1. alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
  2. armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
  3. bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
  4. karmakkelimef.(Kanalda veya arkta akan su için) önüne bir şey gerilerek birikmek, kabarmak; taşmak; büvenmek; durgun olmak.
  5. koykelimeis.Koyun.
  6. kutkarmakkelimef.Selamete götürmek; kurtarmak.
  7. küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
  8. ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
  9. ötlemekkelimef.Nasihat etmek; öğüt vermek; iyiliğe teşvik etmek.
  10. tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
  11. tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.
  12. terikelimeis.Deri.
  13. tiremekkelimef.Bir şeyi düşmesin diye desteklemek; payanda vurmak; dayak dikmek; direk dikmek; diremek.
  14. tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
  15. törkelimeis.Evin veya odanın en iyi yeri; sedir; baş köşe; şeref yeri; en iyi yer; ön; şeref makamı.
  16. tütünkelimeis.Duman.
  17. yangılmakkelimef.Yanılmak; hata etmek; yanlış davranmak; hatalı olmak; yanılgıda olmak.
  18. yegkelimesf.İyi; daha iyi; daha iyisi; pek iyi; üstün; hayırlı.
  19. yegenkelimeis.Yeğen.
  20. yerinmekkelimef.Acınmak; teessüf etmek; üzülmek; kederlenmek; hoşnutsuzluk duymak.
  21. yetmekkelimef.Yedmek; yedeğine almak; yedekte götürmek.
  22. yığlamakkelimef.Hıçkırmak; ağlamak; yakınmak; inlemek.