455 madde
- barmakkelimef.Peyda olmak; var olmak; mevcut olmak.
- başadmakkelimef.Başa geçirmek; riyasete geçirmek.
- başgukelimesf.(At için) başında beyaz leke olan
- basıkmakkelimef.Bastırmak; içine sokmak; sokmak;
- başlayukelimezf.Başta; baş olarak; ilk olarak; önce
- başlıgkelimesf.Başlı.
- batsıkkelimeis.Batış.
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- bedizcikelimeis.Ressam.
- bedizetmekkelimef.Süslemek; resmettirmek; bezetmek.
- bedizmekkelimef.Süslemek; bezemek.
- begkelimeis.Bey; soylu kişi; efendi; ileri gelen; sözü geçen; nüfuzlu, zengin kişi.
- beglerkelimeis.Beyler.
- beglikkelimesf.Bey olmaya layık; bey olacak olan.
- bengükelimesf.Moğ.Sabit kalacak nitelikte; sonsuz; ebedî.
- Berçikkelimeis.Bir İran kavmi.
- bermekkelimef.Vermek. [Yüknekî]
- biçinkelimeis.Maymun.
- bıçmakkelimef.Biçmek; kesmek.
- biligkelimeis.Bilgi; hikmet; vukuf; malumat.
- biligsizkelimesf.Bilgisiz; cahil.
- bilmemekkelimef.Bilmemek.
- bingkelimeis.Bin sayısı; 1000.
- birgerükelimezf.Güneye doğru; güneye; güneyde.
- birikikelimesf.Birleşik; müttehit.
- biriyekelimezf.Güneyde; güneye.
- birlekelimebağ.İle; birlikte; beraber. [Yüknekî]
- birmekkelimef.Vermek. [Yüknekî]
- birmemekkelimef.Vermemek;
- bişkelimeis.Beş;
- bişükkelimeis.Beşik.
- bitimekkelimef.Çin.Yazmak; hakketmek (kazımak); kopya etmek. [Yüknekî]
- bititmekkelimef.Yazdırmak; istinsah ettirmek; yazdırtmak.
- bizingkelimezm.Teklik birinci kişi zamiri iyelik durumu; bizim;
- bizingekelimezm.Teklik birinci kişi zamiri yönelme durumu; bize;
- bödkekelimezf.Bu zamanda; bu devirde
- bolmakkelimeyard. f.Olmak. [Yüknekî]
- bolmamakkelimef.Olmamak.
- bölünkelimeis.Tib.En yüksek kamu görevlisi; bakan.
- borkelimeis.Yun.Bora; kar fırtınası; boran; fırtına.
- börikelimeis.Kurt; börü;
- boşgurmakkelimef.Eğitmek; öğretmek; talim etmek.
- boylakelimeis.Alt.Bir rütbe; unvan.
- bulungkelimeis.Köşe; açı.
- bunçakelimezf.Bu kadar; bunca; bu kadar (çok).
- bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
- bungsızkelimezf.Eksiksiz.
- bunıkelimezm.İşaret zamiri "bu"nun yükleme hâli; bunu.
- buntakelimezm.İşaret zamiri "bu"nun bulunma hâli; bunda.
- buzmakkelimef.Mahvetmek; bozmak; kırmak; parçalamak; tahrip etmek.