500+ madde
- çevürmekkelimef.Çevirmek; bir şeyi sol elin baş parmağı üzerinde çevirmek.
- çıbıkkelimeis.Yaş dal parçası; çubuk.
- çıgkelimeis.Sepet, hasır vb. örmede kullanılan bir tür bataklık bitkisi; kamış, (Arundinella nepalensis). [Abuşka]
- çıgaykelimesf.Yoksul; fukara; sefil.
- çıkışkelimeis.Çıkar; menfaat.
- çılburkelimeis.Moğ.Yular; yular sapı; çilbir.
- çinkelimeis.Çin.Gerçek; hakikat.
- çirkelimeis.Yağ.
- çıtkelimeis.Çit.
- çitkelimeis.Sansk.Üzeri alaca nakışlı Çin ipeklisi.
- çivmekkelimef.Beslenmek; doymak.
- çömenkelimeis.Çimen.
- çorkelimeis.Cinsel organı bitişik olan kadın.
- çükkelimeis.Çağ.Erkek cinsiyet organı.
- çümkelimeis.Fide.
- delükkelimeis.Delik; delinmiş.
- depmekelimeis.Tekme.
- devekelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
- dirmekkelimef.eT.Toplamak; dermek.
- dişekkelimesf.Süt dişlerini dökmüş olan.
- dölekkelimesf.eT.Sükûn ve asayiş içinde; itaatli; sakin; huzurlu.
- dönenkelimeis.Moğ.Dört yaşında olan erkek at.
- döşeklikkelimesf.(Kumaş için) döşek yapmaya uygun.
- dünekkelimeis.Kümes hayvanlarının üstünde tünedikleri ağaç parçası; tünek; in.
- düşgünkelimeis.Dikenli kitre ağacı.
- duşgurmakkelimef.Karşılaştırmak; rast getirmek.
- eçikelimeis.Amca.
- editmekkelimef.Yapmak; etmek; kurmak.
- edükkelimeis.Ayakkabı; pabuç.
- egeşmekkelimef.Eğelemekte birbirine yardım etmek; birlikte eğelemek.
- egirmekkelimef.Çevirmek; kuşatmak; sarmak; muhasara etmek.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- ekindikelimesf.bknz. ekkinti
- elkinkelimesf.Koşan; yelici.
- emçekkelimeis.Meme; meme başı.
- emirkelimeis.Kırağı.
- emitmekkelimef.Eğilmek; meyletmek.
- epmekkelimeis.Ekmek; .
- erenkelimeis.Adamlar; erkekler; erkek topluluğu; erkek milleti; erler.
- erikkelimesf.(Yağ vb. için) eriyen; erimiş.
- erilmekkelimef.Dinini değiştirmek; evrilmek; çevrilmek; dönmek.
- erinkelimeis.Dudak.
- erinçkemekkelimef.(Birine, bir şeye) acımak.
- ersekkelimesf.(Kadın için) ortaya düşmüş; azgın; orospu.
- ertişmekkelimef.Geçmekte yarış etmek.
- ertmekkelimef.Fazla olmak; aşmak; geçmek.
- erükkelimeis.Şeftali, kayısı, erik gibi meyvelerin genel adı.
- esilmekkelimef.Eksilmek; azalmak. [Yüknekî]
- esirkemekkelimef.Vicdan ve merhameti kendinde biriktirmek; esirgemek.
- eşmekkelimef.Germek; esnetmek; uzatmak.