123 madde
- övkekelimeis.Öfke; hiddet; kızma.
- sakçıkelimeis.Korucu; muhafız; nöbetçi; bekçi.
- saklıkkelimeis.Uyanıklık; tetikte bulunma; teyakkuz.
- semrimekkelimef.Semirmek; yağlanmak; şişmanlamak.
- semritmekkelimef.Kendini semirtmek; semizlenmek.
- sevgükelimeis.Sevgi; sevda.
- sızurmakkelimef.Eritmek; süzmek; sızdırmak.
- sormakkelimef.Emmek; içine çekmek; suyunu vb. içmek.
- süngükkelimeis.Kemik.
- talamakkelimef.Yağma ve talan etmek; yok etmek.
- tammakkelimef.Damlamak.
- tangkelimeis.Tan; şafak; sabah; gün ağarması; sabah vakti; fecir.
- tangsukkelimesf.Mog.Tatlı; nefis; lezzetli.
- tanukkelimeis.Şahit; tanık.
- tanuklukkelimeis.Tanıklık; şahitlik.
- tarlıkkelimeis.Darlık.
- tayakkelimeis.Dayak; dayangaç; değnek.
- tayanmakkelimef.Dayanmak.
- tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.
- tengizkelimeis.Deniz. [Yüknekî]
- tirgürmekkelimef.Canlandırmak; ihya etmek; diriltmek; hayatta tutmak.
- toğrukelimesf.Yalan ve yanlış olmayan; gerçek; doğru.
- tökülmekkelimef.Dökülmek.
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tonanmakkelimef.Donanmak; süslenmek; giyinip kuşanmak.
- tonguzkelimeis.Domuz.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- töşekkelimeis.Döşek.
- tosunkelimeis.(Tay vb. için) haşarı; serkeş.
- tumankelimeis.Duman; sis.
- tünekkelimeis.Tünek; in.
- tutgunkelimeis.Tutkun; yakalanan; esir; tutsak.
- Uçmakkelimeis.(Eski Türk inanışına göre öldükten sonra ruh göğe yükselirdi.) Cennet.
- ülüşkelimeis.Pay; bölüm; fasıl; kısım; parça; halk arasında taksim; hisse.
- ündemekkelimef.Çağırmak; ünlemek; seslenmek.
- ürmekkelimef.Kabartmak; üfleyerek şişirmek; üflemek.
- urunmakkelimef.Takınmak. .
- uruşkelimeis.Mücadele; vuruşma; savaş; harp; vurma; vuruş.
- uşakkelimesf.Küçük; ufak.
- uşatmakkelimef.Ufaltmak; parçalamak.
- üzengükelimeis.Üzengi.
- üzmekkelimef.Kırmak; çeke çeke koparmak; kesmek; parçalamak; delmek; bozmak; uzaklaştırmak; mahvetmek; yok etmek.
- üzülmekkelimef.Kopmak; kesilmek; sökülmek.
- yağıkelimeis.Düşman.
- yağılıkkelimeis.Düşmanlık; hasımlık.
- yalkelimeis.At yelesi.
- yalavaçkelimeis.Allah’ın elçisi; peygamber.
- yalavaçlıkkelimeis.Elçilik.
- yangşamakkelimef.Gevezelik etmek; baş ağrıtmak; saçma sapan konuşmak.
- yanutkelimeis.Karşılık; bedel; cevap; ivaz.