- açmakkelimef.Acıkmak; aç olmak.
- aglamakkelimef.Ağlamak
- anglanmakkelimef.Anlaşılmak.
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- arturmakkelimef.Arttırmak; fazlalaştırmak; çoğaltmak; büyütmek. [Yüknekî]
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- eletmekkelimef.İletmek; taşımak; götürmek.
- içikmekkelimef.Girmek; dahil olmak; içeriye girmek.
- ıramakkelimef.Uzak olmak; uzaklaşmak; ara açılmak; uzamak.
- irmekkelimef.Ermek; erişmek; varmak; vasıl olmak; ulaşmak.
- karımakkelimef.Kocalmak; yaşlanmak; kocamak; ihtiyarlamak. [Yüknekî]
- kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
- kulunlamakkelimef.(Kısrak ve eşek için) doğurmak; tay vermek; yavru doğurmak; kulun meydana getirmek.
- kuşlamakkelimef.Kuş avlamak; kuş yakalamak.
- küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
- minmekkelimef.Binmek.
- okımakkelimef.Ok üzerine çentik atarak haber göndermek; davet etmek; çağırmak; davet etmek.
- ötmekkelimef.Geçmek; arasından geçmek; bir şeyden geçerek ulaşmak; aşmak.
- semritmekkelimef.Kendini semirtmek; semizlenmek.
- tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.
- tirgürmekkelimef.Canlandırmak; ihya etmek; diriltmek; hayatta tutmak.
- tirilmekkelimef.Bir araya gelmek; toplanmak; derilmek.
- ürkitmekkelimef.Ürkütmek; korkutmak.
- utuzmakkelimef.Oyunda yenilmek; bahiste kaybetmek; üttürmek; yenilmek.
- üzmekkelimef.Kırmak; çeke çeke koparmak; kesmek; parçalamak; delmek; bozmak; uzaklaştırmak; mahvetmek; yok etmek.
- yıramakkelimef.Uzaklaşmak; ıramak; ırak olmak.
- yitirmekkelimef.(Nesne, eşya vb. için) nerede olduğunu, ne olduğunu bilememek; bulamamak; kaybetmek.
- yitmekkelimef.Yok olmak; izi, belirtisi kalmamak; ortadan kalkmak; kaybolmak; fevt olmak. .
- yuğmakkelimef.Yıkamak.
- yumakkelimef.Yıkamak; temizlemek; kaldırmak.