256 madde
- abagakelimeis.Moğ.Babanın ağabeyi; babanın küçük kardeşi; amca.
- agakelimeis.Büyük erkek kardeş; ağabey; aka; .
- ahtakelimeis.Moğ.İğdiş edilmiş at.
- ahtaçıkelimeis.Seyis; öncü.
- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- argadalkelimeis.Dağ beli; dağ geçidi.
- argadamakkelimef.Moğ.Aldatmak.
- atkelimeis.İsim; ad.
- avıçkakelimeYaşlı erkek; koca; ihtiyar.
- bagışkelimeis.Çadır bağı; ak evin bent ve bağı; bağ; ip; çadır ipi.
- bahsumkelimeis.Darıdan yapılan bir içki.
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- barmakkelimef.Varmak; gitmek; ulaşmak. .
- barsçıkelimeis.Vahşî hayvan terbiyecisi.
- basrugkelimeis.Ak ev parçalarından rüzgâr, yağmur ve sıcaktan korunmak için yurt etrafına çekilen keçe.
- bekevülkelimeis.Pişen yemeğin tadına bakan kişi; çeşnici.
- bıçımakkelimef.Biçmek.
- Bizenmekkelimef.Bezenmek; süslenmek.
- boguzlagukelimeis.Boğaz; nefes borusunun üst kısmı; gırtlak.
- bohsamakkelimef.Boğulur gibi olmak; boğulur gibi ses çıkarmak; boğuna boğuna ağlamak.
- borçınkelimeis.Moğ.Dişi ördek; burçin.
- bosagakelimeis.Moğ.Yurt adı verilen çadırın kapı çerçevesinin alt kısmı; eşik.
- bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
- bugukelimeis.Geyik.
- bulamakkelimeis.Bulamaç.
- büldürgekelimeis.Moğ.Bileğe geçirmek veya asmak için kullanılan kamçı sapındaki bağ.
- bürmekkelimef.Burmak; bükmek; kıvırmak; bir şeyi iki ucundan tutup ekseni çevresinde bükmek. [DTL]
- burtagkelimeis.Moğ.Bozuk, taşlı, engebeli, dar yol.
- busmakkelimef.Pusmak; pusu kurmak; pusuya yatmak; gizlenmek; saklanmak. [Yüknekî]
- busurkanmakkelimef.Müteessif olmak; kederlenmek; üzülmek.
- çağrıkelimeis.Doğan; çakır kuş, (Hypotriorchis aesolon).
- çangdavulkelimeis.Moğ.Artçı; dümdar.
- çapavulkelimeis.Akıncı.
- çaykalmakkelimeis.Çalkanmak; sallanmak; harekete gelmek.
- cazlıgkelimeis.Eyer kaltağı altına konulan örtü veya terlik.
- cibekelimeis.Moğ.Cebe; zırh; silah.
- cibeçikelimeis.Moğ.Cebeci; silah yapımcısı.
- cibilgerkelimeis.Gem; oyan.
- çıdamakkelimef.Moğ.Tahammül etmek; katlanmak; dayanmak.
- çıgkelimeis.Sepet, hasır vb. örmede kullanılan bir tür bataklık bitkisi; kamış, (Arundinella nepalensis). [Abuşka]
- çigreymekkelimef.Uyuyamamak; uyku kaçmak; uykusuzluğa müptela olmak.
- çıkanmakkelimef.Çiğnenmek; ayaklar altında çiğnenmek.
- çılburkelimeis.Moğ.Yular; yular sapı; çilbir.
- çilgakelimeis.Moğ.Nehir, çay yatağı; dere; oyuk.
- çımdılamakkelimef.Çimdiklemek.
- cırgamakkelimef.Moğ.Eğlenmek; zevk sürmek.
- çögenkelimeis.Far.Atlı top oyunu; polo.
- çögençikelimeis.Far.Çevgân oyuncusu, ciritçi, atlı top oyuncusu.
- çökürkelimeis.Ağaç dikeni; çalı; çöğür.
- çorbakelimeis.Moğ.Yaban domuzu yavrusu; çurpa.