269 madde
- bogmakkelimef.Boğmak; sıkarak bağlamak.
- boşutmakkelimef.Bırakmak.
- bulnamakkelimef.Tutsak etmek; yakalamak; tutsak almak.
- buşurmakkelimef.Birinin canını sıkmak; sinirlendirmek. [Yüknekî]
- bütürmekkelimef.Tedavi etmek; sağaltmak.
- buzmakkelimef.Mahvetmek; bozmak; kırmak; parçalamak; tahrip etmek.
- çelilemekkelimef.Karartmak.
- çergülemekkelimef.Kurtarmak.
- çiknemekkelimef.Sıkı dikmek.
- çökitmekkelimef.Çöktürmek.
- çökürmekkelimef.Çökermek; ıhtırmak; çökertmek.
- denglemekkelimef.Bir şeyi bir başka şeye denk kılmak; denkleştirmek; denklemek.
- edermekkelimef.Aramak. [Yüknekî]
- ıdmakkelimef.Salmak; serbest bırakmak.
- igdilemekkelimef.Beslemek.
- ildürmekkelimef.İliştirmek; .
- ılıkmakkelimef.Korumak.
- imlemekkelimef.İşmar etmek; işaret etmek; göstertmek.
- irtemekkelimef.Aramak; araştırmak.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- itmekkelimef.Düzene sokmak; düzenlemek; tanzim etmek; hazırlamak.
- ivitmekkelimef.Acele etmek.
- kadırmakkelimef.Bükmek; eğmek.
- karagurmakkelimef.Karartmak.
- karılatmakkelimef.Boylatmak; boyunu ölçtürmek; karışlatmak.
- kavşurmakkelimef.Katlamak; bir araya koymak; birleştirmek; kavuşturmak.
- kavurmakkelimef.Basmak; tazyik etmek; toplamak; kavramak; yakalamak; sıkmak.
- keçürmekkelimef.Geçirmek. [Yüknekî]
- kedmekkelimef.Giymek. [Yüknekî]
- kedürmekkelimef.Giydirmek.
- keldürmekkelimef.Getirmek.
- kelürmekkelimef.Getirmek.
- kemdimekkelimef.Bıçakla kemik sıyırmak.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kerekmekkelimef.Gerekmek.
- kermekkelimef.Sonuna kadar germek; kuvvetle çekip uzatmak; aşırı germek. [Yüknekî]
- kigürmekkelimef.Girdirmek; içeri sokmak; sokmak.
- kiknemekkelimef.Fitne uyandırmak.
- kıldurmakkelimef.Kıldırmak; yaptırmak.
- kılmakkelimeyard. f.Yapmak; etmek; eylemek; işlemek; icra etmek; [Yüknekî]
- kingemekkelimef.Danışmak; görüşmek.
- kingürmekkelimef.Genişletmek.
- kingütmekkelimef.Genişletmek.
- kişemekkelimef.Kösteklemek; köstek vurmak; bağlamak.
- kısurmakkelimef.Kısaltmak.
- kitermekkelimef.Gidermek; uzaklaştırmak; çıkarmak. [Yüknekî]
- kizlemekkelimef.Gizlemek; saklamak. [Yüknekî]
- kodmakkelimef.Koymak; yere koymak; bırakmak; terk etmek; koyuvermek; yerleştirmek. [Yüknekî]
- köklemekkelimef.Bir şeyin aslını araştırmak; aslına vakıf olmak; köküne inmek.
- kolmakkelimef.İstemek; dilemek; yalvarmak; rica etmek. [Yüknekî]