500+ madde
- abcalamakkelimef.Bacaklarını ayırarak yürümek.
- abcallamakkelimef.Sık ve telaşlı adımlarla yürümek.
- abdalkelimeis.Ar.Nefsini terbiye etmek üzere dünya işlerinden uzaklaşarak Allah’a ibadet ve zikre yönelmiş kimse; abit; zahit; veli; sofu; derviş.
- abdal otudeyimAfyon; esrar.
- abdallanmakkelimef.Dilenmek.
- abdeslikkelimeis.Evlerde el yüz vb. yıkanan yer.
- abdestlikkelimeis.Abdest almak için özel olarak yapılmış yer.
- abdestsizkelimesf.(Kişi için) abdesti bozulmuş olan, ibadet edebilmek için abdest almak zorunda olan.
- abekelimeünl.“Hey” anlamında kullanılan bir seslenme ve dikkati çekme sözü.
- abecikelimesf.Aptal.
- abeşkelimesf.Dönek; hileci.
- abeşkelimeis.Ar.Kula renginde at.
- abesikelimeis.Bir işin ustası.
- abeşivermekkelimef.Sarmaşmak; kucaklaşmak.
- abetkelimeis.Rus.Öğle yemeği.
- abikelimeis.Ağabey.
- abıçkelimeis.İki bacak arası; apış.
- abıdıkkelimesf.Beceriksiz; elinden iş gelmeyen.
- abidikkelimeis.Dalavere.
- abıkkelimesf.eT.Bozuk.
- abık sabıkdeyimSaçma sapan; gelişi güzel; ileri geri; boş söz; abuk sabuk.
- abılakelimeis.Abla.
- abılabutkelimesf.Çirkin; gösterişsiz.
- abıldanmakkelimef.(Çocuk için) emeklemeye hazırlanmak.
- abıneşetkelimeis.Far.Meni; er suyu; döl; sperma.
- abınmakkelimef.Düşeyazmak; yürürken ayağı kaymak.
- abırcınkelimesf.Memnun.
- abırcın olmakdeyimUsanmak; bıkmak.
- abışkelimeis.Apış; iki bacak arası.
- abışmakkelimef.Apışmak.
- abkınkelimesf.Atılgan; girişken.
- ablakelimeis.Yaş bakımından büyük olan kız kardeş.
- ablacıkelimesf.Ablasına çok düşkün olan.
- ablakkelimesf.Ar.İki renkli; beyaz ve siyahlı.
- abokelimeünl.Şaşma, korkma gibi duyguları ifade etmekte kullanılan söz.
- aborekelimesf.Yun.Beceriksiz.
- aboşimaskelimeis.Yun.Fırtınaya tutulma.
- aboşimas olmakdeyimEkilmiş tarlanın yağmurdan zarar görmesi.
- aboşkevariskelimeis.Yun.Etrafı toplayıp çeki düzen verme.
- abovkelimeünl.Korku ve şaşkınlık bildiren ünlem.
- abrakelimeis.Erme.Dara.
- abracıkelimeis.İdare eden; zor durumdan kurtaran; aracı.
- abralıkelimesf.(Terazi için) dengesi sağlanmış; dengeli.
- abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
- abraşkelimesf.Ar.Alaca renkli.
- abraş oturmakdeyimYan oturmak.
- abraşmakkelimef.Olduğu yerde kalmak; kalakalmak.
- abrazkelimesf.(Kadın ve dişi hayvan için) kısır.
- abriskelimeünl.Erme.Bravo; yaşa.
- abrışmakkelimef.eT.(Çocuk için) annesinin arkasına sarılmak; sırnaşmak; direnmek.