476 madde
- abınmakkelimef.Avunmak.
- ablamakkelimef.Avlamak.
- açmakkelimef.Acıkmak; aç olmak.
- adırılmakkelimef.Ayrılmak.
- adırınmakkelimef.Ayrılmak.
- adırmakkelimef.Ayırmak; tefrik etmek.
- admakkelimef.Farklı olmak; değişik olmak.
- adrınmakkelimef.Ayrılmak.
- agarmakkelimef.Beyazlamak.
- agımakkelimef.Püskürtmek.
- agıtmakkelimef.Akıtmak
- aglamakkelimef.Ağlamak
- agmakkelimef.Su gibi akıp gitmek; kaymak.
- agrımakkelimef.Ağrımak
- agturmakkelimef.Dağa ağdırmak.
- akızmakkelimef.Akın ettirmek.
- aklatmakkelimef.Öne sevk etmek.
- akmakkelimef.Harizm.Yağmalamak.
- alıtmakkelimef.Yakalatmak.
- alkamakkelimef.Dua ve ilahi terennüm etme.
- alkınmakkelimef.Tükenmek; bitmek; sonuna kadar alınmak;son bulmak; azalmak;eksilmek yok olmak; kaybolmak; mahvolmak.
- alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
- altızmakkelimef.Aldırtmak.
- ançolamakkelimef.(Bir büyüğe) bir şey sunmak; takdim etmek.
- ançulamakkelimef.Tapmak.
- angdımakkelimef.Av için pusuya yatmak; yakalamak için tuzak kurmak; hile yapmak; etrafını sarmak.
- anglamakkelimef.Akıl erdirmek; anlamak.
- anglanmakkelimef.Anlaşılmak.
- argulamakkelimef.Arasından geçmek; arasını yarmak; geçmek.
- arılmakkelimef.Azalmak; tükenmek; mahvolmak.
- armakkelimef.Dolaşmak.
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- artatmakkelimef.Tahrip etmek; mahvetmek; bozmak; yıkmak.
- artıglatmakkelimef.Çoğaltmak; teksir etmek.
- arturmakkelimef.Aldatılmak; kandırılmak; aldanmak.
- arturmakkelimef.Arttırmak; fazlalaştırmak; çoğaltmak; büyütmek. [Yüknekî]
- aşamakkelimef.Yemek yemek; gıda almak .
- asınmakkelimef.Tırmanmak.
- atlatmakkelimef.Ata bindirmek.
- ayınmakkelimef.Korkmak; sakınmak; çekinmek.
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- aymakkelimef.Anlatmak; açıklamak; söylemek; konuşmak; haber vermek; belirtmek; tasvir etmek; demek; takdim etmek. [Yüknekî]
- aytmakkelimef.Söylemek; demek.
- bagmakkelimef.Bağlamak.
- bamakkelimef.Bağlamak; raptetmek. [Yüknekî]
- banmakkelimef.Bağlanmak.
- barmakkelimef.Varmak; gitmek; ulaşmak. .
- başadmakkelimef.Başa geçirmek; riyasete geçirmek.
- basıkmakkelimef.Bastırmak; içine sokmak; sokmak;
- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.