172 madde
- ilsiretmekkelimef.Yerinden mahrum etmek; devletsiz bırakmak; devletsiz komak.
- iltmekkelimef.İlerletmek.
- inmekkelimef.Yukarıdaki bir yerden daha aşağıdaki başka bir yere doğru gelmek.
- irtürmekkelimef.Ulaştırmak; eriştirmek; vardırmak.
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- itmekkelimef.Düzene sokmak; düzenlemek; tanzim etmek; hazırlamak.
- kaganlamakkelimef.Kağan yapmak.
- kagansıramakkelimef.Kağansız olmak; kağansız kalmak
- kagansıratmakkelimef.Hakansız bırakmak; kağansız bırakmak.
- kamşatmakkelimef.Titretmek; depretmek; hareket ettirmek; sarsmak; sallamak; sallatmak
- kazganmakkelimef.Kazanmak; başarmak; elde etmek. [Yüknekî]
- keçmekkelimef.Geçmek. [Yüknekî]
- kelmekkelimef.Gelmek. [Yüknekî]
- kelürmekkelimef.Getirmek.
- kigürmekkelimef.Girdirmek; içeri sokmak; sokmak.
- kikşürmekkelimef.Birine kızmak; hiddetlenmek; öfkelenmek.
- kılıçlamakkelimef.Kılıçla vurmak; kılıçla saldırmak; kılıçtan geçirmek; kılıçla yaralamak veya öldürmek; .
- kılınmakkelimef.Kılmak eylemi yapılmak.
- kılınmamakkelimef.Yaratılmamak.
- kirmekkelimef.Girmek; atılmak; sokulmak. [Yüknekî]
- kışlamakkelimef.Kışı bir yerde geçirmek;
- kışmakkelimef.Kılmak; yapmak; etmek.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- konturmakkelimef.Kondurmak; yerleştirmek; iskân etmek.
- körmekkelimef.Görmek; bakmak. [Yüknekî]
- kotmakkelimef.Koymak; bırakmak; terk etmek; yerleştirmek.
- kötürmekkelimef.Götürmek.
- kubratmakkelimef.Toplamak; derleyip toplamak.
- kuladmakkelimef.Köle olmak.
- künyedmekkelimef.Çin.Cariye olmak
- kürmemekkelimef.Görmemek.
- kuvratmakkelimef.Toplamak; derleyip toplamak.
- küzetmekkelimef.Gözetmek; korumak; kollamak; saklamak; muhafaza etmek.
- odgarmakkelimef.Düşünme sonunda anlamak.
- ögirmekkelimef.Sevinmek; memnun olmak; mesrur olmak; neşelenmek.
- ögmekkelimef.Övmek; sena etmek; alkışlamak.
- ögtürmekkelimef.Övdürmek.
- okımakkelimef.Ok üzerine çentik atarak haber göndermek; davet etmek; çağırmak; davet etmek.
- ökünmekkelimef.Nedamet etmek; pişman olmak; üzülmek; üzüntü, kaygı duymak; nadim olmak.
- ölmekkelimef.(Canlı bir varlık için) canlılığı yok olmak; hayatını kaybetmek; yaşamı sona ermek.
- olurmakkelimef.Oturmak; oturmuş olmak.
- ölürmekkelimef.Öldürmek.
- olurtmakkelimef.Oturtmak.
- ömekkelimef.Düşünmek; akıl etmek; bilmek.
- oplamakkelimef.Atılmak; kendini tutamayıp fırlamak.
- örmekkelimef.Yükselmek; çıkmak belirmek.
- ozmakkelimef.Geçmek.
- sakınmakkelimef.Dikkatle kaçınmak; çekinmek.
- sançmakkelimef.Parça parça kesmek.
- sebinmekkelimef.Sevinmek.