500+ madde
- deperekelimezf.Tepeden aşağı.
- depere çalmakdeyimBaşına vurmak.
- depilmekkelimef.Tepilmek; sokulmak.
- depmekelimeis.Tekme.
- depme urmakdeyimTekme atmak; tekmelemek; tepmek.
- depmekkelimef.eT.(Hayvan için) tepmek; çifte atmak.
- deribdürmekkelimeToplamış olmak.
- derilmekkelimef.Toplanmak; devşirilmek; bir araya getirilmek.
- derletmekkelimef.Terletmek.
- dervendkelimeis.Far.Derbent; dağ geçidi.
- destur vermekdeyimİzin vermek.
- devecekelimezf.Deve kadar; deve gibi.
- devletkelimeis.Ar.Talih.
- devleti depmekdeyimMutluluğunu kendi eliyle yok etmek.
- devleti düşmekdeyimBahtı dönmek; yıldızı sönmek; yıldızı kararmak.
- devletsüzkelimesf.Uğursuz; hayırsız.
- devşürmekkelimef.eT.Toplamak; devşirmek.
- deyicekkelimezf.Deyince; dediği zaman.
- deyükelimezf.Diye.
- deyübenkelimezf.Diyerek; deyip.
- deyügörmekkelimef..... diye ısrar etmek; deyip durmak.
- dibkelimeis.eT.Dip.
- dib yürümekdeyimDipten yürümek.
- dibin ala bakmakdeyimDibini ele almak; dibini, kökünü söz konusu etmek.
- dilkelimeis.eT.Ağız boşluğunda yer alan, arka kısmıyla ağız tabanına bağlanan, tat almağa, yutkunmaya ve konuşmaya yarar, çizgili kaslardan meydana gelmiş, uzun,…
- dil çıkartmamakdeyimHaberci çıkmasına izin vermemek; haber iletilmesini önlemek.
- din dinlemekdeyimBir kimsenin başkasına gizlice ve yavaş sesle söylediği sözleri gizlice dinlemek; kulak misafiri olmak.
- dirāz etmekdeyimUzatmak; uzun etmek.
- direk urmakdeyimDirekle sağlamlaştırmak; direk dayamak; payanda vurmak.
- diri gezmekdeyimYaşamak; hayatta olmak.
- dirim kanıdeyimÖldürülen birinin yerine, öldüreni öldürmekle alınan öç.
- dirim kanını almakdeyimÖldürülen yakının öcünü almak.
- dirlükkelimeis.eT.Yaşayış; hayat tarzı; geçim; geçim tarzı.
- dişi ehlideyimKadın; kadın cinsi.
- ditmekkelimef.eT.Yün, pamuk gibi elyaflı şeyleri lif lif ayırmak, taramak; kabartmak.
- divan buyurmakdeyimToplantı emretmek.
- divana çıkmakdeyimToplantıya gelmek; meclise katılmak; toplantıda bulunmak.
- dizçükkelimeis.Dizcik.
- dize yetmekdeyimDize kadar gelmek; diz boyu olmak.
- dizi üzerine çökertmekdeyimDize getirmek; yere yıkmak; bastırmak.
- dizi üzerine çökmekdeyimDizini bükerek oturmak; dizi üzerine oturmak.
- dizi üzerine gelmekdeyimDiz çökmek; yere kapanmak; yalvarmak için yere kapanmak.
- dizin basmakdeyimDiz çökmek.
- dökdürmekkelimef.Döktürmek; akıtmak.
- dökmekelimeis.Sıvı veya taneli şeyleri kabından boşaltmak eylemi.
- dölkelimeis.eT.Canlılarda üremeyi sağlayan tohum; sperma.
- dolamakelimeis.eT.Bir şeyi başka bir şeyin etrafına çevirerek sarma eylemi.
- dolama beşikdeyimÖrtüsü altın sırmalarla işlenmiş beşik.
- dolap dolap ağ sütdeyimMemeden bol miktarda gelen süt; bol süt.
- dolaşmakkelimef.eT.Gezmek; gezinmek.