185 madde
- olarkelimezm.Onlar.
- olurmakkelimef.Oturmak; oturmuş olmak.
- öngkelimesf.Ön; önde; önce; mukaddem; evvel.
- öngdünkelimezf.Önce.
- ongulmakkelimef.İyileşmek; düzelmek; iyi olmak; sağalmak.
- örükelimezf.Yukarı doğru; dikine.
- ötmekkelimef.Geçmek; arasından geçmek; bir şeyden geçerek ulaşmak; aşmak.
- ötrükelimezf.Sonra.
- övkekelimeis.Öfke; hiddet; kızma.
- sançışmakkelimef.Birbirine hançer, bıçak, süngü gibi şeyler saplamak; birbiri ile savaş yapmak; vuruşmak; süngüleşmek.
- şeşilmekkelimef.Çözülmek.
- sinkelimezm.Kişi zamiri teklik ikinci kişi; sen.
- singilemekkelimef.Feryat etmek; iniltili ses çıkarmak.
- sormakkelimef.Emmek; içine çekmek; suyunu vb. içmek.
- sorulmakkelimef.Emilmek; emilerek içilmek.
- sovukkelimeis.Soğuk.
- sözlemekkelimef.Söylemek; açıklamak; telaffuz etmek; konuşmak.
- sükelimeis.Ordu; askerî birlikler; asker.
- süngükkelimeis.Kemik.
- talamakkelimef.Yağma ve talan etmek; yok etmek.
- talaşmakkelimef.Dalaşmak; vuruşmak; kavga etmek; itiraz etmek; boğuşmak.
- tamarkelimeis.Damar.
- tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
- tangkelimeis.Tan; şafak; sabah; gün ağarması; sabah vakti; fecir.
- tangsukkelimesf.Mog.Tatlı; nefis; lezzetli.
- tanukkelimeis.Şahit; tanık.
- tapşurmakkelimef.Tapşırmak; ulaştırmak; teslim etmek; tembih etmek.
- tarkelimesf.Dar; dar olmak.
- tartılmakkelimef.Çekilmek; asılınmak; gerilmek; sıyrılmak.
- taşgarukelimezf.Dışarıya; dışa doğru; dışarı.
- tayakkelimeis.Dayak; dayangaç; değnek.
- tazkelimesf.Kel; daz; saçsız; (hayvan için) boynuzsuz.
- tegirmenkelimeis.Değirmen.
- tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.
- tirgürmekkelimef.Canlandırmak; ihya etmek; diriltmek; hayatta tutmak.
- tirilmekkelimef.Bir araya gelmek; toplanmak; derilmek.
- toğrukelimesf.Yalan ve yanlış olmayan; gerçek; doğru.
- tökülmekkelimef.Dökülmek.
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tonguzkelimeis.Domuz.
- topkelimezf.Bütün; bütünüyle; büsbütün; toptan; tamamen; hep; top yekûn.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- töşekkelimeis.Döşek.
- tosunkelimeis.(Tay vb. için) haşarı; serkeş.
- tükkelimeis.Tüy; saç; kıl.
- tulukkelimeis.İçine peynir, yağ, yoğurt, su vb. konulan deri kese; tulum.
- tumankelimeis.Duman; sis.
- turuşmakkelimef.Karşı karşıya gelmek; çarpışmak; savaşmak; karşı çıkmak; direnmek.
- tuyugsuzkelimesf.İdraksiz; anlayışsız; algılaması yetersiz.
- Uçmakkelimeis.(Eski Türk inanışına göre öldükten sonra ruh göğe yükselirdi.) Cennet.