- agrıgkelimeis.Hastalık; ağrı; sızı; sancı.
- ahşamkelimeis.Akşam
- ahsamakkelimef.Aksamak topallamak.
- ahsırmakkelimef.Aksırmak.
- ahtarılmakkelimef.Devrilmek; alt üst olmak; kendi kendine yıkılmak.
- akarmakkelimef.Ağarmak.
- almakelimeis.Elma.
- alpkelimesf.Yiğit; cesur; alp; kahraman; bahadır; enerjik.
- andakelimezm.O zamirinin bulunma-çıkma durumu; onda.
- anıkkelimesf.Bir yerde hazır bekleyen, hazır.
- arıkkelimesf.eT.Zayıf; cılız; sıska.
- arıkkelimesf.Arınmış; temiz; saf.
- arılmakkelimef.Temizlenmek; saf hâle gelmek.
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- arslankelimeis.Moğ.Aslan.
- aşakkelimezf.Aşağı.
- tammakkelimef.Damlamak.
- tangkelimeis.Tan; şafak; sabah; gün ağarması; sabah vakti; fecir.
- tarkelimesf.Dar; dar olmak.
- tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
- tenkelimeis.Far.Vücut; beden.
- tengizkelimeis.Deniz. [Yüknekî]
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tonguzkelimeis.Domuz.
- töşekkelimeis.Döşek.
- tuçkelimeis.Tunç.
- tumağıkelimeis.eT.Dumağı; nezle.
- tünekkelimeis.Tünek; in.
- tutakkelimeis.Dudak.
- Uçmakkelimeis.(Eski Türk inanışına göre öldükten sonra ruh göğe yükselirdi.) Cennet.
- ülüşkelimeis.Pay; bölüm; fasıl; kısım; parça; halk arasında taksim; hisse.
- ündemekkelimef.Çağırmak; ünlemek; seslenmek.
- ürmekkelimef.Kabartmak; üfleyerek şişirmek; üflemek.
- uşakkelimesf.Küçük; ufak.
- üşekkelimeis.Vaşak.
- üzengükelimeis.Üzengi.
- yağıkelimeis.Düşman.
- yahşıkelimesf.İyi; güzel; her şeyin güzeli.
- yalavaçkelimeis.Allah’ın elçisi; peygamber.
- yanutkelimeis.Karşılık; bedel; cevap; ivaz.
- yayakkelimeis.Yayan.
- yazılmakkelimef.Yayılmak; dağılmak; serilmek; açılmak; güzelleşmek; çözülmek.
- yengkelimeis.Elbise kolunun el üstüne gelen kısmı; yen.
- yeynimekkelimef.eT.Hafifleşmek.
- yigükelimeis.Yemek; aş; yenilecek her şey.
- yırlayıcıkelimesf.Şarkı söyleyen; hanende.
- yulduzkelimeis.Yıldız; yıldızların genel adı.
- yumakkelimef.Yıkamak; temizlemek; kaldırmak.
- yuvunmakkelimef.Yıkanmak.