- hoçkelimee.Far.Bununla birlikte.
- hoçumkelimee.Hoş; iyi.
- horakelimee.Gösterme edatı; ora; bura; şura.
- hoyokelimee.Evet; öyle.
- hozenekelimee.Boşuna değil; sebepsiz değil.
- içinekelimee.İçin.
- ıhıkelimee.İşte; burada.
- imikelimee.Öyle mi, emi anlamında uyarma edatı.
- kayrıkkelimee.Ar.Ayrı; başka.
- kibikkelimee.Gibi.
- kimikelimee.Gibi.
- kiminkelimee.Gibi.
- korsankelimee.Oysa; sanki.
- koyamkelimee.Far.Göre.
- narasınkelimee.Öyle değil; hayır.
- neminangkelimee.Neyine gerek; gerekmez.
- sarikelimee.Yana.
- satkelimee.Bile; üstelik; hatta.
- savkelimee.Benzer; gibi.
- savıkelimee.Benzer; gibi.
- seğmilekkelimee.Benzer; gibi.
- tadaakelimee.İşte oracıkta; şuracıkta.
- tadadakelimee.İşte oracıkta; şuracıkta.
- tahukelimee.eT.Hayır; öyle değil.
- tamankelimee.Sanki; gibi; tıpkı; görünüşe göre; anlaşılan; sanılır ki.
- tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
- teyakelimee.İşte.
- teydakelimee.İşte.
- tümezkelimee.Üstelik.
- uçunkelimee.Sebep bildirir; için; sebepten; nedenle.
- unukelimee.İşte.
- veykelimee.Far.Ey!
- yirinkelimee.İçin.
- yongaçkelimee.Belki; sanırım.
- zaykelimee.Sebep; neden.