313 madde
- çıgkelimeis.Sepet, hasır vb. örmede kullanılan bir tür bataklık bitkisi; kamış, (Arundinella nepalensis). [Abuşka]
- çigreymekkelimef.Uyuyamamak; uyku kaçmak; uykusuzluğa müptela olmak.
- çıkanmakkelimef.Çiğnenmek; ayaklar altında çiğnenmek.
- çılburkelimeis.Moğ.Yular; yular sapı; çilbir.
- çilgakelimeis.Moğ.Nehir, çay yatağı; dere; oyuk.
- çımdılamakkelimef.Çimdiklemek.
- cırgamakkelimef.Moğ.Eğlenmek; zevk sürmek.
- çögenkelimeis.Far.Atlı top oyunu; polo.
- çögençikelimeis.Far.Çevgân oyuncusu, ciritçi, atlı top oyuncusu.
- çökürkelimeis.Ağaç dikeni; çalı; çöğür.
- çorbakelimeis.Moğ.Yaban domuzu yavrusu; çurpa.
- çörkekelimeis.Bir ördek türü. .
- çubrumakkelimef.Moğ.Bir başkasının izince gitmek; ardına takılmak.
- çubrutmakkelimef.İzletmek; peşine takmak.
- çupçurgakelimeis.Mog.Kamçının destesine vurulan kayış.
- çürgenmekkelimef.Yanmak; ateşte alazlanmak.
- çurpakelimeis.Moğ.Yaban domuzu yavrusu; çorba.
- dakavulkelimeMoğ.Maiyet; alay; hizmet hizmetçi uşak.
- daptavulkelimeis.Moğ.Demirci; vurucu; dövücü.
- degelekelimeis.Moğ.Elbise üzerine giyilen kısa kollu giysi.
- dönenkelimeis.Moğ.Dört yaşında olan erkek at.
- doptulmakkelimef.Moğ.Çiğnemek; ayaklar altında ezmek.
- döşkelimeis.eT.Kaburga altı; boş böğür; karın boşluğu.
- dumsaymakkelimef.Burun kıvırmak; darılmak; hışımlanmak.
- etekekelimeis.Atalık; süt kardeşin babası; lala; mürebbi.
- gancugakelimeis.Moğ.Eyerin terki bağları.
- gımçınmakkelimef.Bir şeyi çok istemek.
- gözünekkelimeis.Ak ev (değirmi keçe çadır) parçalarından pencere; közünük; köznök.
- gunankelimeis.Moğ.Üç yaşına basmış tay.
- halvaçıkelimeis.Helvacı; tatlıcı.
- hanakelimeis.Mog.Eyerin yüksek yeri.
- hirevülkelimeis.Moğ.Savaşta ön safta savaşan kıta; öncü; öncü bölüğü; irevül.
- honakelimeis.Moğ.Geyik türlerinden olan sığının erkeği; erkek sığın.
- igeçikelimeis.Moğ.Büyük kız kardeş; abla.
- igermekkelimef.Takip etmek; birinin, bir şeyin arkasından yürümek.
- igikkelimeÇene kemiği.
- igirmekkelimef.Döndürmek; eğirmek.
- iglenmekkelimef.Duraklamak; oturmak; yerleşmek; vakit geçirmek; oyalanmak; eğlenmek.
- igrenmekkelimef.Ağlamak; dertli olarak gizli gizli ağlamak; inlemek.
- ilbesünkelimeis.Moğ.Bir ördek türü.
- ılmakkelimef.Bağlanmak; iliştirilmek.
- inçkirmekkelimef.Hıçkırmak; hıçkıra hıçkıra ağlamak; hafif hafif ahlaya ahlaya ağlamak.
- indemekkelimef.Çağırmak; davet etmek.
- inekekelimeis.Süt anne; mürebbiye; ebe.
- ıngramakkelimef.(Eşek için) anırmak.
- ıngranmakkelimef.Ağlamak; dertli olarak gizli gizli ağlamak, inlemek.
- ingremekkelimef.Ağlamak; dertli olarak gizli gizli ağlamak; inlemek; hüzünlü hüzünlü ağlamak. [Ş. Süleyman]
- inikelimeis.Küçük erkek kardeş.
- iregülkelimeis.Moğ.Harp safında bulunan ordunun en öndeki kısmı; öncü; öncü bölüğü; öncü kolu; ileri kol.
- irikmekkelimef.İğrenmek; nefret etmek; istikrah etmek.