- adalanmakkelimef.Tehlikeye düşmek; tehlikeli duruma düşmek; kötü hâlde olmak.
- admakkelimef.Şafak sökmek; tan atmak.
- agtınmakkelimef.Çıkmak; yükselmek.
- arılmakkelimef.Ölçülmek.
- armakkelimef.Dolaşmak.
- artamakkelimef.Bozulmak; mahvolmak; kötüleşmek. [Yüknekî]
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- badmakkelimef.Batmak.
- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- basıtmakkelimef.Basılmak; tazyik edilmek.
- basurmakkelimef.Ezilmiş olmak.
- batılmakkelimef.Batmış olmak; gömülmek.
- bedüklemekkelimef.Büyük saymak.
- bertmekkelimef.Ezmek; çiğnemek; berelemek; kırmak; parçalamak.
- bögülenmekkelimef.Büyülenmek; gizemli bilgiler etkisinde kalmak.
- boşurkanmakkelimef.Kurtarmak.
- bulgamakkelimef.Karıştırmak; bulaştırmak; bulamak.
- bulkamakkelimef.Bulanmak; karmakarışık olmak.
- bulkanmakkelimef.Bulanmak; karışmak.
- burmakkelimef.Koku saçmak.
- edikmekkelimef.Başarmak.
- egirtmekkelimef.İplik büktürmek; eğirtmek.
- elmekkelimef.Asmak; yapışmak; batmak.
- emitmekkelimef.Eğilmek; meyletmek.
- ermegürmekkelimef.İhmalkâr olmak; erinmek; tembelleşmek.
- etikmekkelimef.Başarmak.
- evrişmekkelimef.Bir işle uğraşmak; çabalamak; bir işin üstüne düşmek.
- ıçgınmakkelimef.Kaybolmak; yitmek; bozulmak; elden gitmek;
- igdilenmekkelimef.İyice beslenilmek.
- iltişmekkelimef.Münakaşa etmek; itişmek; kavga etmek.
- isimekkelimef.Isınmak; sıcak olmak.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- itilmekkelimef.Yapılmak; donatılmak; süslenmek.
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- kadıtmakkelimef.Çevirmek; döndürmek; bükmek.
- kadmakkelimef.Tipide ölmek.
- kamılmakkelimef.Boylu boyunca yere yatmış, uzanmış olmak; paçavra gibi yere yığılmak.
- kamşatmakkelimef.Titretmek; depretmek; hareket ettirmek; sarsmak; sallamak; sallatmak
- katmakkelimef.Sertleşmek; katılaşmak sert olmak.
- kekreşmekkelimef.Karşılıklı nefret etmek; birbirinden tiksinmek; birbirine düşmanlık etmek.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kerilmekkelimef.Uzatılmak; gerilmek.
- kevilmekkelimef.Gevşemek; zayıflamak.
- kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
- kızganmakkelimef.Hasislik etmek; cimrilik etmek.
- koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
- kolulamakkelimef.Düşünmek; açıklamak.
- körüşmekkelimef.Görüşmek; karşılaşmak; yüz yüze bakmak.
- köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
- küçedmekkelimef.Güçlendirmek; kuvvetlendirmek.